(ما رواه أبو جهل عن سبب خوفه من الرسول) :
(Ebu Cehil'in Resûlullah'tan korkmasının sebebi hakkında rivayet ettiği şey):
قال: وجاء الرجل الذي بعثوا معه، فقالوا: ويحك! ماذا رأيت؟ قال:
عجبا من العجب، والله ما هو إلا أن ضرب عليه بابه، فخرج إليه وما معه
روحه فقال له: أعط هذا حقه، فقال: نعم، لا تبرح حتى أخرج إليه حقه، فدخل
فخرج إليه بحقه، فأعطاه إياه. قال: ثم لم يلبث أبو جهل أن جاء، فقالوا (له)
[3] ويلك! ما لك؟ والله ما رأينا مثل ما صنعت قط! قال: ويحكم، والله ما هو
إلا أن ضرب علي بابي، وسمعت صوته، فملئت رعبا، ثم خرجت إليه، وإن فوق رأسه
لفحلا من الإبل، ما رأيت مثل هامته، ولا قصرته ، ولا أنيابه لفحل قط،
والله لو أبيت لأكلني.
Türkçe Tercüme
(Ebu Cehil'in Resulullah'tan korkmasının sebebi hakkında rivayet ettiği şey)
Dedi ki: Beraberinde gönderdikleri adam geldi, ona: "Yazıklar olsun sana! Ne gördün?" dediler. Adam dedi ki:
"Şaşılacak bir şey gördüm, şaşılacak şeylerin en garibi! Vallahi kapısını çaldığımdan başka bir şey olmadı, canı içinde yokmuş gibi bir halde hemen dışarı çıktı. Ona dedim ki: 'Şunun hakkını ver.' O da: 'Peki' dedi, 'hakkını çıkarıp getirene kadar ayrılma.' İçeri girdi, hakkını getirdi ve ona verdi."
Dedi ki: Sonra çok geçmeden Ebu Cehil geldi, ona: "Yazıklar olsun sana! Neyin var? Vallahi senin yaptığın gibisini hiç görmedik!" dediler. Ebu Cehil dedi ki: "Yazıklar olsun size! Vallahi kapımı çaldığından ve sesini işittiğimden başka bir şey olmadı, hemen korkuyla doldum. Sonra ona doğru çıktım, baktım ki başının üstünde deve sürüsünden bir aygır var; ne başı gibisini gördüm, ne de böylesine kısa boyunlusunu, ne de dişleri öyle bir aygırın dişleri gibiydi. Vallahi eğer vermeyi reddetseydim beni yerdi!"
Yapay zekâ destekli tercümedir; ilmî çalışmalar için aslına başvurunuz.