(إخبار الرسول وافدي جرش بما حدث لقومها) :
(Resulullah'ın, Cüreş elçilerine kavimlerinin başına geleni haber vermesi):
وقد كان أهل جرش بعثوا رجلين منهم إلى رسول الله صلى الله عليه وسلم
بالمدينة يرتادان وينظران، فبينا هما عند رسول الله صلى الله عليه وسلم
عشية بعد صلاة العصر، إذ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم: بأي بلاد الله
شكر؟ فقام إليه الجرشيان فقالا: يا رسول الله، ببلادنا جبل يقال له كشر،
وكذلك يسميه أهل جرش، فقال: إنه ليس بكثر، ولكنه شكر، قالا: فما شأنه يا
رسول الله؟
قال: إن بدن الله لتنحر عنده الآن، قال: فجلس الرجلان إلى أبي بكر أو إلى
عثمان، فقال لهما: ويحكما! إن رسول الله صلى الله عليه وسلم لينعى لكما
قومكما ،
فقوما إلى رسول الله صلى الله عليه وسلم، فاسألاه أن يدعو الله أن يرفع
عن قومكما، فقاما إليه، فسألاه ذلك، فقال: اللهم ارفع عنهم، فخرجا من عند
رسول الله صلى الله عليه وسلم راجعين إلى قومهما، فوجدا قومهما قد أصيبوا
يوم أصابهم صرد بن عبد الله، في اليوم الذي قال فيه رسول الله صلى الله
عليه وسلم ما قال، وفي الساعة التي ذكر فيها ما ذكر.
Türkçe Tercüme
Resûlullah'ın Cerş Heyetine Kavimlerinin Başına Geleni Haber Vermesi
Cerş halkı, kendilerinden iki adamı Medine'de Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'e göndermişlerdi; durumu araştırıp gözlemeleri için. Bu ikisi bir akşamüstü, ikindi namazından sonra Resûlullah'ın yanındayken, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem birden şöyle buyurdu: "Allah'ın hangi beldesinde Şükr vardır?" Bunun üzerine iki Cerşli ayağa kalkıp dediler ki: "Ya Resûlallah, bizim beldemizde Keşr denilen bir dağ var, Cerş halkı da ona böyle der." Resûlullah: "Hayır, o Keşr değil, Şükr'dür" buyurdu. Onlar: "Onun hâli nedir, ya Resûlallah?" diye sordular.
Buyurdu ki: "Allah'ın kurbanlık develeri şu anda orada kesiliyor." Bunun üzerine bu iki adam Ebu Bekir'in yahut Osman'ın yanına oturdular. O da onlara dedi ki: "Yazıklar olsun size! Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem size kavminizin başına gelen felaketi haber veriyor. Kalkın Resûlullah'a gidin, Allah'a dua etmesini isteyin ki, bu belayı kavminizden kaldırsın."
Bunun üzerine kalkıp Resûlullah'a gittiler ve bunu istediler. O da: "Allahım, bunu onlardan kaldır" diye dua etti. Bu iki adam Resûlullah'ın yanından ayrılıp kavimlerine döndüler. Kavimlerinin, Sured b. Abdullah'ın kendilerine saldırdığı gün zarar gördüklerini buldular; bu, tam Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in söylediğini söylediği gün ve andı, hiç şaşmamıştı.
Yapay zekâ destekli tercümedir; ilmî çalışmalar için aslına başvurunuz.