بيان ذم الغرور وحقيقته وأمثلته (6/6)
Gururun yerilmesinin, hakikatinin ve örneklerinin beyanı (6/6)
استغفر الله مائة مرة وغفل عن هذيانه طول نهاره الذي لو كتبه لكان مثل
تسبيحه مائة مرة أو ألف مرة وقد كتبه الكرام الكاتبون وقد أوعده الله
بالعقاب على كل كلمة فقال ما يلفظ من قول إلا لديه رقيب عتيد فهذا أبدا
يتأمل في فضائل التسبيحات والتهليلات ولا يلتفت إلى ما ورد من عقوبة
المغتابين والكذابين والنمامين والمنافقين يظهرون من الكلام ما لا يضمرونه
إلى غير ذلك من آفات اللسان
وذلك محض الغرور
ولعمري لو كان الكرام الكاتبون يطلبون منه أجرة النسخ لما يكتبونه من
هذيانه الذي زاد على تسبيحه لكان عند ذلك يكف لسانه حتى عن جملة من مهماته
وما نطق به في فتراته كان يعده ويحسبه ويوازنه بتسبيحاته حتى لا يفضل عليه
أجرة نسخه فيا عجبا لمن يحاسب نفسه ويحتاط خوفا على قيراط يفوته في الأجرة
على النسخ ولا يحتاط خوفا من فوت الفردوس الأعلى ونعيمه ما هذه إلا مصيبة
عظيمة لمن تفكر فيها لقد دفعنا إلى أمر إن شككنا فيه كنا من الكفرة
الجاحدين وإن صدقنا به كنا من الحمقى المغرورين فما هذه أعمال من يصدق بما
جاء به القرآن وإنا نبرأ إلى الله أن نكون من أهل الكفران فسبحان من صدنا
عن التنبه واليقين مع هذا البيان
وما أجدر من يقدر على تسليط مثل هذه الغفلة والغرور على القلوب أن يخشى
ويتقي ولا يغتر به اتكالا على أباطيل المنى وتعاليل الشيطان والهوى والله
أعلم
Türkçe Tercüme
Istighfar Etmek ile Kandırılmak Arasındaki Fark
Yüz kere istighfar eder, oysa bütün gün boyunca saçıklığını görmezden gelir. Eğer o saçıklıklar yazılsa, yüz kere veya bin kere tesbih etmeye denk gelirdi. Oysa Kerameler (yazıcı melekler) bunu yazıyorlar ve Allah her söz için ona azap vaat etmiştir: "Hiçbir söz söylenmez ki, onu kayda alan (melek) hazır bulunmasın." Böyle bir insan sürekli tesbihlerin ve tekbîrlerin faziletleri üzerinde düşünür, ama iftiraya, yalana, dedikodunun ve nifakın cezasından bahseden ayetleri umursamaz. Münafıklar içlerine koymadıklarını dile dökerler. Lisan kaynakları bitmedi. İşte bu saf kandırılmaktır.
Vallahi, eğer o Kerameler yazıcılık ücretini talep etselerdi, yazdıkları bu saçıklıklar (tesbihleri geçen kısımlar) için, o zaman kişi dilini başka işlerinden birçoğu için bile tutardı. Duraklarında söylediği her sözü sayardı, hesaplayardı, tesbihleriyle mukayese ederdi; çünkü yazı ücretinde kendisini boş bırakmamak isterdi. Ah! Kendi nefsini hesaplamakta, yazı ücretinde kaybetmekten korkmakta dikkat kesilip de, Cennet-i Adon'u ve onun nimetlerini kaybetmekten korkmayan kimseyi düşün! Bu, bilen kişi için büyük bir musiibettir.
Bize, kuşkuya düşersek kafirler arasında oluruz, inanırsak aldanmış aptallar arasında oluruz diye bir durum musallat olmuş. Bunlar, Kuran'ın getirdiklerine inanan kişinin işleri midir? Biz, nankörlük ehlinden olmaktan Allah'a sığınırız. Pok ise, işte bu açık delile rağmen bizi uyanıştan ve yeminli inançtan uzak tutan ilahından. Kim bu tür gaflet ve aldanışı kalplere salabiliyorsa, onun hakkı tedir ki korksun, takvâ etsin; umutsuzca hayaller ve şeytan ile heva tuzağına yer vermesin. Allah en iyisini bilir.
Yapay zekâ destekli tercümedir; ilmî çalışmalar için aslına başvurunuz.