KURAN KATİBİ
← Hadis Külliyatı

Sunen-i Tirmizi

Imam Tirmizi · 3.769 hadis

Sunen-i Tirmizi, 700 numaralı hadis

The Book on Fasting

Ebû Hureyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: Allah buyurdu ki: “Kullarımın bana en sevimli gelenleri oruçlarını açmakta acele edenlerdir.” Tirmîzî rivâyet etmiştir. Mahir: Bu hadis’in benzeri farklı bir senedle 701 de de zikredilip ‘’hasen ğaribtir’’ denmiştir

Derece: Daif

Sunen-i Tirmizi, 701 numaralı hadis

The Book on Fasting

Abdullah b. Abdurrahman (r.a.), Ebû Âsım, Ebûl Muğîre ve Evzâî’den naklederek bu (700.) hadisin benzerini aktarmıştır. Tirmîzî: Bu hadis hasen ğaribtir

Derece: Daif

Sunen-i Tirmizi, 702 numaralı hadis

The Book on Fasting

Ebû Atıyye (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ben ve Mesrûk, Âişe’nin yanına girdik ve: “Ey Mü’min’lerin annesi dedik, Muhammed (s.a.v.)’in ashabından iki adam var ki birisi hem iftarı acele ediyor hem de namazları acele kılıyor diğeri ise iftarı da namazı da geciktiriyor dedik. Âişe; Bunlardan hangisi namazda ve iftarda acele ediyor diye sordu. Biz de Abdullah b. Mes’ûd’tur. Cevabını verdik. Âişe (r.anha) ise; “Rasûlullah (s.a.v.) de işte böyle yapardı” dedi. Diğer kimse ise “Ebû Musa’dır.” Diğer tahric: Müslim, Sıyam; İbn Mâce, Sıyam Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir. Ebû Atıyye’nin adı Mâlik b. Ebû Âmir el Hemdanî’dir. Onun Mâlik b. Âmir el Hemdanî olduğu da söylenmektedir. Bu ikinci rivâyet daha sahihtir

Derece: Sahih

Sunen-i Tirmizi, 703 numaralı hadis

The Book on Fasting

Zeyd b. Sabit (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v.) ile beraber sahur yemeğini yedik ve sabah namazını kılmaya kalktık, Enes diyor ki: Bu süre yani sahurla sabah namazı arası ne kadardır dedim. Zeyd elli ayet kadardır dedi.” Diğer tahric: Müslim, Sıyam; İbn Mâce, Sıyam

Derece: Sahih

Sunen-i Tirmizi, 704 numaralı hadis

The Book on Fasting

Hennâd Vekî’ ve Hişâm’dan bu (703.) hadisin benzerini rivâyet etmiş ve “Elli ayet okuyacak kadar” demiştir. Tirmîzî: Bu konuda Huzeyfe’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Zeyd b. Sabit hadisi hasen sahihtir. Şâfii, Ahmed ve İshâk bu hadise uyarlar ve sahuru geciktirmek gerekir derler

Derece: Hasan Sahih

Sunen-i Tirmizi, 705 numaralı hadis

The Book on Fasting

Talk b. Ali (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Yeyiniz içiniz, yukarıya doğru yükselerek parlayan yalancı fecr sizi rahatsız etmesin yiyip içmenize engel olmasın. Kırmızılık ortalığı kaplayıncaya kadar yani gerçek fecr çıkıncaya kadar yiyip içiniz.” Diğer tahric: Ebû Dâvûd, Sıyam; Müslim, Sıyam Tirmîzî: Bu konuda Adiyy b. Hatîm, Ebû Zerr, ve Semure’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Talk b. Ali hadisi bu şekliyle hasen garibtir. İlim adamları bu hadisle amel ederler. Fecri sadık kadar (Gerçek fecr) denilen kırmızılık ortalığı kaplayıncaya kadar yemek içmek serbesttir. Tüm ilim adamları bu şekilde amel etmişlerdir

Derece: Hasan Sahih

Sunen-i Tirmizi, 706 numaralı hadis

The Book on Fasting

Semure b. Cündüp (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Ne Bilâl’in okuduğu ezan nede yukarı doğru yükselerek parlayan yalancı fecr sizin sahur yemeği yemenize engel olmasın. Fakat gerçek fecr denilen ortalığın kırmızılıkla kaplanması yeme ve içmenize engel olabilir.” Diğer tahric: Müslim, Sıyam; Ebû Dâvûd, Savm Tirmîzî: Bu hadis hasendir

Derece: Sahih

Sunen-i Tirmizi, 707 numaralı hadis

The Book on Fasting

Ebû Hureyre (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Bir kimse yalan söylemeyi ve yalanla iş görmeyi bırakmazsa, o kimsenin yemesini içmesini terk etmesine Allah’ın ihtiyacı yoktur.” Diğer tahric: Müslim, Sıyam; İbn Mâce, Sıyam Bu konuda Enes (r.a.)’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir

Derece: Sahih

Sunen-i Tirmizi, 708 numaralı hadis

The Book on Fasting

Enes (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) buyurmuştur ki: “Sahur yemeği yeyiniz, sahur yemeğinde bereket vardır.” Diğer tahric: Müslim, Sıyam; Ebû Dâvûd, Sıyam Tirmîzî: Bu konuda Ebû Hureyre, Abdullah b. Mes’ûd, Câbir b. Abdillah, İbn Abbâs, Amr b. As, Irbad b. Sariye, Utbe b. Abdillah ve Ebû’d Derdâ’dan da hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Enes hadisi hasen sahihtir. Yine Rasûlullah (s.a.v.)’den şu şekilde de bir hadis rivâyet edilmiştir: “Bizim orucumuzla ehli kitap denilen insanların orucunun farkı sahur yemeği yemektir.”

Derece: Sahih

Sunen-i Tirmizi, 709 numaralı hadis

The Book on Fasting

Aynı şekilde (708.gibi) bir hadisi Kuteybe (r.a.), Leys, Musa b. Ali, babasından, Amr b. As’ın azatlı kölesi ve Amr b. As’dan bir hadis daha rivâyet edilmiştir

Derece: Sahih

Sunen-i Tirmizi, 710 numaralı hadis

The Book on Fasting

Câbir b. Abdillah (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) Fetih yılı Mekke’ye doğru yola çıkmıştı. Küra-ül Gamîm denilen yere varıncaya kadar kendisi de ashabı da oruçlu idiler Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e şöyle denildi: “Oruç insanlara zor geliyor insanlar sizin yaptığınıza bakıp duruyorlar. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ikindiden sonra bir bardak su istedi ve insanların gözü önünde içti. Bunu görenlerin bir kısmı oruçlarını açtılar bir kısmı ise oruca devam ettiler. Bir kısım ashabının oruçlarına devam ettikleri haberi kendisine ulaşınca onlar itâat etmiyorlar isyan etmişlerdir” buyurdular. (Müslim, Sıyam: 15) Bu konuda Ka’b b. Âsım, İbn Abbâs ve Ebû Hüreyre’den de hadis rivâyet edilmiştir. Câbir hadisi hasen sahihtir. (sallallahü aleyhi ve sellem)’den “Yolculukta oruç tutmak iyi Müslüman olmak demek değildir” diye de bir hadis rivâyet edilmiştir. (sallallahü aleyhi ve sellem)’in ashabından ve başkalarından bazı alimler yolculukta oruç tutulması taraftarıdırlar hatta bir kısmı yolculukta tutulan orucun kaza edilmesi görüşündedirler. Ahmed ve İshâk yolculukta oruç tutmamayı tercih etmişlerdir. Ahmed ve İshâk yolculukta oruç tutmamayı tercih etmişlerdir. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in ashabından ve diğer bazı alimler ise “Gücü yeterde oruç tutarsa ne güzeldir ve değerli bir iş yapmış olur” derler. Sûfyân es Sevrî, Mâlik b. Enes, Abdullah b. Mübarek bunlardandır. Şâfii diyor ki: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in “Yolculukta oruç tutmak iyi Müslüman olmak demek değildir” sözünün manası ve “bazı kimselerin oruçlu kalması haberi ulaşınca” onlar âsidirler sözünün manası: Allah’ın verdiği bu izni gönlü kaldıramayan kimseler içindir. Kişi yolculukta oruç tutmayı mübah görür fakat dayanabileceği için oruç tutarsa bu benim hoşuma gider

Derece: Sahih

Sunen-i Tirmizi, 711 numaralı hadis

The Book on Fasting

Âişe (r.anha)’dan rivâyet edildiğine göre, şöyle demiştir: Hamza b. Amr el Eslemî Rasûlullah (s.a.v.)’e yolculukta oruç tutmanın hükmünü sordu kendisi çok oruç tutmanın hükmünü sordu kendisi çok oruç tutan biriydi. Rasûlullah (s.a.v.): “İstersen tut, istersen tutma” buyurdular. Diğer tahric: Buhârî, Savm; Müslim, Sıyam Tirmîzî: Bu konuda Enes b. Mâlik, Ebû Saîd, Abdullah b. Amr, Ebû’d Derdâ, Hamza b. Amr el Eslemî’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Âişe (r.anha)’nın: “Hamza b. Amr Rasûlullah (s.a.v.)’e sordu…” diye başlayan hadisi hasen sahihtir

Derece: Sahih

Sunen-i Tirmizi, 712 numaralı hadis

The Book on Fasting

Ebû Saîd el Hudrî’ (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v.) ile birlikte yolculuğa çıkardık da: “Oruç tutanın tutması, oruç tutmayanın da oruç tutmaması ayıplanmazdı.” Diğer tahric: Müslim, Sıyam; Buhârî, Savm Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir

Derece: Sahih

Sunen-i Tirmizi, 713 numaralı hadis

The Book on Fasting

Ebû Saîd el Hudrî (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v.) ile birlikte yolculuğa çıkardık kimimiz oruç tutar kimimizde oruç tutmazdı ne oruç tutan tutmayanı ayıpladı nede tutmayanlar tutan kimseleri ayıpladı. Kendisinde kuvvet bulup da oruç tutanı iyi ve hoş karşılarlar. Oruca dayanamayıp yiyen kimseleri de iyi ve hoş karşılarlardı.” Diğer tahric: Müslim, Sıyam; Buhârî, Savm Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir

Derece: Sahih

Sunen-i Tirmizi, 714 numaralı hadis

The Book on Fasting

İbn Müseyyeb (r.a.)’den rivâyet edildiğine göre kendisine savaşta oruç tutmanın hükmü soruldu da; Ömer b. Hattâb’ın şöyle dediğini aktardı: “Ramazanda Rasûlullah (s.a.v.) ile beraber iki savaşa katıldık BEDİR ve MEKKE FETHİ ikisindede oruç tutmadık.” Tirmîzî rivâyet etmiştir. Bu konuda Ebû Saîd’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Ömer (r.a.)’in hadisini ancak bu şekliyle bilmekteyiz. Ebû Saîd (r.a.)’ın Rasûlullah (s.a.v.)’den aktardığına göre Rasûlullah (s.a.v.) bulunduğu bir savaşta oruç açmayı emretti. Ömer b. Hattâb’tan da buna benzer bir hadis rivâyet edilmiş olup Rasûlullah (s.a.v.) düşmanla karşılaştığında oruç yemeye izin verdi. Bazı ilim adamları da aynı şekilde söylerler

Derece: Daif Isnaad

Sunen-i Tirmizi, 715 numaralı hadis

The Book on Fasting

(Beş Enes’den biri olan) Abdullah b. Ka’b oğullarından Enes b. Mâlik (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in atlıları bizim kabilemize baskın yapmışlardı, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e geldim yemek yiyordu, yaklaş sende ye buyurdular. Ben oruçluyum dedim. Bunun üzerine yaklaş sana oruçtan bahsedeyim dedi ve: Allah yolculuk yapandan orucu ve namazın yarısını kaldırmıştır. Hamile ve emziren kadından da oruç tutmayı kaldırmıştır. Vallahi Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) bu iki kadından (emzikli veya hamile) ikisini veya birini söyledi. Enes şöyle devam etti: O zaman Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in yemeğinden yemediğim için kendi kendime üzüldüm.” (Ebû Dâvûd, Savm: 43; Nesâî, Sıyam: 62) Bu konuda Ebû Ümeyye’den de hadis rivâyet edilmiştir. Enes b. Mâlik hadisi hasendir. Bu Enes b. Mâlik’in Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’den bu hadisten başka bir hadis rivâyet ettiğini bilmiyoruz. İlim adamlarından bir kısmı uygulamalarını bu hadisle yaparlar. Bazı ilim adamları ise; “Hamile ve emziren kadınlar orucu tutmaz sonra kaza eder veya fidye verebilirler.” Sûfyân, Mâlik, Şâfii ve Ahmed bu görüşte olanlardır. Bir kısım alimler de diyorlar ki: “Hamile ve emziren kadınlar orucu tutmaz fidye verir. Kaza lazım gelmez. Dilerse kaza ederler fakat bu sefer fidye vermeleri gerekmez.” İshâk bu görüştedir

Derece: Hasan Sahih

Sunen-i Tirmizi, 716 numaralı hadis

The Book on Fasting

İbn Abbâs (r.a.)’den rivâyet edildiğine göre, şöyle demiştir: Bir kadın Rasûlullah (s.a.v.)’e geldi ve “Kız kardeşim peş peşe iki ay oruç borcu olduğu halde vefat etti” dedi. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdular: “Ne dersin kardeşinin borcu olsa onu öder miydin?” Kadın: “Evet” deyince; Rasûlullah (s.a.v.) buyurdular ki: “Allah’a olan borç ödenmeye daha layıktır.” Diğer tahric: Müslim, Sıyam Tirmîzî: Bu konuda Büreyde, İbn Ömer ve Âişe’den de hadis rivâyet edilmiştir

Derece: Sahih

Sunen-i Tirmizi, 717 numaralı hadis

The Book on Fasting

Ebû Küreyb (radıyallahü anh), Ebû Hâlid el Ahmer ve A’meş’den de bu hadisin benzerini rivâyet etmiştir. İbn Abbâs hadisi hasen sahihtir. Muhammed’den işittim şöyle diyordu: “Bu hadisi Ebû Hâlid el Ahmer, A’meş’den en güzel bir senetle rivâyet etmiştir.” diyor ki: Ebû Hâlid’den başkaları da A’meş’den, Ebû Hâlid’in rivâyeti gibi rivâyet etmişlerdir. Ebû Muaviye ve pek çok kimse bu hadisi A’meş’den, Müslim el Batîn, Saîd b. Cübeyr ve İbn Abbâs’tan rivâyet ettiler ve rivâyetlerinde; Seleme b. Küheyl demedikleri gibi Atâ ve Mûcâhid’i de söylemediler. Ebû Hâlid’in ismi; Süleyman b. Habban’dır

Derece: Sahih

Sunen-i Tirmizi, 718 numaralı hadis

The Book on Fasting

İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyet edildiğine göre Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Her kim ölür ve üzerinde bir aylık oruç borcu olursa arkasındaki kimseler her bir orucunun yerine bir fakiri doyursun.” (Tirmizî rivâyet etmiştir.) İbn Ömer’in hadisini merfu olarak sadece bu şekliyle bilmekteyiz. İbn Ömer’den sahih olan rivâyet mevkuf olarak gelen şeklidir. Bu konuda ilim adamları değişik görüşler ortaya koymuşlar olup bir kısmı: Ölen kimsenin borcu olan oruçları yerine başkası oruç tutabilir” derler, Ahmed ve İshâk bunlardan olup şöyle derler: “Ölü adak orucu bırakmışsa başkaları onun yerine oruç tutabilir. Ölen kimsenin borcu Ramazan orucu ise onun yerine fidye verilir.” Sûfyân ve Şâfii: “Kimse kimsenin yerine oruç tutamaz” derler. Sevvar’ın oğludur Muhammed ise bana göre İbn Abdurrahman İbn ebî Leylâ’dır

Derece: Daif

Sunen-i Tirmizi, 719 numaralı hadis

The Book on Fasting

Ebû Saîd el Hudrî (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Üç şey oruçlunun orucunu bozmaz; Kan aldırmak, elde olmayarak kusmak ve ihtilam olmak.” (İbn Mâce, Sıyam: 16; Ebû Dâvûd, Sıyam: 32) Ebû Saîd’in hadisi pek meşhur sayılmaz. b. Zeyd b. Eslem, Abdulaziz b. Muhammed ve pek çok kimseler bu hadisi Zeyd b. Eslem’den, mürsel olarak rivâyet etmişler ve “Ebû Saîd’den” dememişlerdir. Abdurrahman b. Zeyd b. Eslem’in hadis konusunda zayıf olduğu söylenmiştir. Ebû Dâvûd es Sicezî’den işittim diyor ki: Ahmed b. Hanbel’e, Abdurrahman b. Zeyd b. Eslem’i sordum. Dedi ki: Kardeşi Abdullah b. Zeyd zararsızdır. Muhammed’den işittim Ali b. Abdullah el Medinî’nin şöyle dediğini bize aktarmıştır. “Abdullah b. Zeyd b. Eslem güvenilen bir kişidir. Abdurrahman b. Zeyd b. Eslem ise zayıftır.” Muhammed: “Ben ondan bir şey rivâyet etmem” dedi

Derece: Daif