KURAN KATİBİ
← es-Sîretü'n-Nebeviyye

(اجتماع المحتبسين إلى أبي بصير وإيذاؤهم قريشا وإيواء الرسول لهم) :

Alıkonulanların Ebu Basîr'e katılması, Kureyş'e eziyet etmeleri ve Rasûlullah'ın onları barındırması

ثم خرج أبو بصير حتى نزل العيص، من ناحية ذي المروة، على ساحل البحر،

بطريق قريش التي كانوا يأخذون عليها إلى الشام، وبلغ المسلمين الذين كانوا

احتبسوا بمكة قول رسول الله صلى الله عليه وسلم لأبي بصير: «ويل أمه محش

حرب لو كان معه رجال!، فخرجوا إلى أبي بصير بالعيص، فاجتمع إليه منهم قريب

من سبعين رجلا، وكانوا قد ضيقوا على قريش، لا يظفرون بأحد منهم إلا قتلوه،

ولا تمر بهم عير إلا اقتطعوها، حتى كتبت قريش إلى رسول الله صلى الله عليه

وسلم تسأل بأرحامها إلا آواهم، فلا حاجة لهم بهم. فآواهم رسول الله صلى

الله عليه وسلم، فقدموا عليه المدينة.

قال ابن هشام: أبو بصير ثقفي.

Türkçe Tercüme

Ebu Basîr Ays'a, Zülmerve tarafında, deniz sahilinde, Kureyş'in Şam'a giderken kullandıkları yol üzerinde konaklayıncaya kadar yürüdü. Mekke'de tutulmuş olan Müslümanlara, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in Ebu Basîr hakkında söylediği şu söz ulaştı: "Anası ağlasın, ne savaş kızıştırıcısı! Yanında adamları olsaydı!" Bunun üzerine Ebu Basîr'e Ays'a doğru yola çıktılar; onlardan yaklaşık yetmiş kişi ona katıldı. Kureyş'i öylesine sıkıştırmışlardı ki, onlardan kime rastlasalar öldürüyorlar, yanlarından geçen hiçbir kervanı bırakmayıp ele geçiriyorlardı. Sonunda Kureyş, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e mektup yazıp akrabalık hakkı adına onları yanına alması için ricada bulundu, artık onlara ihtiyaçları kalmadığını bildirdi. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem de onları himayesine aldı, bunun üzerine Medine'ye geldiler.

İbn Hişam dedi ki: Ebu Basîr, Sakîflidir.

Yapay zekâ destekli tercümedir; ilmî çalışmalar için aslına başvurunuz.