Sahih-i Muslim, 4298 numaralı hadis
The Book of Oaths
Bana Ebû Kâmil Fudayl b. Hüseyn Eİ-Cahderî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Avâne Firâs'dan, o da Zekvân Ebû Sâlih'den, o da Zâzân Ebû Ömer'den naklen rivayet eyledi. Şöyle demiş: îbni Ömer'e geldim; bir köle âzâd etmişti. Yerden bir çöp veya bir şey alarak: Bunda bana değer ecir yoktur; şu var ki, ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i; »Her kim kölesine tokat atar veya döğerse keffâreti o köleyi âzâd etmesidir.» buyururken işittim, dedi
Sahih-i Muslim, 4299 numaralı hadis
The Book of Oaths
Bize Muhammed b. El-Müsennâ ile İbni Beşşâr da rivayet ettiler. Lâfız İbni Müsennâ'nındir. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Firâs'dan rivayet etti. (Demişki): Ben Zekvân'ı, Zâzân'dan naklen rivayet ederken dinledim ki, îbni Ömer bir kölesini çağırarak sırtında bir eser görmüş de ona: — Senin canını acıttım mı? demiş. Köle: Hayır! cevâbını vermiş. İbni Ömer: Sen âzâdsın! demiş. Râvi diyor ki: Sonra yerden bir şey alarak: Benim için bunda bu işe değer ecir yoktur. Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Her kim bir kölesini (mûcebini) yapmadığı bir kabahat için döğer veya tokatlarsa onun keffâreti o köleyi âzâd etmesidir.» buyururken işittim, dedi
Sahih-i Muslim, 4300 numaralı hadis
The Book of Oaths
{…} Bize bu hadîsi Ebû Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Vekî' rivayet etti. H. Bana Muhammed b. El-Müsennâ dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrahmân rivayet etti. Her iki râvi Süfyân'dan, o da Firâs'dan Şu'be ile Ebû Avâne'nin isnadı ile rivayet etmişlerdir. İbni Mehdî'nin hadîsinde «Mûcebini yapmadığı bir kabahat için» ibaresini zikretmiş; Vekî'in hadîsinde ise «Her kim kölesini tokatlarsa» demiş; kabahati anmamıştır
Sahih-i Muslim, 4301 numaralı hadis
The Book of Oaths
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Numeyr rivayet etti. H. Bize İbnü Numeyr de rivayet etti; lâfız onundur. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân, Selemetü'bnü Küheyl'den, o da Muâviyetü'bnü Süveyd'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Bir kölemize tokat atarak kaçtım. Sonra öğleden evvel geldim ve babamın arkasında namaz kıldım. Babam köleyi de, beni de çağırdı; ve: Ona misilleme yap! dedi. Köle affetti. Sonra babam şunu söyledi: — Biz Mukarrin oğullarının Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) devrinde bir hizmetçimiz vardı. Birimiz onu tokatladı. Bu Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in kulağına ermiş de : «Onu âzâd edin!» buyurdular. (Kendisine) : — Onların bundan başka hizmetçisi yoktur, dediler. «O halde onu hizmetlerinde kullansınlar; ama ona ihtiyaçları kalmadığı zaman hemen kendisine yol versinler!» buyurdular
Sahih-i Muslim, 4302 numaralı hadis
The Book of Oaths
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Muhammed b. Abdillâh b. Numeyr rivayet ettiler. Lâfız Ebû Bekr'indir. (Dedilerki): Bize İbnü İdris, Husayn'dan, o da Hilâl b. Yesâf'dan naklen rivayet etti. (Demişki): Bir ihtiyar acele ederek bir hizmetçisine tokat vurdu. Bunun üzerine ona Süveyd b. Mukarrin şunları söyledi: Yüzünün yanından başka (vuracak) yer bulamadın! Vallahi ben kendimi yedi Mukarrin oğlunun yedincisi gördüm. Yalnız bir hizmetçimiz vardı. Küçüğümüz onu tokatladı da Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize onu âzâd etmemizi emir buyurdu
Sahih-i Muslim, 4303 numaralı hadis
The Book of Oaths
{…} Bize Muhammed b. El-Müsennâ ile İbnü Beşşâr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İbnü Ebî Adiy, Şu'be'den, o da Husayn'dan, o da Hilâl b. Yesâf'dan naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Nu'mân b. Mukarrin'in kardeşi Süveyd b. Mukarrin'in evinde bez satıyorduk. Derken bir câriye çıkarak bizden bir adama bir söz söyledi. O da onu tokatladı. Bunun üzerine Süveyd kızdı... Râvi, İbni İdrîs hadîsi gibi rivayette bulunmuştur
Sahih-i Muslim, 4304 numaralı hadis
The Book of Oaths
Bize Abdülvâris b. Abdissamed de rivayet etti. (Dedidi): Bana babam rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. (Dediki): Bana Muhammed b. Ei-Münkedir: İsmin nedir? diye sordu. Şu'be, dedim. Bunun üzerine Muhammed dedi ki; Bana Ebû Şu'bete'l-lrâkî, Süveyd b. Mukarrin'den naklen rivayet etti ki, Süveyd'in bir cariyesini birisi tokatlamış da Süveyd ona: Bilmedinmiki surat haramdır, demiş ve şunları söylemiş: — Vallahi ben kendimi Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'le beraber bulunmuş yedi kardeşimin yedincisi olduğumu görmüşümdür. Bir hizmetçiden başka hizmetkârımız yoktu. Derken birimiz kasden ona tokat vurdu. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onu âzâd etmemizi bize emir buyurdu
Sahih-i Muslim, 4305 numaralı hadis
The Book of Oaths
{…} Bize bu hadîsi İshâk b. İbrahim ile Muhammed b. El-Müsennâ da, Vehb b. Cerîr'den rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Şu'be haber verdi. (Dediki): Bana Muhammed b. El-Münkedir: İsmin nedir? diye sordu... Müteakiben râvi, Abdüssamed hadîsi gibi rivayette bulunmuştur
Sahih-i Muslim, 4306 numaralı hadis
The Book of Oaths
Bize Ebû Kâmil El-Cahderî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülvâhid (yâni İbni Ziyâd) rivayet etti. (Dediki): Bize A'meş, İbrahim Et-Teymî'den, o da babasından naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Ebû Mes'ûd El-Bedri şunları söyledi: Bir kölemi kırbaçla doğuyordum. Derken arkamdan bir ses işittim: «Bilmiş ol ey Ebâ Mes'ûd!» diyordu. Ben öfke ile bu sesi anlayamadım. Bana yaklaşınca bir de baktım ki Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'miş! Bana: «Bilmiş ol, ey Ebâ Mes'ûd, bilmiş ol, ey Ebâ Mes'ûd!» diyor... Hemen elimden kırbacı bıraktım. Bunun üzerine: «Bilmiş ol, ey Ebâ Mes'ûd ki, Allah senin üzerine, senin bu köle üzerine olan kudretinden daha muktedirdir.» buyurdu. Ben de: Bundan sonra ebediyyen bir memluk doğmem! dedim
Sahih-i Muslim, 4307 numaralı hadis
The Book of Oaths
{…} Bize bu hadisi İshâk b. İbrahim de rivayet etti. (Dediki): Bize Cerir haber verdi. H. Bana Züheyr b. Harb dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Humeyd —ki Ma'merî'dir— Süfyân'dan naklen rivayet etti. H. Bana Muhammed b. Râfi' de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrezzâk rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân haber verdi. H. Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Affân rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Avâne rivayet etti. Bu râvilerin hepsi A'meş'den Abdülvâhid'in isnadı ile onun hadîsi gibi rivayette bulunmuşlardır. Yalnız Cerîr'in hadîsinde: «Onun heybetinden elimden kırbaç düşüverdi.» cümlesi vardır
Sahih-i Muslim, 4308 numaralı hadis
The Book of Oaths
Bize Ebû Kureyb Muhammed b. El-Alâ' da rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Muâviye rivayet etti. (Dediki): Bize A'meş'den İbrahim Et-Teymî'den, o da babasından, o da Ebû Mes'ûd El-Ensârî'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Bir kölemi döğerdim. Derken arkamdan bir ses işittim: «Bilmiş ol ey Ebâ Mes'ûd ki, Allah senin üzerine, senin buna olan kudretinden daha kaadirdir.» diyor. Baktım; ne göreyim Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) miş. Hemen: Yâ Resûlâllah, o Allah rızası için hürdür! dedim. Bunun üzerine: «Beri bak! Eğer bunu yapmasaydın senin yüzünü mutlaka ateş çalcıdır yahut: Sana mutlaka ateş çarpardı!» buyurdular
Sahih-i Muslim, 4309 numaralı hadis
The Book of Oaths
Bize Muhammed b. El-Müsennâ ile lbnü Beşşâr da rivayet ettiler. Lâfız Îbnü'l-Müsennâ'nındır. (Dedilerki): Bize İbnü Ebî Adiy, Şu'be'den, o da Süleyman'dan, o da İbrahim Et-Teymî'den, o da babasından, o da Ebû Mes'ûd'dan naklen rivayet ettiki, Ebû Mes'ûd kölesini döğermiş. Köle: «Allah'a sığınırım!» demeye başlamış. O da döğmeye devam etmiş. (Bu sefer) Köle: «Resûlullah'a sığınırım!» demiş. Ebû Mes'ûd da onu bırakmış. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem).- «Vallahi Allah senin üzerine, senin buna olan kudretinden daha kaadirdir!» buyurmuş; o da köleyi âzâd etmiş
Sahih-i Muslim, 4310 numaralı hadis
The Book of Oaths
{…} Bana bu hadîsi Bişr b. Hâlid dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed (yâni İbni Ca'fer) Şu'be'den bu isnâdla haber verdi. Ama kölenin: «Allah'a sığınırım; Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e sığınırım. dediğini anmadı
Sahih-i Muslim, 4311 numaralı hadis
The Book of Oaths
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Numeyr rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Abdillah b. Numeyr rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Fudayl b. Gazvân rivayet etti. (Dediki): Abdurrahmân b. Ebî. Nu'm'u dinledim. (Dediki): Bana Ebû Hureyre rivayet etti, (Dediki): Ebu'l-Kaasim (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Her kim memlûküne zina isnadında bulunursa, ona kıyamet gününde had vurulacaktır. Meğer ki, dediği gibi ola!» buyurdular
Sahih-i Muslim, 4312 numaralı hadis
The Book of Oaths
{…} Bize bu hadisi Ebû Kureyb de rivayet etti. (Dediki): Bize Veki' rivayet etti. H. Bana Züheyr b. Harb dahî rivayet etti. (Dediki): Bize İshâk b. Yusuf El-Ezrak rivayet etti. Her iki râvi Fudayl b. Gazvân'dan bu isnâdla rivayette bulunmuşlardır. İkisinin hadisinde de «Tevbenin Nebii Ebu'l-Kaasim (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den işittim.» ibaresi vardır
Sahih-i Muslim, 4313 numaralı hadis
The Book of Oaths
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Veki' rivayet etti. (Dediki): Bize A'meş, Ma'rûr b. Süveyd'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Rabeze'de Ebû Zerr'in yanına uğradık. Üzerinde çizgili bir aba var. di. Kölesinin üzerinde de aynı abanın bir eşi vardı. Biz Ebû Zerr'e: — Yâ Ebâ Zerr! Bu iki abayı bir yere getirsen bir kat elbise olurdu!» dedik. Bunun üzerine Ebû Zerr şunları söyledi: — Benimle dîn kardeşlerimden bir zât arasında münakaşa geçmişti. O zâtın annesi a'cemî idi. Ben de onu annesi sebebi ile yerdim de beni Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e şikâyet etmiş. Derken Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)*e rastladım. «Yâ Ebâ Zerr! Gerçekten sen kendinde câhiliyyet bulunan bir kimsesin!» dedi. — Yâ Resûlâllah, eğer bir kimse âleme söğerse onun anasına babasına söğerler! dedim. (Tekrar) : «Yâ Ebâ Zerr' Gerçekten sen kendinde câhiliyyet bulunan bir kimsesin! Onlar sizin dîn kardeşlerinizdir. Allah onları sizin elleriniz altına vermiştir. İmdi onlara kendi yediğinizden yedirin! Kendi giydiğinizden giydirin! Onlara yapamayacakları şeyleri yüklemeyin! Şayet yüklerseniz onlara yardım edin!» buyurdular
Sahih-i Muslim, 4314 numaralı hadis
The Book of Oaths
Bize bu hadîsi Ahmed b. Yûnus da rivayet etti. (Dediki): Bize Züheyr rivayet etti. H. Bize Ebû Kureyb dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Muâviye rivayet etti. H. Bize ishâk b. İbrahim de rivayet etti. Bu râvîlerin hepsi A'meş'den bu isnâdla rivayette bulunmuşlardır. Züheyr'le Ebû Muâviye hadîsinde «Gerçeklen sen kendinde câhiliyyet bulunan bir kimsesin!» cümlesinden sonra: «Ebû Zerr: İhtiyarlığımın şu anında mı? dedi. «Evet!» buyurdular.» ziyadesi; Ebû Muâviye'nin rivayetinde: «Evet! İhtiyarlığının şu anında!» İsa'nın hadisinde: «Eğer köleye yapamayacağı bir iş yüklerse onu salıversin!» Züheyr'in hadîsinde ise: «O iş hususunda ona yardım ediversin!» ziyadeleri vardır. Ebû Muâviye hadîsinde: «Onu salıversin!» veya «Ona yardım ediversin!» ibareleri yoktur. «Ona yapamıyacağı bir iş yüklemesin!» cümlesinde biter
Sahih-i Muslim, 4315 numaralı hadis
The Book of Oaths
Bize Muhammed b. El-Müsennâ ile İbni Beşşâr rivayet ettiler. Lâfız İbnü'l-Müsennâ'nındır. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Vâsıl El-Ahdeb'den, o da Ma'rûr b. Süveyd'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Ebû Zerr'i gördüm. Üzerinde bîr hülle vardı. Kölesinin üzerinde de aynı hüllenin bir eşi vardı. Kendisine bunun sebebini sordum. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) devrinde bir adamla atıştıklarını; ve adamı anası ile yerdiğini anlattı. (Dediki): Sonra o zât Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e giderek olanı ona anlatmış. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Gerçekten sen, kendinde cahiliyyet bulunan bir kimsesin! Bunlar sizin dîn kardeşleriniz ve hizmetçilerinizdir. Allah onları sizin eliniz altına vermiştir. İmdi her kimin din kardeşi kendi eli altında bulunuyorsa ona yediğinden yedirsin! Giydiğinden giydirsin! Onlara yapamayacakları işleri yüklemeyin! Şayet yüklerseniz o iş hususunda kendilerine yardım edin!» buyurdular
Sahih-i Muslim, 4316 numaralı hadis
The Book of Oaths
Bana Ebu't-Tâhir Ahmed b. Amr b. Şerh rivayet etti. (Dediki): Bize ibni Vehb haber verdi. (Dediki): Bize Amr b. El-Hâris haber verdi ki, kendisine Bükeyr b. El-Eşecc, Fâtıme'nin âzâdhsı Aclân'dan, o da Ebû Hureyre'den, o da Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etmiş. Şöyle buyurmuşlar: «Yiyeceği, giyeceği memlûkün hakkıdır. Kendisine iş namına da ancak gücü yeteceği şey yüklenir.» İzah 1663 te
Sahih-i Muslim, 4317 numaralı hadis
The Book of Oaths
Bize El-Ka'nebî rivayet etti. (Dediki): Bize Davûd b. Kays, Mûsâ b. Yesâr'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. (Demişki): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Biriniz için hizmetçisi yemeğini hazırlayıp da getirdiği zaman —ki o hizmetçi yemeğin sıcağına, dumanına katlanmıştır— onu kendisi ile beraber oturtsun! O da yesin! Şayet yemek az olursa eline ondan bir yudum yahut iki yudum koyuversin!» buyurdular. Râvi Davûd: «Yâni bir lokma yahut iki lokma» diye tefsir etmiş