(مثل من استماتة المسلمين في نصرة الرسول) :
(Müslümanların Rasûlullah'ı savunmadaki fedakârlığına bir örnek):
قال ابن إسحاق: فحدثني عبد الله بن خارجة بن زيد بن ثابت، عن أبي السائب
مولى عائشة بنت عثمان: أن رجلا من أصحاب رسول الله صلى الله عليه وسلم، من
بني عبد الأشهل، كان شهد أحدا مع رسول الله صلى الله عليه وسلم، قال:
شهدت أحدا مع رسول الله صلى الله عليه وسلم، أنا وأخ لي، فرجعنا جريحين،
فلما أذن مؤذن رسول الله صلى الله عليه وسلم بالخروج في طلب العدو، قلت
لأخي أو قال لي: أتفوتنا غزوة مع رسول الله صلى الله عليه وسلم؟ والله
ما لنا من دابة نركبها، وما منا إلا جريح ثقيل، فخرجنا مع رسول الله صلى
الله عليه وسلم، وكنت أيسر جرحا، فكان إذا غلب حملته عقبة ، ومشى عقبة،
حتى انتهينا إلى ما انتهى إليه المسلمون.
Türkçe Tercüme
(Müslümanların Resûlullah'a yardımda canlarını hiçe saymalarına dair bir örnek):
İbn İshak dedi ki: Abdullah b. Hâriche b. Zeyd b. Sâbit bana, Âişe bint Osman'ın azatlısı Ebü's-Sâib'den şöyle rivayet etti: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in ashabından, Benî Abdüleşhel'den bir adam ki, Uhud'da Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ile birlikte bulunmuştu, dedi ki:
Ben ve kardeşim Uhud'da Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ile birlikte bulunduk, ikimiz de yaralı olarak geri döndük. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in müezzini düşmanın peşine çıkılacağını ilan edince, ben kardeşime dedim -veya o bana dedi-: "Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ile bir gazveyi kaçırır mıyız? Vallahi bineceğimiz bir hayvanımız yok, ikimizden de ağır yaralı olmayan yok." Bunun üzerine Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ile birlikte çıktık. Ben yarası daha hafif olanıydım. O yorulduğunda bir süre ben onu taşıdım, bir süre de o yürüdü; nihayet müslümanların ulaştığı yere biz de ulaştık.
Yapay zekâ destekli tercümedir; ilmî çalışmalar için aslına başvurunuz.