(سبب خروج أبي بكر من جوار ابن الدغنة) :
Ebu Bekir'in İbnü'd-Dugunne'nin himayesinden çıkma sebebi
قالت: وكان لأبي بكر مسجد عند باب داره في بني جمح، فكان يصلي فيه، وكان
رجلا رقيقا، إذا قرأ القرآن استبكى. قالت: فيقف عليه الصبيان والعبيد
والنساء، يعجبون لما يرون من هيئته. قالت: فمشى رجال من قريش إلى ابن
الدغنة، فقالوا (له) : يا بن الدغنة، إنك لم تجر هذا الرجل ليؤذينا!
إنه رجل إذا صلى وقرأ ما جاء به محمد يرق ويبكي ، وكانت له هيئة ونحو،
فنحن نتخوف على صبياننا ونسائنا وضعفتنا أن يفتنهم، فأته فمره أن يدخل بيته
فليصنع فيه ما شاء. قالت: فمشى ابن الدغنة إليه، فقال له: يا أبا بكر،
إني لم أجرك لتؤذي قومك، إنهم قد كرهوا مكانك الذي أنت فيه، وتأذوا بذلك
منك، فادخل بيتك، فاصنع فيه ما أحببت، قال: أوأرد عليك جوارك وأرضى بجوار
الله؟ قال: فاردد علي جواري، قال: قد رددته عليك. قالت :
فقام ابن الدغنة، فقال: يا معشر قريش، إن ابن أبي قحافة قد رد علي جواري
فشأنكم بصاحبكم.
قال ابن إسحاق: وحدثني عبد الرحمن بن القاسم، عن أبيه القاسم بن محمد،
قال: لقيه سفيه من سفهاء قريش، وهو عامد إلى الكعبة، فحثا على رأسه ترابا.
قال: فمر بأبي بكر الوليد بن المغيرة، أو العاص بن وائل. قال: فقال أبو
بكر: ألا ترى إلى ما يصنع هذا السفيه؟ قال: أنت فعلت ذلك بنفسك.
قال : وهو يقول: أي رب، ما أحلمك! أي رب، ما أحلمك! أي رب، ما
أحلمك!.
Türkçe Tercüme
(Ebu Bekir'in İbn Dağine'nin himayesinden çıkma sebebi):
(Aişe) dedi ki: Ebu Bekir'in evinin kapısı yanında, Beni Cumah mahallesinde bir mescidi vardı, orada namaz kılardı. İnce kalpli bir adamdı, Kur'an okuduğunda ağlardı. Dedi ki: Çocuklar, köleler ve kadınlar onun başına toplanır, gördükleri hâlinden hayrete düşerlerdi. Dedi ki: Kureyş'ten bazı adamlar İbn Dağine'ye gidip şöyle dediler: "Ey İbn Dağine, sen bu adamı bize eziyet etmesin diye himayene almadın! Bu adam namaz kılıp Muhammed'in getirdiğini okuduğunda inceleşip ağlıyor, üstelik heybetli ve etkileyici bir hâli var. Biz çocuklarımızın, kadınlarımızın ve zayıflarımızın fitneye düşmesinden korkuyoruz. Ona git, evine çekilmesini söyle, orada dilediğini yapsın."
Dedi ki: İbn Dağine ona gidip şöyle dedi: "Ey Ebu Bekir, ben seni kavmine eziyet edesin diye himayeme almadım. Onlar senin bulunduğun hâlden hoşlanmadılar ve bundan rahatsız oldular. Evine çekil, orada dilediğini yap." Ebu Bekir dedi ki: "Senin himayeni sana geri verip Allah'ın himayesiyle mi yetineyim?" İbn Dağine dedi ki: "Öyleyse himayemi bana geri ver." Ebu Bekir dedi ki: "Onu sana geri verdim."
Dedi ki: İbn Dağine kalkıp şöyle dedi: "Ey Kureyş topluluğu! Ebu Kuhâfe'nin oğlu himayemi bana geri verdi, artık arkadaşınızla aranızdaki iş size kalmıştır."
İbn İshak dedi ki: Bana Abdurrahman b. Kasım, babası Kasım b. Muhammed'den rivayet etti, dedi ki: Kureyş'in beyinsizlerinden biri, Kâbe'ye doğru giderken Ebu Bekir'e rastladı ve başına toprak saçtı. Dedi ki: Bu sırada Velid b. Muğîre veya Âs b. Vâil, Ebu Bekir'in yanından geçti. Ebu Bekir dedi ki: "Şu beyinsizin yaptığına bakmıyor musun?" O da dedi ki: "Bunu kendi başına sen getirdin."
Dedi ki: (Ebu Bekir) şöyle diyordu: "Ey Rabbim, sen ne kadar halîmsin! Ey Rabbim, sen ne kadar halîmsin! Ey Rabbim, sen ne kadar halîmsin!"
Yapay zekâ destekli tercümedir; ilmî çalışmalar için aslına başvurunuz.