(تقسيم عوف الأشجعي الجزور بين قوم) :
(Avf el-Eşcaî'nin deveyi kavim arasında taksim etmesi):
قال ابن إسحاق: أخبرني يزيد بن أبي حبيب أنه حدث عن عوف بن مالك الأشجعي،
قال: كنت في الغزاة التي بعث فيها رسول الله صلى الله عليه وسلم عمرو بن
العاص إلى ذات السلاسل، قال: فصحبت أبا بكر وعمر، فمررت بقوم على جزور لهم
قد نحروها، وهم لا يقدرون على أن يعضوها ، قال: وكنت امرأ لبقا
جازرا، قال: فقلت: أتعطونني منها عشيرا على أن أقسمها بينكم؟
قالوا: نعم، قال: فأخذت الشفرتين، فجزأتها مكاني، وأخذت منها جزءا،
فحملته إلى أصحابي، فاطبخناه فأكلناه. فقال لي أبو بكر وعمر رضي الله
عنهما:
أنى لك هذا اللحم يا عوف؟ قال: فأخبرتهما خبره، فقالا: والله ما أحسنت
حين
أطعمتنا هذا، ثم قاما يتقيئان ما في بطونهما من ذلك، قال: فلما قفل الناس
من ذلك السفر، كنت أول قادم على رسول الله صلى الله عليه وسلم، قال: فجئته
وهو يصلي في بيته، قال: فقلت: السلام عليك يا رسول الله ورحمة الله
وبركاته، قال:
أعوف بن مالك؟ قال: قلت: نعم، بأبي أنت وأمي، قال: أصاحب الجزور؟ ولم
يزدني رسول الله صلى الله عليه وسلم على ذلك شيئا.
Türkçe Tercüme
(Avf el-Eşcaî'nin bir deveyi bir topluluk arasında paylaştırması)
İbn İshak dedi ki: Bana Yezid bin Ebî Habib haber verdi, o da Avf bin Malik el-Eşcaî'den şöyle rivayet etmiş:
Dedi ki: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in Amr bin Âs'ı Zâtü's-Selâsil'e gönderdiği o gazvede bulunuyordum. Ebû Bekir ve Ömer ile birlikteydim. Bir topluluğa rastladım, kesmiş oldukları bir develeri vardı, fakat onu parçalamaya güçleri yetmiyordu. Ben becerikli bir kasap sayılırdım. Dedim ki: "Sizin aranızda onu paylaştırmam karşılığında bana ondan bir onda birlik pay verir misiniz?" Dediler ki: "Evet." Bunun üzerine iki bıçağı aldım, orada onu parçaladım ve kendi payımı alıp arkadaşlarıma taşıdım. Onu pişirip yedik.
Ebû Bekir ve Ömer -Allah ikisinden de razı olsun- bana dediler ki: "Bu et sana nereden geldi ey Avf?" Ben de onlara olayı anlattım. Dediler ki: "Vallahi bunu bize yedirmekle iyi etmedin." Sonra kalkıp karınlarındakini kusmaya başladılar.
Dedi ki: İnsanlar o seferden döndüklerinde, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'e ilk varan ben oldum. Yanına geldiğimde evinde namaz kılıyordu. Dedim ki: "Selam üzerine olsun ey Allah'ın Rasûlü, Allah'ın rahmeti ve bereketi de." Buyurdu ki: "Avf bin Malik mi?" Dedim ki: "Evet, anam babam sana feda olsun." Buyurdu ki: "Deve sahibi mi?" Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bundan fazla bir şey söylemedi.
Yapay zekâ destekli tercümedir; ilmî çalışmalar için aslına başvurunuz.