KURAN KATİBİ
et-Tabakātü'l-Kübrâ

- ذكر حضور رسول الله صلى الله عليه وسلم حلف الفضول

- Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in Hilfu'l-Fudûl'da bulunmasının zikri

275- أخبرنا محمد بن عمر بن واقد الأسلمي، أخبرنا الضحاك بن عثمان، عن

عبد الله بن عروة بن الزبير، عن أبيه، قال: سمعت حكيم بن حزام يقول: كان

حلف الفضول منصرف قريش من الفجار، ورسول الله صلى الله عليه وسلم يومئذ ابن

عشرين سنة.

276- قال: قال محمد بن عمر: وأخبرني غير الضحاك قال: كان الفجار في شوال

وهذا الحلف في ذي القعدة وكان أشرف حلف كان قط وأول من دعا إليه الزبير بن

عبد المطلب فاجتمعت بنو هاشم وزهرة وتيم في دار عبد الله بن جدعان فصنع لهم

طعاما فتعاقدوا وتعاهدوا بالله القائل (1): لنكونن مع المظلوم حتى يؤدى

إليه حقه ما بل بحر صوفة، وفي التآسي في المعاش، فسمت قريش ذلك الحلف حلف

الفضول.

277- وأخبرنا محمد بن عمر, قال: فحدثني محمد بن عبد الله، عن الزهري، عن

طلحة بن عبد الله بن عوف، عن عبد الرحمن بن أزهر، عن جبير بن مطعم قال: قال

رسول الله صلى الله عليه وسلم: ما أحب أن لي بحلف حضرته في دار ابن جدعان

حمر النعم وأني أغدر به، هاشم وزهرة وتيم تحالفوا أن يكونوا مع المظلوم ما

بل بحر صوفة، ولو دعيت به لأجبت وهو حلف الفضول.

قال محمد بن عمر: ولا نعلم أحدا سبق بني هاشم بهذا الحلف.

Türkçe Tercüme

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in Hilfü'l-Fudûl'a Katılması

275- Muhammed b. Ömer b. Vâkıd el-Eslemî bize haber verdi, dedi ki: Dahhâk b. Osman, Abdullah b. Urve b. Zübeyr'den, o da babasından bize haber verdi, dedi ki: Hakîm b. Hizâm'ı şöyle derken işittim: Hilfü'l-Fudûl, Kureyş'in Ficâr savaşından dönüşü sırasında akdedildi. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem o gün yirmi yaşındaydı.

276- Muhammed b. Ömer dedi ki: Dahhâk'tan başkası bana şöyle haber verdi: Ficâr şevval ayında olmuştu, bu hilf ise zilkade ayındadır. Bu, o zamana kadar akdedilmiş hilfların en şereflisiydi. Buna ilk davet eden Zübeyr b. Abdulmuttalib idi. Benî Hâşim, Zühre ve Teym Abdullah b. Cüd'ân'ın evinde toplandılar; o da onlara yemek hazırladı. Orada söz verip Allah'a and içerek şöyle ahitleştiler: "Deniz bir yün parçasını ıslatabildiği sürece, hakkı kendisine verilinceye kadar zalime uğramış olanın yanında olacağız" ve geçim hususunda birbirlerine yardımlaşacaklarına dair anlaştılar. Kureyş bu hilfe Hilfü'l-Fudûl adını verdi.

277- Muhammed b. Ömer bize haber verdi, dedi ki: Bana Muhammed b. Abdullah, Zührî'den, o Talha b. Abdullah b. Avf'tan, o Abdurrahman b. Ezher'den, o da Cübeyr b. Mut'im'den rivayet etti ki, Cübeyr b. Mut'im dedi ki: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "İbn Cüd'ân'ın evinde hazır bulunduğum bir hilfe karşılık bana kırmızı develer verilse ve ben onu bozayım diye teklif edilse, buna razı olmam. Hâşim, Zühre ve Teym, deniz bir yün parçasını ıslatabildiği sürece zalime uğramış kimsenin yanında olmaya dair anlaştılar. Eğer bugün de böyle bir çağrıya davet edilsem, icabet ederim." Bu, Hilfü'l-Fudûl'dur.

Muhammed b. Ömer dedi ki: Bu hilfte Benî Hâşim'i geçen bir topluluk bilmiyoruz.

Yapay zekâ destekli tercümedir; ilmî çalışmalar için aslına başvurunuz.