KURAN KATİBİ
İhyâu Ulûmi'd-Dîn

بيان تحريم السؤال من غير ضرورة وآداب الفقير المضطر فيه (3/3)

Zaruret olmaksızın istemenin haramlığı ve muztar fakirin bu husustaki edeplerinin beyanı (3/3)

تحريكه بالحياء وإثارة داعيته بالحيل فلا ويتصدى للسائل حالة لا يشك فيها

في الرضا بالباطن وحالة لا يشك في الكراهة ويعلم ذلك بقرينة الأحوال فالأخذ

في الحالة الأولى حلال طلق وفي الثانية سحت ويتردد بين الحالتين أحوال يشك

فيها فليستفت قلبه فيها وليترك حزاز القلب فإنه الإثم وليدع ما يريبه إلى

ما لا يريبه وإدراك ذلك بقرائن الأحوال سهل على من قويت فطنته وضعف حرصه

وشهوته فإن قوي الحرص وضعفت الفطنة تراءى له ما يوافق غرضه فلا يتفطن

للقرائن الدالة على الكراهة وبهذه الدقائق يطلع على سر قوله

صلى الله عليه وسلم إن أطيب ما أكل الرجل من كسبه (1) وقد أوتي جوامع

الكلم لأن من لا كسب له ولا مال ورثه من كسب أبيه أو أحد قرابته فليأكل من

أيدي الناس وإن أعطى بغير سؤال فإنما يعطي بدينه ومتى يكون باطنه بحيث لو

انكشف لا يعطي بدينه فيكون ما يأخذه حراما وإن أعطي بسؤال فأين من يطيب

قلبه بالعطاء إذا سئل وأين من يقتصر في السؤال على حد الضرورة فإذا فتشت

أحوال من يأكل من أيدي الناس علمت أن جميع ما يأكله أو أكثره سحت وأن الطيب

هو الكسب الذي اكتسبته بحلالك أنت أو مورثك فإذن بعيد أن يجتمع الورع مع

الأكل من أيدي الناس فنسأل الله تعالى أن يقطع طمعنا عن غيره وأن يغنينا

بحلاله عن حرامه وبفضله عمن سواه بمنه وسعة جوده فإنه على ما يشاء قدير

Türkçe Tercüme

Haram Kılan Gereklilik Olmaksızın Soru Sormanın ve Muhtaç Fakirin Bunda Alması Gereken Adap (3/3)

Onu utanç ve arzu uyandırmakla harekete geçirmek ve oyunlarla teşvik etmek hususunda. Soru soran kimse karşısında, içinde şüphe olmayan iki hal vardır: biri razı olduğu halleridir ve diğeri ise nefret ettiği halleridir. Bunu ahvâl ve belirtileriyle bilebilirsin. Birinci halde almak seçkinliği açık helal, ikinci halde ise haram olur. İki hal arasında şüpheye düşülen ahvâller vardır. Böyle hallerde kulunun kalbine danışmalı, kalbin huşunetini terk etmeli; çünkü kalbin sıkıntısı günahtır. Şüphe uyandıran şeyden kuşku uyandırmayan şeye bel bağlamalı. Bunu anlamak, zekası güçlü, hırsı ve şehveti zayıf olan kimse için kolaydır. Hırs güçlenip zeka zayıflarsa, arzusuna uygun olan şeyler ona güzel görünür ve o kınamanın belirtilerine dikkat etmez. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in "Bir adamın en temiz yiyeceği, kendi kazancıdır" sözünün sırrı bu incelik sayesinde açığa çıkar. Zira çok az kelimeler içinde çok şey ifade etmişti. Kendisine kendi kazancı olmayan, mirası olmayan kimse, babasının veya akrabalarından birinin kazancından yemelidir. İnsanların ellerinden almakta ise bile soru sormasız veriliyorsa, bu, dininin sebebiyle verilir; fakat içi ne zaman öyle hale gelirse ki açığa çıksa yine de din sebebiyle verilmese, bu halde aldığı haram olur. Soru sorarak alınırsa, kalbini açıp vermek isteyeceği kaç kişi vardır? Soruyu salt zaruret sınırına kısıtlayacak kaç kişi vardır? Böylece insanların ellerinden yiyenin ahvâlini araştırdığında, yediğinin tamamı veya çoğunun haram olduğunu bilirsin. Temiz olan, senin veya vârisininin helal kazancıyla kazanılan kazanıştır. Öyle ise takvâ ile insanların ellerinden yiyeni bir arada bulmak uzaktır. Biz Allah'tan Yüce'den dileriz ki, bizi başkalarına olan tamahımızı kesin, helaliyle bizi zengin et, haramından uzak tut, kendisinden başkasından bağımsız kıl, bunu lutfu ve cömertiyle mümkün kıl. Zira O her şeyde muktedirdir.

Yapay zekâ destekli tercümedir; ilmî çalışmalar için aslına başvurunuz.