KURAN KATİBİ
← Siyer

5. Gençliği: Ficar, Hilfü'l-Fudul ve Muhammedü'l-Emin

Efendimiz gençliğinde amcalarıyla birlikte Mekke hayatının içinde yetişti. Bir süre çobanlık yaptı; sonradan 'Her peygamber koyun gütmüştür' buyuracaktı. Kureyş ile Hevazin arasında haram aylarda patlak verdiği için 'Ficar' (günah) adını alan savaşlara şahit oldu; henüz gençti, fiilen savaşmadı, amcalarına ok toplayıp verdi.

Savaş sonrası Mekke'de haksızlık artmış, kimsesiz tüccarların malı yenilir olmuştu. Yemenli bir tüccarın hakkı gasp edilince Haşimoğulları ve bazı kollar, Abdullah bin Cüd'an'ın evinde toplandı: Mekke'de yerli yabancı hiç kimseye zulmedilmeyecek, mazlumun hakkı alınıncaya kadar zalimin karşısında durulacaktı. Bu yeminleşmeye Hilfü'l-Fudul, yani Erdemliler Antlaşması denildi. Efendimiz bu meclise katılmıştı ve yıllar sonra peygamberken şöyle diyecekti: 'Ben o antlaşmada bulundum; kızıl tüylü develerim olsa değişmezdim. Bugün de böyle bir antlaşmaya çağrılsam yine katılırım.'

Yirmili yaşlarında ticarete atıldı. Doğruluğu, sözünde durması ve emanete sadakati dillere destan oldu; Mekkeliler ona 'el-Emin' — güvenilir — diyorlardı. İnsanlar kıymetli eşyalarını ona emanet ediyor, anlaşmazlıklarda onun hakemliğine güveniyorlardı. Peygamberlikten önce kırk yıllık ömründe tek bir yalanı, tek bir ahlaksızlığı görülmemişti. Davetin en büyük delili, daha davetten önce yaşanan bu tertemiz hayattı.