KURAN KATİBİ
← es-Sîretü'n-Nebeviyye

(الرسول وأسيد ومقالة ابن أبي) :

Rasûlullah, Üseyd ve İbn Übey'in sözü

قال ابن إسحاق: فلما استقل رسول الله صلى الله عليه وسلم وسار، لقيه أسيد

بن حضير، فحياه بتحية النبوة وسلم عليه، ثم قال: يا نبي الله، والله لقد

رحت في ساعة منكرة، ما كنت تروح في مثلها، فقال له رسول الله

صلى الله عليه وسلم: أو ما بلغك ما قال صاحبكم؟ قال: وأي صاحب يا رسول

الله قال: عبد الله بن أبي، قال: وما قال؟ قال: زعم أنه إن رجع إلى المدينة

ليخرجن الأعز منها الأذل، قال: فأنت يا رسول الله والله تخرجه منها إن شئت.

هو والله الذليل وأنت العزيز، ثم قال: يا رسول الله، ارفق به، فو الله لقد

جاءنا الله بك، وإن قومه لينظمون له الخرز ليتوجوه، فإنه ليرى أنك قد

استلبته ملكا.

Türkçe Tercüme

(Resûlullah ve Üseyd ile İbn Übey'in Sözü)

İbn İshak dedi ki: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem yürüyüp yola koyulduğunda, Üseyd b. Hudayr kendisiyle karşılaştı. Ona nübüvvet selamıyla selam verdi, sonra dedi ki: "Ey Allah'ın Nebisi, vallahi öyle tuhaf bir saatte yola çıktın ki, daha önce hiç böyle bir vakitte çıkmamıştın." Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ona dedi ki: "Yoksa arkadaşınızın söylediği sana ulaşmadı mı?" Üseyd: "Hangi arkadaş, ey Allah'ın Resûlü?" dedi. Resûlullah: "Abdullah b. Übey" dedi. Üseyd: "Ne demiş?" diye sordu. Resûlullah: "Medine'ye dönerse, en aziz olanın en zelil olanı oradan çıkaracağını iddia etti" dedi. Üseyd dedi ki: "Ey Allah'ın Resûlü, vallahi sen istersen onu oradan sen çıkarırsın. Vallahi zelil olan odur, aziz olan ise sensin." Sonra dedi ki: "Ey Allah'ın Resûlü, ona yumuşak davran. Vallahi Allah bizlere seni gönderdiği zaman, onun kavmi ona taç giydirmek için mücevherler diziyorlardı. O, senin kendisinden bir mülkü söküp aldığını zannediyor."

Yapay zekâ destekli tercümedir; ilmî çalışmalar için aslına başvurunuz.