KURAN KATİBİ
← es-Sîretü'n-Nebeviyye

(نشأته في حجر الرسول صلى الله عليه وسلم وسبب ذلك) :

Onun Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in himayesinde yetişmesi ve bunun sebebi

وكان مما أنعم الله (به) على علي بن أبي طالب رضي الله عنه، أنه كان في

حجر رسول الله صلى الله عليه وسلم قبل الإسلام

قال ابن إسحاق: وحدثني عبد الله بن أبي نجيح، عن مجاهد بن جبر أبي

الحجاج، قال: كان من نعمة الله على علي بن أبي طالب، ومما صنع الله له،

وأراده به من الخير، أن قريشا أصابتهم أزمة شديدة، وكان أبو طالب ذا عيال

كثير، فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم للعباس عمه، وكان من أيسر بني

هاشم، يا عباس: إن أخاك أبا طالب كثير العيال، وقد أصاب الناس ما ترى من

هذه الأزمة ، فانطلق بنا إليه، فلنخفف عنه من عياله، آخذ من بنيه رجلا،

وتأخذ أنت رجلا، فنكلهما عنه ، فقال العباس: نعم. فانطلقا حتى أتيا أبا

طالب، فقالا له: إنا نريد أن نخفف عنك من عيالك حتى ينكشف عن الناس ما هم

فيه، فقال لهما أبو طالب: إذا تركتما لي عقيلا فاصنعا ما شئتما- قال ابن

هشام: ويقال: عقيلا وطالبا .

فأخذ رسول الله صلى الله عليه وسلم عليا، فضمه إليه، وأخذ العباس جعفرا

فضمه إليه، فلم يزل علي مع رسول الله صلى الله عليه وسلم حتى بعثه الله

تبارك وتعالى نبيا، فاتبعه علي رضي الله عنه، وآمن به وصدقه، ولم يزل جعفر

عند العباس حتى أسلم واستغنى عنه.

Türkçe Tercüme

(Hz. Ali'nin Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in himayesinde yetişmesi ve bunun sebebi)

Allah'ın Ali bin Ebû Tâlib radıyallahu anh'a bahşettiği nimetlerden biri de, İslam'dan önce Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in himayesinde bulunmasıydı.

İbn İshak dedi ki: Bana Abdullah bin Ebî Necîh, Mücahid bin Cebr Ebü'l-Haccâc'dan naklederek anlattı, dedi ki: Allah'ın Ali bin Ebû Tâlib'e olan nimetlerinden ve onun için takdir ettiği ve kendisine irade buyurduğu hayırdan biri şuydu: Kureyş şiddetli bir kıtlığa uğramıştı ve Ebû Tâlib de kalabalık bir aileye sahipti. Bunun üzerine Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, amcası Abbas'a -ki Abbas, Hâşimoğulları'nın en varlıklısıydı- şöyle dedi: "Ey Abbas! Kardeşin Ebû Tâlib'in ailesi kalabalık, insanlar da gördüğün gibi bu kıtlıkla karşı karşıya. Haydi onun yanına gidelim de çocuklarından bir kısmını üzerimize alıp yükünü hafifletelim; ben oğullarından birini alayım, sen de bir tanesini al, böylece ikisini de ondan devralmış oluruz." Abbas: "Olur" dedi. Bunun üzerine ikisi birlikte Ebû Tâlib'e gidip şöyle dediler: "Senin ailenin yükünü hafifletmek istiyoruz, ta ki insanların içinde bulunduğu bu sıkıntı geçinceye kadar." Ebû Tâlib onlara: "Akîl'i bana bırakırsanız, dilediğinizi yapın" dedi. İbn Hişam der ki: Bazı rivayetlerde "Akîl ve Tâlib'i" şeklinde de geçer.

Böylece Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Ali'yi alıp yanına aldı, Abbas da Cafer'i alıp yanına aldı. Ali, Allah tebâreke ve teâlâ onu (Muhammed'i) peygamber olarak gönderinceye kadar Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in yanında kaldı. Sonra Ali radıyallahu anh ona tabi oldu, ona iman etti ve onu tasdik etti. Cafer ise Müslüman olup artık ona ihtiyacı kalmayıncaya kadar Abbas'ın yanında kaldı.

Yapay zekâ destekli tercümedir; ilmî çalışmalar için aslına başvurunuz.