(قصة عداس النصراني معه صلى الله عليه وسلم) :
Hristiyan Addâs'ın Resulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile kıssası
قال: فلما رآه ابنا ربيعة، عتبة وشيبة، وما لقي، تحركت له رحمهما ،
فدعوا غلاما لهما نصرانيا، يقال له عداس، فقالا له: خذ قطفا (من هذا)
العنب، فضعه في هذا الطبق، ثم اذهب به إلى ذلك الرجل، فقل له يأكل منه.
ففعل عداس، ثم أقبل به حتى وضعه بين يدي رسول الله صلى الله عليه وسلم،
ثم قال له: كل، فلما وضع رسول الله صلى الله عليه وسلم فيه يده، قال:
باسم الله، ثم أكل، فنظر عداس في وجهه، ثم قال: والله إن هذا الكلام ما
يقوله أهل هذه البلاد، فقال له رسول الله صلى الله عليه وسلم: ومن أهل أي
البلاد أنت يا عداس، وما دينك؟ قال: نصراني، وأنا رجل من أهل نينوى ،
فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم: من قرية الرجل الصالح يونس بن متى،
فقال له عداس: وما يدريك ما يونس بن متى؟ فقال رسول الله صلى الله عليه
وسلم ذاك أخي، كان نبيا وأنا نبي، فأكب عداس على رسول الله صلى الله عليه
وسلم يقبل رأسه ويديه وقدميه .
قال: يقول ابنا ربيعة أحدهما لصاحبه: أما غلامك فقد أفسده عليك. فلما
جاءهما عداس، قالا له: ويلك يا عداس! ما لك تقبل رأس هذا الرجل ويديه
وقدميه؟ قال: يا سيدي ما في الأرض شيء خير من هذا، لقد أخبرني بأمر ما
يعلمه إلا نبي، قالا له: ويحك يا عداس، لا يصرفنك عن دينك، فإن دينك خير من
دينه.
Türkçe Tercüme
(Adiste-i Nasrani'nin, sallallahu aleyhi ve sellem ile kıssası)
Dedi ki: Rabia'nın iki oğlu, Utbe ve Şeybe, onu gördüklerinde ve başına geleni fark ettiklerinde, akrabalık duyguları harekete geçti. Kendilerinin Adiste isminde Hristiyan bir kölesini çağırdılar ve ona dediler ki: Şu üzümden bir salkım al, şu tabağa koy, sonra onu şu adama götür ve ona söyle, bundan yesin.
Adiste dediklerini yaptı, sonra onu getirip Resulullah'ın sallallahu aleyhi ve sellem önüne koydu ve ona "ye" dedi. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem elini üzüme uzattığında "Bismillah" dedi, sonra yedi. Adiste onun yüzüne baktı, sonra dedi ki: Vallahi bu söz, bu beldenin halkının söylediği bir söz değil. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem ona dedi ki: Sen hangi beldenin halkındansın ey Adiste, ve dinin nedir? Dedi ki: Hristiyanım, Ninova halkından bir adamım. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem dedi ki: Salih adam Yunus bin Metta'nın köyünden misin? Adiste ona dedi ki: Sen Yunus bin Metta'yı nereden biliyorsun? Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem dedi ki: O benim kardeşimdir, o bir peygamberdi, ben de bir peygamberim. Bunun üzerine Adiste, Resulullah'ın sallallahu aleyhi ve sellem başını, ellerini ve ayaklarını öpmeye başladı.
Dedi ki: Rabia'nın iki oğlundan biri arkadaşına dedi: Senin kölen, sanki sana karşı bozulmuş. Adiste onların yanına geldiğinde, ona dediler ki: Yazıklar olsun sana ey Adiste! Sana ne oluyor da bu adamın başını, ellerini ve ayaklarını öpüyorsun? Dedi ki: Ey efendim, yeryüzünde bundan hayırlı bir şey yoktur. Bana bir peygamberden başka kimsenin bilemeyeceği bir şeyi haber verdi. Ona dediler ki: Yazıklar olsun sana ey Adiste, sakın seni dininden çevirmesin, çünkü senin dinin onun dininden daha hayırlıdır.
Yapay zekâ destekli tercümedir; ilmî çalışmalar için aslına başvurunuz.