Sunen-i Nesai, 128 numaralı hadis
The Book of Purification
Ali b. ebi Talib (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) mest üzerine meshin süresini yolcu için, üç gün üç gece; yolcu olmayan kimse için ise, bir gün bir gece olarak tayin etti. (Müslim, Tahara: 24; İbn Mâce, Tahara:)
Derece: Sahih
Sunen-i Nesai, 129 numaralı hadis
The Book of Purification
Şureyh b. Hânî (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: (radıyallahü anha)’dan mestler üzerine meshetmenin hükmünü sordum o da Ali’ye git o bu konuda benden daha bilgilidir dedi. Bunun üzerine Ali’ye geldim meshetmenin hükmünü sordum. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) bize meshettikten sonra yolcu olmayanın bir gün bir gece, yolcunun ise; üç gün üç gece mestlerini çıkarmadan durabileceğimizi emrederdi.) (Müslim, Tahara: 74; İbn Mâce, Tahara:)
Derece: Sahih
Sunen-i Nesai, 130 numaralı hadis
The Book of Purification
Nezzal b. Sebre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ali’yi gördüm öğle namazını kıldı ve insanların dertlerini dinlemek üzere oturdu. İkindi vakti girince bir su kabı getirdiler ondan bir avuç su aldı o su ile yüzünü, kollarını, başını ve ayaklarını meshetti, sonra suyun artan kısmını ayakta içip şöyle dedi: Bazı kimseler bu yaptığımdan hoşlanmıyorlar. Halbuki ben Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’i böyle yaparken gördüm, işte bu yaptığım şey abdesti bozulmayan kimsenin abdestidir. (Tirmizî, Tahara: 37; İbn Mâce, Tahara:)
Derece: Sahih
Sunen-i Nesai, 131 numaralı hadis
The Book of Purification
Enes (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e küçük bir kap getirdiler ondan abdest aldı. Ravi ben Enes’e: sallallahü aleyhi ve sellem) her namaz için abdest alır mıydı?) diye sordum. (Evet) dedi. Ravi ben de: sizler) dedim. Enes: bozulmadıkça namazlarımızı kılarız) dedi, o zaman ben: bütün namazlar için abdest alıp öylece kılardık) dedim. (Müslim, Tahara: 25; Tirmizî, Tahara:)
Derece: Sahih
Sunen-i Nesai, 132 numaralı hadis
The Book of Purification
İbn Abbâs (radıyallahü anh)’den rivâyete göre: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) tuvaletten çıkmıştı kendisine yemek hazırlanmıştı oradakiler: suyu getirmeyelim mi?) dediler. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): namaz kılacağımda abdest almakla emir olundum) buyurdular. (Müslim, Tahara: 25; Tirmizî, Tahara:)
Derece: Sahih
Sunen-i Nesai, 133 numaralı hadis
The Book of Purification
İbn Büreyde (radıyallahü anh), babasından naklederek şöyle diyor: sallallahü aleyhi ve sellem) her namaz için abdest alırdı. Mekke fethi günü namazlarını tek bir abdestle kılmıştı. O zaman Ömer: Allah’ın Rasûlü! Şimdiye kadar yapmadığın bir şeyi yaptın) deyince; (Bilerek yaptım Ey Ömer) buyurdu. (Müslim, Tahara: 25; Tirmizî, Tahara:)
Derece: Sahih
Sunen-i Nesai, 137 numaralı hadis
The Book of Purification
Avn b. ebi Cuhayfe (radıyallahü anh), babasından aktarmıştır: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile beraber bulundum. Bilal, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in abdestin den arta kalan suyu çıkarmıştı, insanlar ondan alabilmek için koşuştular. Ben de bir miktarını almıştım. Namaz kıldıracağı için Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in önüne bir sütre diktim. Eşekler, köpekler ve kadınlar önünden geçtikleri halde Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) cemaate namaz kıldırdı.) (Ebû Dâvûd, Salat: 110; Buhârî, Vudu’’:)
Derece: Sahih
Sunen-i Nesai, 138 numaralı hadis
The Book of Purification
Câbir (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir:Hastalanmıştım Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ve Ebû Bekir beni ziyarete gelmişlerdi. Beni baygın vaziyette bulmuşlardı. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) abdest aldı ve abdest suyundan üzerime serpti. (Buharî, Vudu’’: 42; Tirmizî, Tahara:)
Derece: Sahih
Sunen-i Nesai, 139 numaralı hadis
The Book of Purification
Ebû’l Melîh (radıyallahü anh) babasından aktarıyor ve diyor ki: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: abdestsiz namazı ve hırsızlık maldan yapılan sadakayı asla kabul etmez.) (Tirmizî, Tahara: 1; Müslim, Tahara:)
Derece: Sahih
Sunen-i Nesai, 140 numaralı hadis
The Book of Purification
Amr b. Şuayb (radıyallahü anh) babasından ve dedesinden naklediyor, şöyle anlatıyor: Bir bedevî Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’e gelerek, (abdest nasıl alınır?) diye sordu. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’de ona: Abdest organlarını üçer sefer yıkayarak abdestin nasıl alındığını gösterdi ve şöyle buyurdu: böylece alınır, kim bu yaptığımdan fazlasını yapmaya kalkarsa günah işlemiş, aşırı gitmiş, zulmetmiş ve haksızlık yapmış olur.) (İbn Mâce, Tahara: 48; Ebû Dâvûd, Tahara:)
Derece: Hasan Sahih
Sunen-i Nesai, 141 numaralı hadis
The Book of Purification
Abdullah b. Ubeydullah b. Abbâs (radıyallahü anhüm)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Abdullah b. Abbâs’ın yanında oturuyorduk şöyle dedi: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) bize, diğer insanlardan ayrı olarak üç şeyin dışında bir şey emir etmedi;
Derece: Sahih
Sunen-i Nesai, 142 numaralı hadis
The Book of Purification
Abdullah b. Amr (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), (abdesti tam ve noksansız şekilde alınız) buyurdular. (İbn Mâce, Tahara: 49; Buhârî, Vudu’’:)
Derece: Sahih
Sunen-i Nesai, 143 numaralı hadis
The Book of Purification
Ebû Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: günahları ne ile silip yok ettiğini ve dereceleri ne ile yükselttiğini size haber vereyim mi? Her türlü zorluklara rağmen abdesti en güzel şekliyle almak, mescidlere namaz kılmak için giderken adımları çoğaltmak, bir namazdan sonra diğer namazı kılmak için büyük bir arzuyla beklemek. İşte tüm bunlar sizin ibadetler konusundaki en büyük cihadınızdır. İşte bunlar sizin ibadetler konusundaki en büyük cihadınızdır. İşte bunlar sizin ibadetler konusundaki en büyük cihadınızdır.) (İbn Mâce, Tahara: 50; Tirmizî, Tahara:)
Derece: Sahih
Sunen-i Nesai, 144 numaralı hadis
The Book of Purification
Asım b. Süfyan es Sekafî (radıyallahü anh)’den aktarılmıştır: Onlar Selasil savaşına katılmışlardı, savaş onları bazı şeylerden alıkoymuştu. Savaştılar sonra Muaviye’nin yanına döndüler. Muaviye’nin yanında Ebû Eyyûb ve Ukbe b. Amir vardı. Asım dedi ki: Ebû Eyyûb, bu savaş bu yıl bizi pek çok şeyden alıkoymuştur. Halbuki bize Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) den: şu dört mescidde (Mekke, Medine, Kudüs ve Kuba) namaz kılarsa günahları affolunur) diye duymuştuk. Bunun üzerine Eyyûb; ey kardeşimin oğlu, bundan daha kolayını sana haber vereyim mi? Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in şöyle buyurduğunu duydum: kim emrolunduğu şekilde güzelce abdest alır ve emrolunduğu şekilde namazını kılarsa geçmiş günahları bağışlanır.) Öyle değil mi ey Ukbe? Ukbe b. Amir de: öyledir) dedi. (Dârimî, Tahara: 27; İbn Mâce, İkamat-üs Salat:)
Derece: Sahih
Sunen-i Nesai, 145 numaralı hadis
The Book of Purification
Osman b. Affan (radıyallahü anh) Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den aktararak şöyle demiştir: emredildiği şekilde abdestini güzelce alıp beş vakit namazını da yine aynı şekilde kılarsa, bu abdest ve namaz arasındaki işlediği günahlara keffaret olur.) (Müslim, Tahara: 4; İbn Mâce, Tahara:)
Derece: Sahih
Sunen-i Nesai, 146 numaralı hadis
The Book of Purification
Osman (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: sallallahü aleyhi ve sellem)’den işittim şöyle diyordu: kimse abdestini güzelce alır, namazını da emrolunduğu şekilde kılarsa kıldığı her iki namaz arasındaki günahları mutlaka affolunur.) (Müslim, Tahara: 4; İbn Mâce, Tahara:)
Derece: Sahih
Sunen-i Nesai, 147 numaralı hadis
The Book of Purification
Ebû Umâme el Bâhilî (radıyallahü anh) diyor ki: Amr b. Abese (radıyallahü anh)’den işittim şöyle diyordu: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e, (abdest nasıl alınır) diye sordum şöyle buyurdu: abdest aldığında ellerini yıkayıp iyice temizlediğinde ellerinle işlediğin günahlar parmak aralarından ve tırnak aralarından çıkar gider. Ağzına su verip çalkaladığında ve burnuna su verip burnunu temizlediğinde, yüzünü ve dirseklere kadar kollarını yıkadığında, başını meshedip ayaklarını topuklarına kadar yıkadığında tüm günahlarından temizlenmiş olursun. Sırf Allah’ın rızası için yüzünü secdeye koyarsan, annenin seni doğurduğu günkü gibi günahlarından temizlenmiş olursun.) Umâme der ki: Ey Amr b. Abese ne söylediğine iyi bir bak, bunların hepsi bir anda mı söylendi dedim. Şöyle dedi: yaşım ilerledi, ölümüm de yaklaştı ne ihtiyacım var ki Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) adına yalan söyleyeyim. Bütün bu söylediklerimi Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den kulaklarım duydu, kalbim de belledi.) (Müslim, Tahara: 11; Muvatta', Tahara:)
Derece: Sahih
Sunen-i Nesai, 148 numaralı hadis
The Book of Purification
Ömer b. Hattab (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: abdestini güzelce alır sonra da: başka gerçek ilâh olmadığına Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem)’in de onun kulu ve elçisi olduğuna şahitlik ederim) derse, ona Cennet’in sekiz kapısı açılır hangisinden dilerse ondan girer.) (Tirmizî, Tahara: 41; Ebû Dâvûd, Tahara:)
Derece: Sahih
Sunen-i Nesai, 149 numaralı hadis
The Book of Purification
Ebû Hazım (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ebû Hüreyre abdest alırken ben onun arkasındaydım, kollarını neredeyse koltuk altlarına kadar yıkamıştı. Bunun üzerine ben: Ebû Hüreyre bu nasıl abdesttir?) diye sordum. Bana şöyle dedi: Ferruh oğlu siz burada mısınız? Sizin burada olduğunuzu bilseydim bu şekilde abdest almazdım. Dostum Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in şöyle buyurduğunu duydum: ziyneti (abdest organlarının kıyamette pırıl pırıl olması) abdest suyunun ulaştığı yerlere kadardır.) (Müslim, Tahara: 12; Muvatta', Tahara:)
Derece: Sahih
Sunen-i Nesai, 150 numaralı hadis
The Book of Purification
Ebû Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) bir mezarlığa uğradı ve: Mü’minler topluluğu, selâm olsun size...) Biz de: size katılacağız) diyerek; (Kardeşlerimi görmekten dolayı sevindim) buyurdu. Oradakiler: Allah’ın Rasûlü! Biz senin kardeşin değil miyiz?) dediler. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): benim ashabımsınız, kardeşlerim ise henüz gelmediler. Ben onları Kevser havuzunun başında bekleyeceğim) buyurdu. Onlarda: senden sonra gelecekleri nasıl biliyorsun?) dediler. Bunun üzerine Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: bakalım bir adamın siyah atlar arasında alnı beyaz, ayakları beyaz sekili bir atı olsa onu tanımaz mı?) Evet tanır dediler. O zaman Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): benden sonra gelecek olan kardeşlerim kıyamet günü aldıkları abdestten dolayı yüzleri pırıl pırıl parlayacak, abdest organları da yine pas parlak olarak oraya geleceklerdir. Ben de onları Kevser havuzu başında karşılayacağım) buyurdu. (Ebû Dâvûd, Tahara: 66; Müslim, Tahara:)
Derece: Sahih