KURAN KATİBİ
← es-Sîretü'n-Nebeviyye

(مقالة اليهود عند صرف القبلة إلى الكعبة) :

Kıblenin Kâbe'ye çevrilmesi üzerine Yahudilerin sözleri

قال ابن إسحاق: ولما صرفت القبلة عن الشام إلى الكعبة، وصرفت في رجب على

رأس سبعة عشر شهرا من مقدم رسول الله صلى الله عليه وسلم المدينة، أتى رسول

الله صلى الله عليه وسلم رفاعة بن قيس، وقردم بن عمرو، وكعب بن الأشرف،

ورافع بن أبي رافع، والحجاج بن عمرو، حليف كعب بن الأشرف، والربيع بن

الربيع بن أبي الحقيق، وكنانة بن الربيع بن أبي الحقيق، فقالوا:

يا محمد، ما ولاك عن قبلتك التي كنت عليها وأنت تزعم أنك على ملة إبراهيم

ودينه؟ ارجع إلى قبلتك التي كنت عليها نتبعك ونصدقك، وإنما يريدون بذلك

فتنته عن دينه. فأنزل الله تعالى فيهم: سيقول السفهاء من الناس ما ولاهم عن

قبلتهم التي كانوا عليها، قل لله المشرق والمغرب، يهدي من يشاء إلى صراط

مستقيم. وكذلك جعلناكم أمة وسطا لتكونوا شهداء على الناس، ويكون الرسول

عليكم شهيدا. وما جعلنا القبلة التي كنت عليها إلا لنعلم من يتبع الرسول

ممن ينقلب على عقبيه 2: 142- 143، أي ابتلاء واختبارا وإن كانت لكبيرة إلا

على الذين هدى الله 2: 143، أي من الفتن: أي الذين ثبت الله وما كان الله

ليضيع إيمانكم 2: 143، أي إيمانكم بالقبلة الأولى، وتصديقكم نبيكم،

واتباعكم إياه إلى القبلة الآخرة، وطاعتكم نبيكم فيها: أي ليعطينكم أجرهما

جميعا إن الله بالناس لرؤف رحيم 2: 143.

ثم قال تعالى: قد نرى تقلب وجهك في السماء فلنولينك قبلة ترضاها، فول

وجهك شطر المسجد الحرام، وحيث ما كنتم فولوا وجوهكم شطره 2: 144.

Türkçe Tercüme

Kıble Kâbe'ye Çevrildiğinde Yahudilerin Söyledikleri

İbn İshak dedi ki: Kıble Şam'dan Kâbe'ye çevrildiğinde -ki bu, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in Medine'ye gelişinin on yedinci ayı başında, Recep ayında olmuştu- Rifâa b. Kays, Kardem b. Amr, Kâ'b b. el-Eşref, Râfi' b. Ebî Râfi', Kâ'b b. el-Eşref'in müttefiki Haccâc b. Amr, er-Rebî' b. er-Rebî' b. Ebi'l-Hukayk ve Kinâne b. er-Rebî' b. Ebi'l-Hukayk, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e geldiler ve dediler ki:

"Ey Muhammed, İbrahim'in milleti ve dini üzere olduğunu iddia ederken, üzerinde bulunduğun kıbleden seni ne çevirdi? Önceki kıblene dön ki sana uyalım ve seni tasdik edelim." Bunlarla asıl amaçları, onu dininden saptırmaktı.

Bunun üzerine Allah Teâlâ onlar hakkında şu ayeti indirdi: "İnsanlardan bazı beyinsizler: 'Onları üzerinde bulundukları kıbleden çeviren nedir?' diyecekler. De ki: Doğu da Allah'ındır, batı da. O, dilediğini doğru yola iletir. İşte böylece sizi, insanlara şahit olmanız için orta bir ümmet kıldık; Peygamber de size şahit olsun diye. Senin üzerinde bulunduğun kıbleyi, ancak Peygamber'e uyanla geri dönenleri ayırt edip bilelim diye kıble yaptık" (Bakara, 2/142-143) -yani bir sınama ve deneme olsun diye- "Bu, Allah'ın hidayet ettiği kimseler dışında elbette ağır bir işti" (Bakara, 2/143) -yani bu fitnelerden dolayı- yani Allah'ın sabit kıldığı kimseler hariç. "Allah, imanınızı zayi edecek değildir" (Bakara, 2/143) -yani ilk kıbleye olan imanınızı, peygamberinizi tasdik edişinizi, ikinci kıbleye onunla birlikte yönelişinizi ve bu hususta peygamberinize itaatinizi- yani her ikisinin de mükâfatını size tam olarak verecektir. "Şüphesiz Allah, insanlara karşı çok şefkatli, çok merhametlidir" (Bakara, 2/143).

Sonra Allah Teâlâ şöyle buyurdu: "Biz senin yüzünün göğe doğru çevrilip durduğunu görüyoruz. İşte şimdi seni hoşnut olacağın bir kıbleye döndürüyoruz. Artık yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Siz de her nerede olursanız yüzünüzü o tarafa çevirin" (Bakara, 2/144).

Yapay zekâ destekli tercümedir; ilmî çalışmalar için aslına başvurunuz.