(عدم ضحك خازن النار للرسول صلى الله عليه وسلم) :
(Cehennem bekçisinin Resûlullah sallallahu aleyhi ve selleme gülmemesi):
قال ابن إسحاق: وحدثني بعض أهل العلم عمن حدثه عن رسول الله صلى الله
عليه وسلم، أنه قال: تلقتني الملائكة حين دخلت السماء الدنيا، فلم يلقني
ملك إلا ضاحكا مستبشرا، يقول خيرا ويدعو به، حتى لقيني ملك من الملائكة،
فقال مثل ما قالوا، ودعا بمثل ما دعوا به، إلا أنه لم يضحك، ولم أر منه من
البشر مثل ما رأيت من غيره، فقلت لجبريل: يا جبريل من هذا الملك الذي قال
لي كما قالت الملائكة ولم يضحك (إلي) ، ولم أر منه من البشر مثل الذي رأيت
منهم ؟ قال: فقال لي جبريل: أما إنه لو ضحك إلى أحد كان قبلك، أو كان
ضاحكا إلى أحد بعدك، لضحك إليك، ولكنه لا يضحك، هذا مالك خازن النار
[3] . فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم: فقلت لجبريل، وهو من الله تعالى
بالمكان الذي وصف لكم مطاع ثم أمين 81: 21: ألا تأمره أن يريني النار؟
فقال:
بلى، يا مالك، أر محمدا النار. قال: فكشف عنها غطاءها، ففارت وارتفعت،
حتى ظننت لتأخذن ما أرى. قال: فقلت لجبريل: يا جبريل، مره فليردها إلى
مكانها. قال: فأمره، فقال لها: اخبي ، فرجعت إلى مكانها الذي خرجت منه.
فما شبهت رجوعها إلا وقوع الظل. حتى إذا دخلت من حيث خرجت رد عليها
غطاءها.
Türkçe Tercüme
(Cehennem bekçisinin Rasûlullah'a gülümsememesi)
İbn İshak dedi ki: Bana bazı ilim ehli, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'den (bir kimse aracılığıyla) şöyle rivayet etti: Buyurdu ki: "Dünya semasına girdiğimde melekler beni karşıladı. Hiçbir melek yoktu ki bana gülümseyerek, müjdeleyerek karşılamasın; hayır söylüyor ve hayır duası ediyordu. Nihayet meleklerden bir melek beni karşıladı, o da diğerleri gibi söyledi ve diğerlerinin dua ettiği gibi dua etti, ancak o gülümsemedi. Ondan, diğerlerinde gördüğüm sevinç ifadesini görmedim. Cibril'e dedim ki: 'Ey Cibril, meleklerin söylediği gibi söyleyen fakat bana gülümsemeyen ve diğerlerinde gördüğüm sevinci onda göremediğim bu melek kimdir?' Cibril bana dedi ki: 'Eğer o, senden önce gelen birine yahut senden sonra gelecek birine gülümseyecek olsaydı, sana gülümserdi; fakat o hiç gülümsemez. Bu, cehennemin bekçisi Mâlik'tir.'"
Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu: "Cibril'e -ki o, Allah katında size vasfedilen makamda, itaat edilen ve emin olan biridir (Tekvîr, 81:21)- dedim ki: 'Ona emretsen de bana cehennemi göstermez mi?' Cibril dedi ki: 'Elbette. Ey Mâlik, Muhammed'e cehennemi göster.'"
Buyurdu ki: "Bunun üzerine örtüsünü açtı, ateş kaynayıp yükseldi; öyle ki gördüğümü (beni) alacak zannettim. Cibril'e dedim ki: 'Ey Cibril, ona söyle de onu yerine geri döndürsün.' Ona emretti, o da ateşe 'Sükûnete er (geri çekil)' dedi; ateş çıktığı yere geri döndü. Onun geri dönüşü, ancak gölgenin çekilmesine benzerdi. Çıktığı yerden içeri girince, örtüsünü tekrar üzerine kapattı."
Yapay zekâ destekli tercümedir; ilmî çalışmalar için aslına başvurunuz.