$ 1081- عبد الرحمن بن معاذ
$ 1081- Abdurrahman bin Muâz
ابن عثمان بن عمرو بن كعب بن سعد بن تيم بن مرة.
وأمه هند بنت عروة بن مالك بن ربيعة بن رياح بن أبي ربيعة بن نهيك بن
هلال بن عامر، وكان يقال لجده: عثمان بن عمرو بن كعب, شارب الذهب، لكثرة
إنفاقه وإطعامه.
فولد عبد الرحمن بن معاذ: معاذا, وأمه من بني جذيمة.
6809- قال: أخبرنا عبد الله بن عمرو أبو معمر المنقري, قال: حدثنا عبد
الوارث بن سعيد، مولى بني العنبر, قال: حدثنا حميد بن قيس المكي، عن محمد
بن إبراهيم التيمي، عن عبد الرحمن بن معاذ التيمي, قال, وكان من أصحاب رسول
الله صلى الله عليه وسلم قال: خطبنا رسول الله صلى الله عليه وسلم ونحن
بمنى, قال: ففتحت أسماعنا، حتى أن كنا لنسمع ما يقول ونحن في منازلنا, قال:
فطفق يعلمهم مناسكهم حتى بلغ الجمار، فقال: بحصى الخذف، ووضع إصبعيه
السبابتين إحداهما على الأخرى، ثم أمر المهاجرين أن ينزلوا في مقدم المسجد،
وأمر الأنصار أن ينزلوا وراء المسجد، ثم نزل الناس بعد.
6810- قال: أخبرنا علي بن عبد الله بن جعفر, قال: حدثنا سفيان، عن حميد
الأعرج، عن محمد بن إبراهيم بن الحارث التيمي، عن رجل من قومه من بني تيم,
يقال له: معاذ، أو ابن معاذ، قال: سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم بمنى،
ونزل الناس، فقال: ينزل المهاجرون ها هنا، وينزل الأنصار ها هنا. قال:
وعلمنا مناسكنا، ففتح الله أسماعنا, حتى إنا لنسمع كلامه ونحن في رحالنا،
فكان فيما قال أن قال: ارموا الجمرة بمثل حصا الخذف.
Türkçe Tercüme
1081- Abdurrahman bin Muaz
Osman bin Amro bin Kab bin Said bin Teyim bin Mürre'nin oğlu.
Annesi, Arve bin Malik bin Rebiye bin Riyah bin Ebu Rebiye bin Nihik bin Hilal bin Amir'in kızı Hind'dir. Dedesine Osman bin Amro bin Kab "altın içen" denirdi, çünkü çok harcaması ve yardım (et)mesi nedeniyle.
Abdurrahman bin Muaz'ın oğlu Muaz olmuştur; annesi Benî Cuzeyme'dendir.
6809- Dedi: Bize Abdullah bin Amro, Ebu Muammer el-Munkarî haber verdi, dedi: Bize Abdulvaris bin Said, Benî Anber'in azadlısı hadis anlattı, dedi: Bize Humeyd bin Kays el-Mekki hadis anlattı, Muhammed bin İbrahim et-Teymî'den, Abdurrahman bin Muaz et-Teymî'den, dedi. O, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in ashabından idi. Dedi: Resululah sallallahu aleyhi ve sellem bize Mina'da vaaz verdi. Dedi: Öyle ki kulaklarımız açıldı, hatta evlerimizde olduğumuz halde söylediklerini işitirdik. Dedi: Sonra onlara ibadeti öğretmeye başladı, ta ki cemeraya ulaştı. Sonra dedi: Çakıl taş ile atınız. Sonra işaret parmağını üst üste koydu. Sonra Muhacirlere mescid'in ön kısmında inmelerini emretti, Ansarları mescid'in arkasına inmelerini emretti. Sonra insanlar inen.
6810- Dedi: Bize Ali bin Abdullah bin Cafer haber verdi, dedi: Bize Süfyan hadis anlattı, Humeyd el-Areç'ten, Muhammed bin İbrahim bin el-Haris et-Teymî'den, Benî Teyim'den bir adamdan, kendisine Muaz veya İbn Muaz denilen kimse, dedi: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'i Mina'da işittim. Insanlar indi. Sonra dedi: Muhacrirler burada ininler, Ansarlar burada ininler. Dedi: Bize ibadeti öğretti, Allah kulaklarımızı açtı, öyle ki çadırlarımızda olduğumuz halde onun konuşmasını işitirdik. Söylediklerinin içinde şunu da söyledi: Cemeraya çakıl taş gibi atınız.
Yapay zekâ destekli tercümedir; ilmî çalışmalar için aslına başvurunuz.