(دعوى اليهود قلة العذاب في الآخرة، ورد الله عليهم) :
(Yahudilerin ahirette azabın az olacağı iddiası ve Allah'ın onlara cevabı)
قال ابن إسحاق: وحدثني مولى لزيد بن ثابت عن عكرمة، أو عن سعيد ابن جبير،
عن ابن عباس، قال: قدم رسول الله صلى الله عليه وسلم المدينة، واليهود
تقول: إنما مدة الدنيا سبعة آلاف سنة، وإنما يعذب الله الناس في النار
بكل ألف سنة من أيام الدنيا يوما واحدا في النار من أيام الآخرة، وإنما هي
سبعة أيام ثم ينقطع العذاب. فأنزل الله في ذلك من قولهم: وقالوا لن تمسنا
النار إلا أياما معدودة. قل أتخذتم عند الله عهدا فلن يخلف الله 2: 80
عهده أم تقولون على الله ما لا تعلمون. بلى من كسب سيئة وأحاطت به خطيئته
2: 80- 81. أي من عمل بمثل أعمالكم، وكفر بمثل ما كفرتم به، يحيط كفره بما
له عند الله من حسنة، فأولئك أصحاب النار هم فيها خالدون 2: 81 أي خلد
أبدا. والذين آمنوا وعملوا الصالحات أولئك أصحاب الجنة هم فيها خالدون 2:
82: أي من آمن بما كفرتم به، وعمل بما تركتم من دينه، فلهم الجنة خالدين
فيها، يخبرهم أن الثواب بالخير والشر مقيم على أهله أبدا، لا انقطاع له.
قال ابن إسحاق: ثم قال (الله عز وجل) يؤنبهم: وإذ أخذنا ميثاق بني
إسرائيل 2: 83، أي ميثاقكم لا تعبدون إلا الله، وبالوالدين إحسانا، وذي
القربى واليتامى والمساكين، وقولوا للناس حسنا، وأقيموا الصلاة وآتوا
الزكاة، ثم توليتم إلا قليلا منكم وأنتم معرضون 2: 83، أي تركتم ذلك كله
ليس بالتنقص. وإذ أخذنا ميثاقكم لا تسفكون دماءكم 2: 84.
Türkçe Tercüme
(Yahudilerin ahirette azabın az olacağı iddiası ve Allah'ın onlara verdiği cevap)
İbn İshak dedi ki: Bana Zeyd b. Sabit'in azatlısı, İkrime'den yahut Said b. Cübeyr'den, o da İbn Abbas'tan naklederek şöyle rivayet etti: Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Medine'ye geldiğinde Yahudiler şöyle diyorlardı: Dünyanın süresi ancak yedi bin yıldır; Allah insanları ateşte, dünya günlerinden her bin yıla karşılık ahiret günlerinden bir gün azap eder; bu ancak yedi gündür, sonra azap kesilir. Bunun üzerine Allah, onların bu sözleri hakkında şu ayeti indirdi: "Dediler ki: 'Bize ateş, sayılı günlerden başka asla dokunmayacak.' De ki: 'Allah katında bir söz mü aldınız? Öyleyse Allah sözünden asla dönmez. Yoksa Allah hakkında bilmediğiniz bir şeyi mi söylüyorsunuz? Hayır! Kim bir kötülük kazanır da hatası kendisini kuşatırsa..." (Bakara, 2/80-81), yani sizin işlediğiniz gibi işler işleyen ve sizin inkâr ettiğiniz gibi inkâr eden kimse, onun küfrü Allah katındaki iyiliklerini kuşatır ve "işte onlar ateş halkıdır, orada ebedî kalıcıdırlar" (2/81), yani sonsuza dek kalırlar. "İman edip iyi işler yapanlar ise, işte onlar cennet halkıdır, orada ebedî kalıcıdırlar" (2/82), yani sizin inkâr ettiğiniz şeye iman eden ve dininizden terk ettiğiniz şeyi işleyen kimse için cennet vardır, orada ebedî kalacaklardır. Bununla Allah, hayrın ve şerrin karşılığının, sahibi üzerinde ebediyen devam edeceğini, kesintiye uğramayacağını haber vermektedir.
İbn İshak dedi ki: Sonra Allah -azze ve celle- onları azarlayarak şöyle buyurdu: "Hani biz İsrailoğullarından şu ahdi almıştık" (2/83), yani sizin ahdiniz şuydu: Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, ana-babaya iyilik edeceksiniz, akrabaya, yetimlere ve yoksullara da; insanlara güzel söz söyleyeceksiniz, namazı kılacaksınız ve zekâtı vereceksiniz. "Sonra sizden pek azı hariç, yüz çevirip döndünüz" (2/83), yani bunların hepsini terk ettiniz, hiç eksik bırakmadan. "Hani sizden, kanlarınızı dökmeyeceğinize dair de ahit almıştık" (2/84).
Yapay zekâ destekli tercümedir; ilmî çalışmalar için aslına başvurunuz.