KURAN KATİBİ
İhyâu Ulûmi'd-Dîn

فضيلة قصر الأمل (3/3)

Emeli kısa tutmanın fazileti (3/3)

أخي أن كل شيء يشغلك عن ربك فهو عليك مشؤم واعلم أن أهل الدنيا جميعا من

أهل القبور إنما يندمون على ما يخلفون ويفرحون بما يقدمون فما ندم عليه أهل

القبور أهل الدنيا عليه يقتتلون وفيه يتنافسون وعليه عند القضاة يختصمون

وروى أن معروفا الكرخي رحمه الله تعالى أقام الصلاة قال محمد بن أبي توبة

فقال لي تقدم فقلت إني إن صليت بكم هذه الصلاة لم أصل بكم غيرها فقال معروف

وأنت تحدث نفسك أن تصلي صلاة أخرى نعوذ بالله من طول الأمل فإنه يمنع من

خير العمل

وقال عمر بن عبد العزيز في خطبته إن الدنيا ليست بدار قراركم دار كتب

الله عليها الفناء وكتب على أهلها الظعن عنها فكم من عامر موثق عما قليل

يخرب وكم من مقيم مغتبط عما قليل يظعن فأحسنوا رحمكم الله منها الرحلة

بأحسن ما بحضرتكم من النقلة وتزودوا فإن خير الزاد التقوى إنما الدنيا كفىء

ظلال قلص فذهب بينا ابن آدم في الدنيا ينافس وهو قدير العين إذ دعاه الله

بقدره ورماه بيوم حتفه فسلبه آثاره ودنياه وصير لقوم آخرين مصانعه ومغناه

إن الدنيا لا تسر بقدر ما تضر إنها تسر قليلا وتحزن طويلا

وعن أبي بكر الصديق رضي الله تعالى عنه إنه كان يقول في خطبته أين الوضاء

الحسنة وجوههم المعجبون بشبابهم أين الملوك الذين بنوا المدائن وحصنوها

بالحيطان أين الذين كانوا يعطون الغلبة في مواطن الحرب قد تضعضع بهم الدهر

فأصبحوا في ظلمات القبور الوحا الوحا ثم النجا النجا

Türkçe Tercüme

Umut Kısalığının Faziletleri (3/3)

Kardeşim, seni Rabbinden alıkoyan her şey sana uğursuzdur. Bil ki dünyadalıların hepsi kabir ehlidir. Onlar ancak bırakacaklarına pişman olur, öne gönderdiklerine sevinir. Kabir ehli pişman olduğu şeylerle, dünyadalılar mücadele eder, rekabet eder, hakimlerin yanında onu talep ederler.

Marufi'l-Kerhi rahimehullahu teala namaz kıldırmaya hazırlanırken, Muhammed b. Ebi Tevbe nakletmiştir: Bana "Sen kıl," dedi. Ben de: "Ben bu namazı sizin için kıldırırsam, başka bir namaz kılmayacağım," dedim. Marufi "Sen kendine başka bir namaz kılacağını söylüyor musun? Allah'a sığınırız uzun amelten, çünkü bu, iyi amel yapmanın önüne geçer," dedi.

Ömer b. Abdulaziz hutbesi sırasında şöyle söylemiştir: Dünya, sizin yerleşim eriniz değildir. Allah ona fani kılmayı, ahalisine oradan göçmeyi yazmıştır. Kaç şehir vardır ki güvenli, meskûn iken tez gelmeden harap olur; kaç iskân yerinde mutlu insan vardır ki biraz sonra göç eder. Allah size rahmet etsin, oradan en güzel araç ve hazırlıklarınızla yolculuk yapın. Zahire alın, çünkü en iyi zahire takvadır. Dünya gecikmiş gölgelerin gölgesine benzer. İnsan dünyada rekabet ederken, gözü aç iken birden Allah onu takvası ile çağırır, ölüm gününün okuna isabet ederek kesin çeker, mirasını, dünyasını alır ve mülkünü, servetini başka bir topluluğa verir. Dünya sevindirdiği kadar zarar verir; biraz sevindir, uzun üzüntü verir.

Ebu Bekir Siddik radiyallahu anh hutbesinde şöyle derdi: Nerede o güzel yüzlüler, genç olduklarına kendinden geçenler? Nerede şehirler kuran, surlarla tahkim eden o krallar? Nerede savaş meydanlarında galebe çalan adamlar? Zaman onları sarsıp tarumar etti; kabir karanlıklarında bulundular. Çabuk, çabuk! Sonra kurtul, kurtul!

Yapay zekâ destekli tercümedir; ilmî çalışmalar için aslına başvurunuz.