Sunen-i Ibn Mace, 1573 numaralı hadis
Chapters Regarding Funerals
Salim'in babası (ibn-i Ömer r.a.)'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Bir A'rabi, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek: Ya Resulullah ! Babam gerçekten yakınlarıyla gerektiği gibi ilgilenirdi. Şöyle idi, böyle idi (diyerek babasını övdü ve:) Babam nerededir ? diye sordu. Efendimiz: «Ateştedir.» buyurdu. Abdullah (r.a.) demiştir ki: Bana öyle geliyor ki; adam bu cevap'tan dolayı içerliyerek: Ya Resulallah ! Senin baban nerededir? diye sordu. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Sen nerede bir müşrik'in kabrine uğrarsan onu ateşle müjdele.» buyurdu. Abdullah (r.a.) demiştir ki: Bu A'rabi, bilahere müslüman oldu ve dediki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana cidden yorucu bir görev yükledi. Ben yanından geçip te onu cehennemle müjdelemediğim hiç bir kafir yoktur. Not: Bu hadisin isnadının sahih olduğu Zevaid'de bildirilmiştir
Derece: Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 1574 numaralı hadis
Chapters Regarding Funerals
Hassan bin Sabit (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kabirleri ziyaret eden kadınları la'netlemiştir. Not: Hassan bin Sabit (r.a.)'in hadisine ait isnadın sahih ve ricalinin sika oldukları Zevaid'de bildirilmiştir. AÇIKLAMA 1576’da
Derece: Hasan
Sunen-i Ibn Mace, 1575 numaralı hadis
Chapters Regarding Funerals
İbn-i Abbas (r.a.)'dan şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), kabirleri ziyaret eden kadınları la'netlemiştir. Diğer tahric: Ebu Davud, Nesai ve Hakim de rivayet etmişlerdir. AÇIKLAMA 1576’da
Derece: Daif
Sunen-i Ibn Mace, 1576 numaralı hadis
Chapters Regarding Funerals
Ebu Hureyre (r.e.)'den; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), kabirleri ziyaret eden kadınları la'netlemiştir. Diğer tahric: Ahmed, Tirmizi, İbn-i Hibban ve Beyhaki de rivayet etmişlerdir. AÇIKLAMA (1574, 1575, 1576): İlk hadis (1574) Zevaid türündendir. İbn-i Abbas (r.a.)'ın (1575) hadisini Ebu Davud, Nesai ve Hakim de rivayet etmişlerdir. Bu (yani Ebu Hureyre (r.a.)'ın) hadisi Ahmed, Tirmizi, İbn-i Hibban ve Beyhaki de rivayet etmişlerdir. Lanetlemek, Allah'ın rahmetinden kovulmayı dilemektir. Kadınlar. ekseriyetle kabir ziyaretine gittikleri zaman bağırıp çağırırlar, yakalarını yırtarlar, yüzlerini döverler, kocalarının hakkını çiğnerler ve İslami örtünmeye riayet etmeden, hatta süslenerek giderler. Bu olumsuz davranışlarından dolayı, ilahi rahmetten uzak kalmaları yolunda Nebi (s.a.v.)'in bedduasına ma'ruz kalmışlardır. EI-Menhel yazarı bu hadisin açıklaması bahsinde şöyle der: Hadis, kadınların kabir ziyaretine gitmelerinin haramlığına delalet eder. Şafiiler'in, Malikiler'in ve Hanefiler'in bazısı böyle hükmetmişlerdir. Şafiiler'in ekserisi ile Hanefiler'in bir kısmı, bu hadisi delil göstererek, kadınların kabir ziyaretini mekruh görmüşlerdir; Hanbeliler'in mezhebinin meşhur kavli de budur. Haram olmadığına dair gösterdikleri delil, Ümmü Atiyye (r.anha)'nın (1577 nolu) hadisidir. Hanefiler'in ekserisine göre kadınların ziyareti caizdir. Malikiler'in bir kavli ve Ahmed'in bir rivayeti de böylecIir. Bu guruptaki alimlere göre kadınların ziyaretinin yasaklığı, kabir ziyareti için ruhsat verilmeden önceki zamanda idi. Bilindiği gibi ilk zamanlarda erkeklere de yasaklanmıştı. Bilahere kabir ziyaretine ruhsat verilince; verilen ruhsat, erkeklere mahsus değil, kadınları da kapsar. Bunlara göre ruhsaL veren hadislerdeki zamirler erkeklere ait ise de; erkeklerin kadınlara galip kılınması yoluyla böyle hitab edilmiştir. Aslında hitap, erkeklere münhasır değildir. Hanefiler'in bir delilide İbn-i Abdi'l-Berr'in et-Temhid'de Abdullah bin Ebi Müleyke (r.a.)'den rivayet ettiği şu mealdeki haberdir: "Aişe (r.anha) bir gün mezarlıktan döndü. Ben Ona: Ey Mu'minlerin annesi! Nereden geliyorsun? diye sordum. Kendisi: Kardeşim Abdurrahman (r.a.)'ın kabrinden geliyorum. dedi. Ben: Resulullah (s.a.v.) kabirlerin ziyaretini men etmemiş miydi? dedim. Kendisi: Evet, Efendimiz kabir ziyaretinden men ediyordu. Sonra ziyaretini emretti." El-Menhel yazarı, Hanefiler'in gösterdikleri başka delilleri de zikrettikten sonra: Kadınların ziyaretiyle ilgili hadisler ile diğer hadislerin uzlaştırılması mümkündür Şöyle ki: Ziyaret hakkında verilen izin; örtülü olarak çıkan, ahireti düşünen, kabir halkından ibret alan, bağırıp çağırmayı, yüzünü dövmeyi, yakalarını yırtmayı ve kötü laf etmeyi terkeden kadınlar içindir. Konulan yasak da, anılan uygunsuz davranışlarda bulunan kadınlara mahsustur, demiştir. Nevevi, el-Mühezzeb şerhinde el-Müstezhar sahibinin şöyle dediğini nakletmiştir: Bence eğer kadınların ziyareti, üzüntüyü yenilemek, ağlamak, bağırıp çağırmak ve benzeri olumsuz hareketler için ise haramdır. Kadınların ziyaretini yasaklıyan hadisler, bunlara yorumlanır. Eğer bu gibi olumsuz hareketler için değil de ibret almak için ziyaret etmek isterlerse, bu ziyaret mekruhtur. Ancak iştah çekmek halini yitirmiş bulunan ihtiyar kadınlar için caizdir, denilebilir. Nevevi, bu nakli yaptıktan sonra, bunu benimsediğini ifade ederek: Bununla beraber hadisin zahirini dikkate alarak ziyareti terk etmesi ihtiyatlı olanıdır, demiştir
Derece: Daif
Sunen-i Ibn Mace, 1577 numaralı hadis
Chapters Regarding Funerals
Ümmü Atiyye (r.anha)'dan şöyle demiştir: Biz (kadınlar, Resul-i Ekrem s.a.v. tarafından) cenaze'yi takib etmekten men edildik. Bu yasak ('a uymak) üzerijmize vacib kılınmadı. (veya cenazeyi takib bize vacib kılınmadı.) Diğer tahric: Buhari, Müslim, Ebu Davud ve Beyhaki de bunu rivayet etmişlerdir
Derece: Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 1578 numaralı hadis
Chapters Regarding Funerals
Ali (r.a.)'den şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) çıktı. baktı ki, bir gurup kadın oturmuşlar. Onlara: «Sizi oturtan nedir ?» diye sordu. Kadınlar: Cenazeyi bekliyoruz, dediler. Efendimiz: «(Cenazeyi) siz yıkayacakmısınız?» buyurdu. Onlar: Hayır, dediler. Efendimiz: «(Cenaze'yi) siz taşıyacakmısınız ?» buyurdu. Onlar: Hayır, dediler. Efendimiz: «Cenazeyi kabre indirenler meyanında siz indirecekmisiniz?» buyurdu. Onlar: Hayır, dediler. Efendimiz: «(O halde) günah işlemiş olarak ve sevapsız olarak geri dönünüz.» buyurdu. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun isnadında Dirar bin Ömer (Ebu Ömer) bulunur. Bunu Veki' sika saymış, İbn-i Hibban da sikalar arasında zikretmiş ise de Ebu Hatim: O, meşhur değildir, demiş. El-Ezdi de: Metruktur, demiş. El-Halili de el-İrşad'da: Kezzabtır, demiştir. Diğer ravi İsmail bin Süleyman hakkında Ebu Hatim: O salihtir, demiş, Lakin İbn-i Hibban, Onu sikalar arasında zikretmiş ve: Hata eder, demiştir, Senedin diğer ravileri sika zatlardır
Derece: Daif
Sunen-i Ibn Mace, 1579 numaralı hadis
Chapters Regarding Funerals
Ümmü Seleme (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): ولا يعصينك في معروف nazm-ı celili hakkında: « النوح Nevh (=ölü üzerinde yüksek sesle ağlamak) tır.» buyurmuştur. Not: Bunun senedindeki Yezid bin Abdillah'm sikalığının ihtilaf konusu olduğu Zevaid'de bildirilmiştir
Derece: Hasan
Sunen-i Ibn Mace, 1580 numaralı hadis
Chapters Regarding Funerals
Cerir mevla Muaviye (r.a.)'dan; şöyle demiştir: Muaviye (r.a.) Humus'ta hutbe okudu. Hutbe de Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in nevh'den nehiy buyurduğunu anlattı. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde Cerir vardır. Ona Ebu Cerir de denilir. Ben ne Onu cerh edeni, ne de sika göstereni görmedim. Seneddeki Abdullah bin Dinar da Humus'lu alandır. Ebu Hatim O'nun hakkında: O, kuvvetli değildir, demiştir. İbn-i Main de Onun zayıf olduğunu söylemiştir. Ebu Ali el-Hafız da: O benim yanımda sikadır, demiştir. İbn-i Hibban da Onu sikalar arasında zikretmiştir
Derece: Daif
Sunen-i Ibn Mace, 1581 numaralı hadis
Chapters Regarding Funerals
Ebu Malik el-Eş'ari (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Niyahat, cahiliyyet (devrin)in işindendir. Ve şüphesiz naiha kadın, tevbe etmeden öldüğü zaman Allah onun için katran'dan elbise ve ateşten bir gömlek kestirir.» Not: İsnadının sahih ve ricalinin sika oldukları Zevaid'de bildirilmiştir
Derece: Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 1582 numaralı hadis
Chapters Regarding Funerals
Abdullah bin Abbas (r.a.)'den rivayet edildiğine göre, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Ölü üzerinde niyahat, cahiliyyet (devri)in işindendir. Şüphesiz ki naiha kadın ölmeden önce tevbe etmezse, gerçekten üzerinde katran'dan bir gömlek ve onun üstünde de ona giydirilmiş ateş'ten bir gömlek bulunduğu halde kıyamet günü diriltilir. » Not: Zevaid de: İsnadında Ömer bin Raşid var, Ahmed bin Hanbel: Hadis'i zayıftır, doğru değildir, demiştir. İbn-i Muin de zayıftır demiştir. Buhari: Onun Yahya bin Ebi Kesir'den rivayet ettiği hadis muzdarib doğru değşldir. İbn-i Hibban: O hadis uydurur. Onu zikretmek helal değildir, aleyhinde konuşmak hariç. Darekutni : El-İlel de: O mekruhtur. Mahir: Hadis'in benzer metin sahih olarak ta gelmiştir: 1581 deki Ebu Malik hadisine bakın
Derece: Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 1583 numaralı hadis
Chapters Regarding Funerals
Abdullah bin Ömer (r.a.)'dan şöyle demiştir: Beraberinde yüksek sesle ağlayan kadın bulunan bir cenazeyi takib etmeyi Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yasaklamıştır. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde Ebu Yahya el-Kattat el-Kufi Zazan vardır. Adının Dinar olduğu da söylenmiştir. İmam Ahmed: İsrail, ondan cidden münker olan bir çok hadis rivayet etmiş, demiştir. İbn-i Main de: Onun hadisinde zaaf var, demiştir. Yakub bin Süfyan ve el-Bezzar da: Onda beis yok, demişlerdir
Derece: Hasan
Sunen-i Ibn Mace, 1584 numaralı hadis
Chapters Regarding Funerals
Abdullah bin Mes'ud (r.a.)'den: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu demiştir: «Ölüler için (eli ile) yanaklarını (yüzünü) döven, yakalarını yırtan ve cahiliyyet adeti üzere dua eden kimse biz'den değildir.» buyurdu. Diğer tahric: Buhari, Müslim ve Tirmizi de bunu rivayet etmişlerdir
Derece: Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 1585 numaralı hadis
Chapters Regarding Funerals
Ebu Ümame (r.a.)'den şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (Ölü için) yüzünü tırmalayıp derisini yırtan kadına, yakasını yırtan kadın'a ve mahv oldum, helak oldum diye bağırıp çağıran kadın'a la'net etmiştir. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun isnadı sahihtir. Çünki İbn-i Mace'nin şeyhi Muhammed bin Cabir'in sikalığını Muhammed bin Abdillah el-Hadremi, Mesleme, el•Kaşif'te Zehebi ifade etmişlerdir. Senedin diğer ravileri, Müs!im'in şartı üzere sika zatlardır
Derece: Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 1586 numaralı hadis
Chapters Regarding Funerals
Abdurrahman bin Yezid ve Ebu Bürde (r.anhuma)'dan şöyle demişlerdir: Ebu Musa (el-Eş'ari r.a.)'ın hastalığı şiddetlenince hanımı Ümmü Abdillah (bint-i ebi Devme r.anha) ona yönelip, yüksek sesle ağlamaya başladı. (baygın olan Ebu Musa r.a.) biraz sonra ayıldı. Ve hanımına: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in uzak olduğu kimsden benim (de) uzak olduğumu bilmedin mi? dedi. Kendisi hanımına Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in şu hadisini daha önceden anlatırdı: «Ben, Musibet zamanında saçını yolan, yüksek sesle ağlayan ve elbisesini yırtan kadınlardan uzağım.» Diğer tahric: Buhari ve Müslim de bunu rivayet etmişlerdir. Ebu Davud ve Nesai de bunun benzerini rivayet etmişlerdir
Derece: Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 1587 numaralı hadis
Chapters Regarding Funerals
Ebu Hureyre (r.e.)'den; şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir cenaze de idi. Ömer (r.a.) ağlayan bir kadını gördü de susturmak için kadın'a bağırdı. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «O'nu bırak ya Ömer! Çünkü göz, yaş dökücüdür, kalb'e musibet gelmiştir. Ölüm vukuatı yakında olmuştur.» buyurdu. Not: Sindi, el-Fetih'te : Bu hadisin ricali sika zatlardır, demiştir Diğer tahric: Nesai ve İbn-i Şeybe de bu hadisi rivayet etmişlerdir
Derece: Daif
Sunen-i Ibn Mace, 1588 numaralı hadis
Chapters Regarding Funerals
Usame b. Zeyd (r.a.)'dan şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in kızlarından birisinin oğlu ölmek üzere idi. Oğlanın annesi, Efendimiz'e haber göndererek yanına uğramasını istedi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de ona: «Allah'ın aldığı her şey Allah'a aittir. Ve verdiği herşey de Allah'a aittir. Ve Allah'ın ilminde herşey belirli bir anda son bulur. Artık kızım sabretsin. Ve bu sabrın Allah indindeki sevabını beklesin. » diye cevap yolladı. Bu cevap'tan sonra oğlan'ın annesi Efendimize and vererek yanına uğramasını istedi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (kızının evine gitmek üzere) ayağa kalktı. Ben de Onunla beraber kalktım. Ve beraberinde Muaz bin Cebel, Ubeyy bin Ka'b ve Ubade bin es-Samit (r.anhum) vardı. (Çocuğun bulunduğu odaya) girdiğimiz zaman çocuğu Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e verdiler. Çocuğun ruh'u göğsüne gelmiş vaziyette ızdırapta idi. Ravi demiştir ki: Usame (r.a.)'ın: Çocuk (zayıflıktan dolayı) eski bir kırbaya benziyordu, dediğini zannediyorum. Usame (r.e.) demiştir ki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ağladı. Ubade bin es-Samit (r.a. ona): Nedir bu (ağlama) Ya Resulullah ? dedi. Efendimiz: «Adem oğullarına Allah'ın verdiği rahmet (eseri) dir. Allah, kullarından ancak merhametli olanlara merhamet eder.» Diğer tahric: Ahmed, Buhari, Müslim, Ebu Davud, Nesai ve Beyhaki de bunu rivayet etmişlerdir
Derece: Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 1589 numaralı hadis
Chapters Regarding Funerals
Esma' binti Yezid (r.anha)'dan şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in oğlu İbrahim vefat edince Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ağladı. (gözleri yaşardı) Onu ta'ziye eden (ya Ebu Bekir yada Ömer (r.a.)) O'na: Sen Allah hakkını ta'zim edenlerin en liyakatlısısın, dedi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Göz yaşarır, kalb mahzun olur. Biz Rabbimizin razı olmayacağı söz söylemeyiz. Eğer ölüm sadık bir vaad, va'dedilen umumi bir şey olmasaydı ve sonraya kalan önce olan'a tabi olmasaydı (o da ölmeseydi); Ey İbrahim ! şu anda duyduğumuz üzüntü'den fazla şiddetli bir üzüntü duyacaktık ve gerçekten biz, senin için cidden mahzunuz.» buyurdu. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedi hasendir, Buhari, Müslim ve Ebu Davud, bu hadisi Enes (r.a.)'den rivayet etmişlerdir
Derece: Hasan
Sunen-i Ibn Mace, 1590 numaralı hadis
Chapters Regarding Funerals
Hamne binti Cahş (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre: Kendisine: Erkek kardeşin katledildi diye haber verilmiş : Kendisi: Allah ona rahmet eylesin. İnna Lillah ve inna ileyhi raciun demiştir. (bu defa) dediler ki: Senin eşin öldürüldü. Kadın: Ah hüzün! dedi. Sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurduki: «Şüphesiz kocasına karşı kadın tarafından öyle bir muhabbet ve ilgi çeşidi vardır ki, o hiç bir şeye karşı olamaz.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde bulunan Abdullah bin Ömer el-Ömeri zayıftır
Derece: Daif
Sunen-i Ibn Mace, 1591 numaralı hadis
Chapters Regarding Funerals
İbn-i Ömer (r.a.)'dan; şöyle demiştir: Abdu'l-Eşhel kadınları Uhud günündeki şehidleri için ağlarlarken Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onların yakınından geçti ve Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Lakin hamza için ağlayıcı kadınlar yoktur.» buyurdu. Sonra Ensar'ın kadınları gelip Hamza (r.a.) için ağlamaya başladılar. Bir süre sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) uyandı ve: «Yazık o kadınlara. Hala evlerine dönmemişler (mi?) Onlara emredin. Gitsinler ve bu günden sonra ölen kimse üzerinde ağlamasınlar. » buyurdu. Not: Sindi şöyle demiştir: Zevaid sahibinin, bu hadisi kitabına koyması, hadisin Zevaid türünden olmasını gerektirir. Lakin isnadının durumunu belirtmemiştir
Derece: Hasan Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 1592 numaralı hadis
Chapters Regarding Funerals
İbn-i Ebi Evfa (r.a.)'dan; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) mersiyeler (ölünün iyi taraflarını sayıp ağlamak)'dan men etmiştir. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde el-Heceri vardır ki, o, cidden zayıftır. Onu zayıf sayanlar bir kişi değildir
Derece: Daif