(سلمان وصاحبه بالموصل) :
Selman ve Musul'daki arkadaşı
قال: فلما مات وغيب لحقت بصاحب الموصل، فقلت له: يا فلان، إن فلانا
أوصاني عند موته أن ألحق بك، وأخبرني أنك على أمره، فقال لي: أقم عندي،
فأقمت عنده، فوجدته خير رجل على أمر صاحبه، فلم يلبث أن مات.
فلما حضرته الوفاة، قلت له: يا فلان، إن فلانا أوصى بي إليك، وأمرني
باللحوق بك، وقد حضرك من أمر الله ما ترى، فإلى من توصي بي؟ وبم تأمرني؟
قال:
يا بني، والله ما أعلم رجلا على مثل ما كنا عليه، إلا رجلا بنصيبين ،
وهو فلان، فالحق به.
Türkçe Tercüme
(Selman ve Musul'daki dostu)
Dedi ki: O vefat edip toprağa verilince Musul'daki dostuna gittim. Ona dedim ki: "Ey falanca, filanca vefatı esnasında sana gitmemi vasiyet etti ve senin de onun yolu üzere olduğunu bana bildirdi." O da bana "yanımda kal" dedi. Ben de yanında kaldım. Onu, dostunun yolunda çok iyi bir adam buldum. Çok geçmeden o da vefat etti.
Ölüm ona geldiğinde ona dedim ki: "Ey falanca, filanca beni sana emanet etmiş ve sana katılmamı emretmişti. Şimdi Allah'ın takdiri sana da ulaştı, görüyorsun ki. Peki beni kime emanet ediyorsun? Bana ne emredersin?"
Dedi ki: "Oğulcuğum, vallahi bizim üzerinde olduğumuz yol üzere hiçbir adam bilmiyorum, ancak Nusaybin'de bir adam var, o da filancadır. Ona git."
Yapay zekâ destekli tercümedir; ilmî çalışmalar için aslına başvurunuz.