KURAN KATİBİ
← es-Sîretü'n-Nebeviyye

(ثورة دوس للأخذ بثأر أبي أزيهر، وحديث أم غيلان) :

Devs kabilesinin Ebu Ezher'in intikamını almak için ayaklanması ve Ümmü Gaylan'ın hadisi

ولم يكن في أبي أزيهر ثأر نعلمه، حتى حجز الإسلام بين الناس، إلا أن ضرار

بن الخطاب بن مرداس الفهري خرج في نفر من قريش إلى أرض دوس، فنزلوا على

امرأة يقال لها أم غيلان، مولاة لدوس، وكانت تمشط النساء، وتجهز العرائس،

فأرادت دوس قتلهم بأبي أزيهر، فقامت دونهم أم غيلان ونسوة معها، حتى

منعتهم، فقال ضرار بن الخطاب في ذلك:

جزى الله عنا أم غيلان صالحا ... ونسوتها إذ هن شعث عواطل

فهن دفعن الموت بعد اقترابه ... وقد برزت للثائرين المقاتل

دعت دعوة دوسا فسالت شعابها ... بعز وأدتها الشراج القوابل

وعمرا جزاه الله خيرا فما ونى ... وما بردت منه لدي المفاصل

فجردت سيفي ثم قمت بنصله ... وعن أي نفس بعد نفسي أقاتل

قال ابن هشام: حدثني أبو عبيدة: أن التي قامت دون ضرار أم جميل، ويقال أم

غيلان، قال: ويجوز أن تكون أم غيلان قامت مع أم جميل فيمن قام دونه.

Türkçe Tercüme

(Devs kabilesinin Ebû Ezîher'in kısasını almak için ayaklanması ve Ümmü Gaylân'ın hikâyesi):

Ebû Ezîher hakkında bildiğimiz bir kısas meselesi yoktu, ta ki İslam insanlar arasına girinceye kadar. Ancak Dırâr b. Hattâb b. Mirdâs el-Fihrî, Kureyş'ten birkaç kişiyle birlikte Devs topraklarına çıktı ve Devs'e mensup bir kadının yanına indiler; adı Ümmü Gaylân idi, kadınların saçını tarar ve gelinleri hazırlardı. Devsliler onları Ebû Ezîher'in kısası için öldürmek istediler, fakat Ümmü Gaylân ve yanındaki birkaç kadın kalkıp onları engelleyinceye kadar önlerinde durdular. Bunun üzerine Dırâr b. Hattâb şöyle dedi:

"Allah bizim adımıza Ümmü Gaylân'a ve o dağınık saçlı, süssüz kadınlarına iyilikle mükâfat versin.

Onlar ölümü yaklaştıktan sonra geri çevirdiler, halbuki intikam peşindekilere karşı savaşçılar meydana çıkmıştı.

Devs'e bir çağrı yaptı da vadileri onunla dolup taştı, izzetle; ve onu birbirine bağlanan dereler taşıyıp götürdü.

Amr'a gelince, Allah ona hayırla mükâfat versin, hiç gevşemedi, mafsallarında ondan bir soğukluk bulunmadı.

Ben de kılıcımı çektim, sonra keskin ucuyla ayakta durdum; kendi canımdan başka hangi can uğruna savaşayım ki?"

İbn Hişam dedi ki: Bana Ebû Ubeyde şöyle rivayet etti: Dırâr'ın önünde duran kadın Ümmü Cemîl idi, denildiğine göre Ümmü Gaylân da denilmiştir. Dedi ki: Ümmü Gaylân'ın, Ümmü Cemîl ile birlikte onu koruyanlar arasında bulunması da mümkündür.

Yapay zekâ destekli tercümedir; ilmî çalışmalar için aslına başvurunuz.