Sunen-i Ibn Mace, 1353 numaralı hadis
Establishing the Prayer and the Sunnah Regarding Them
Katade (r.a.)'den; şöyle demiştir: Ben. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in okuyuşunu Enes bin Malik (r.a.)'e sordum. Dedi ki: O, (uzatmaya elverişli harfleri okurken) sesini uzatırdı. AÇIKLAMA 1354’te
Derece: Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 1354 numaralı hadis
Establishing the Prayer and the Sunnah Regarding Them
Ğudayf bin el-Haris (r.a.)'den; şöyle demiştir: Ben Aişe (r.anha)'nın yanına giderek: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (gece namazında) Kur'an'ı açık mı gizli mi okurdu? diye sordum. Dedi ki: Bazen açık, bazen gizli okurdu. Ben: Allahu Ekber. Bu din'e genişlik bahşeden Allah Teala'ya hamd olsun, dedim
Derece: Hasan Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 1355 numaralı hadis
Establishing the Prayer and the Sunnah Regarding Them
(Abdullah) bin Abbas (r.a.)'den; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) geceleyin namaza kalktığı zaman şöyle dua ederdi: «Allahım! Hamd Senin içindir. Sen göklerin, yerin ve bunlardakilerin nurusun. (Bunları aydınlatırsın.) Hamd senin içindir Sen göklerin yerin ve bunlardakiierin yöneticisisin. Hamd Sana mahsustur. Sen göklerin, yerin ve bunlardakiierin sahibisin. Hamd Sana mahsustur. Sen haksın. Senin va'din haktır. Seni görmek haktır. Sözün haktır. Cennet haktır. Cehennem haktır. Kıyamet günü haktır. Nebi haktır. Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) haktır. Allahım! Sana itaat ettim. Sana inandım. Sana tevekkül ettim. Sana yöneldim. Senin kuvvetine dayanarak (düşmanlarla) mücadele ettim. Aramızda yalnız seni hakem kıldım. Artık evvelce işlediğim ve sonra işliyeceğimi sandığım, gizli yaptığım ve açıktan işlediğim günahlarımı bağışla. (ahiret hayatında beni) öne alan (dünya hayatında Nebiliğimi) sonraya bırakan ancak sensin' Senden başka ibadete layik ilah yoktur. Ancak Sen varsın Günahtan yüz çevirmek ve ibadete kuvvet ancak Senin yardımınladır.» Diğer tahric: Ebu Davud hariç Kütüb-i Sitte sahipIerinin hepsi bu hadisi rivayet etmişlerdir. Manayı etkilemeyen az lafız değişikliği bazı rivayetlerde vardır
Derece: Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 1356 numaralı hadis
Establishing the Prayer and the Sunnah Regarding Them
Humeyd (bin Abdirrahnan bin Avf) (r.a.)'den; şöyle demiştir : Ben Aişe (r.anha)'ya: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ne ile gece namazına başlardı? diye sordum. Dedi ki: Sen bana öyle bir şey sordun ki; senden önce hiç kimse bana onu sormamıştır. O on defa tekbir alırdı. On defa hamd ederdi. On defa tesbih ederdi, on defa istiğfar ederdi ve şöyle derdi : «Allah'ım! Bana mağfiret eyle. Beni hidayette daim eyle, beni rızıklandır ve bana afiyet ver.» ve kıyamet günündeki durduruluşun sıkıntısından Allah'a sığınırdı." Diğer tahric: Ebu Davud ve Nesai de bunu rivayet etmişlerdir
Derece: Hasan Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 1357 numaralı hadis
Establishing the Prayer and the Sunnah Regarding Them
Ebu Seleme bin Abdirrahman (bin Avf) (r.a.)'den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir : Ben, Aişe (r.anha)'ya Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gece namazına kalktığı zaman namaza ne ile başlardı? diye sordum. Dedi ki: O, (namaza başlayınca) şu duayı okudu : «Allah'ım! Cibrail, Mikail ve İsrafil'in Rabbi! Göklerin ve yerin yaratıcısı, gizli ve aşikar her şeyin alimi! Kullarının ihtilafa düştükleri din konusunda onlar arasında Sen hükmedersin. İhtilaf konusu edilen hakka iradenle beni hidayet eyle. Şüphesiz sen dosdoğru yola hidayet edersin.» Ravi Abdirrahman bin Ömer demiştir ki: Cebrail kelimesini hemzeli olarak hıfzediniz. Çünkü Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) den böyle rivayet olunmuştur." Diğer tahric: Müslim, Tirmizi, Ebu Davud, Nesai ve İbn-i Hibban da bu hadisi rivayet etmişlerdir
Derece: Hasan
Sunen-i Ibn Mace, 1358 numaralı hadis
Establishing the Prayer and the Sunnah Regarding Them
Aişe (r.anha)'dan. şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yatsı namazından boşaldığı zaman ile şafağın sökeceği zaman arasındaki süre içinde on-bir rek'at namaz kılardı. Bunun her iki rek'atının sonunda selam verirdi. Ve sonundaki bir rekatı tek kılardı. Bütün rek'atlerdekı secdeleri öyle uzatırdı ki henüz başını secdeden kaldırmamış iken biriniz elli ayet okuyabilirdi. Müezzin sabah namazının ezanını bitirince kalkar, hafif iki rek'at kılardı." Not : İsnadının sahih ve ricalinin sıka olduğu Zevaid'de bildirilmiştir. Müslim bu hadisin bir parçasını rivayet etmiştir
Derece: Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 1359 numaralı hadis
Establishing the Prayer and the Sunnah Regarding Them
Aişe (r.anha)'dan; şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) geceleyin on üç rek'at namaz kılardı
Derece: Shadh
Sunen-i Ibn Mace, 1360 numaralı hadis
Establishing the Prayer and the Sunnah Regarding Them
Aişe (r.anha)'6an; şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) geceleyin dokuz rek'at namaz kılardı
Derece: Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 1361 numaralı hadis
Establishing the Prayer and the Sunnah Regarding Them
Amir eş-Şa'bi (r.a.)'den: şöyle demiştir: Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in gece namazını Abdullah bin Abbas ve Abdullah bin Ömer (r.a.)'a sordum. Dediler ki: On üç rek'at kılardı. Bundan sekiz rek'at kılardı. Sonra üç rek'atı vitir olarak kılardı ve iki rek'ati fecirden sonra kılardı
Derece: Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 1362 numaralı hadis
Establishing the Prayer and the Sunnah Regarding Them
Zeyd bin Halid el-Cüheni (r.a.)den: şöyle demiştir: Ben bu gece Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in namazını dikkatle izliyeceğim, dedim. Ve O'nun evinin eşiğinin veya çadırının bir kenarını kendime yastık edindim. Geceleyin Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kalktı. Hafif tuttuğu iki rek'at kıldı. Sonra uzun tuttuğu hem de çok uzun tuttuğu iki rek'at kıldı. Daha sonra iki rek'at kıldı. Bunlar daha önceki rek'atlerden biraz kısaydı. Sonra iki rek'at daha kıldı. Bunlar da bir önceki rek'atlerden biraz kısaydı. Sonra iki rek'at kıldı. Bunlar da kendilerinden önceki iki rek'atten biraz kısaydı. Sonra iki rekat daha kıldı. Daha sonra bir rek'ati tek olarak kıldı. İşte hepsi onüç rek'attir. Diğer tahric: Malik, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, Nesai ve Beyhaki de rivayet etmişlerdir
Derece: Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 1363 numaralı hadis
Establishing the Prayer and the Sunnah Regarding Them
(Abdullah) İbn-İ Abbas (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre kendisi teyzesi olan Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in muhterem eşlerinden Meymune (r.anha)'nın odasında bir gece yatmış ve şoyle demiştir : Ben yastığın genişliği istikametinde uzandım. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ve eşi, yastığın uzunluğu istikametinde uzandılar. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) uyudu. Gece yarısı veya biraz önce yahut biraz sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) uyandı ve elini yüzüne sürerek uykuyu kaçırdıktan sonra Al-i İmran suresinin sonundaki on ayeti okudu. Sonra asılı olan bir su kırbasına doğru giderek ondan güzelce abdest aldı ve namaz kılmaya başladı. Abdullah bin Abbas (r.a.) demiştir ki: Ben de kalktım ve Onun yaptığının mislini (gibisini) yaptım. Sonra gidip Onun (sol) tarafında namaza durdum. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sağ elini başıma koydu ve sağ kulağımı tutup bükmeye başladı. İki rekat namaz kıldı, sonra iki rek'at kıldı, sonra iki rek'at kıldı, sonra iki rek'at kıldı, sonra iki rek'at kıldı, sonra iki rek'at kıldı sonra tek rek'at olarak vitir kıldı. Sonra müezzin Ona gelinceye kadar uzandı. (Müezzin gelince) hafif iki rek'at kılarak sabah namazına çıktı." Diğer tahric: Bu hadisi Malik ve Kütüb-i Sitte sahipleri ile Beyhaki de rivayet etmişlerdir
Derece: Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 1364 numaralı hadis
Establishing the Prayer and the Sunnah Regarding Them
Amr bin Abese (r.a.)'den; şöyle demiştir: Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek: Ya Resulallah! Kim seninle beraber müslüman oldu? diye sordum. Buyurdu ki; «Bir hür ve bir köle.» Ben: Allah katında bir saattan daha makbul başka bir saat var mıdır? diye sordum. Buyurdu ki: «Evet. En makbul vakit, gecenin son yarısıdır.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Ravi Abdurrahman bin el-Beylemani'nin sahabilerden sirf ve Yezid bin Talak müstesna herhangi bir zat'tan hadis işittiğinin bilinmediği söylenmiştir. İbn-i Hibban: 0, mürselleri rivayet eder, demiştir. Bu hadis zevaid türündendir. AÇIKLAMA 1366’da
Derece: Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 1365 numaralı hadis
Establishing the Prayer and the Sunnah Regarding Them
Aişe (r.anha)'dan, şiiyle demiştir : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gecenin evvelinde uyurdu ve sonunu ibadetle ihya ederdi. Not: .Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun isnadı sahih ve ricali sika zatlardır. Ebu İshak, son zamanlarında senedleri karıştırmış ise de İsrail bu halinden önce kendisinden rivayet etmiştir. Buhari ve Müslim de bir tarikten Onun rivayetlerini almışlardır. Bu hadis zevaid türündendir. AÇIKLAMA 1366’da
Derece: Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 1366 numaralı hadis
Establishing the Prayer and the Sunnah Regarding Them
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şüyle buyurdu. demiştir : «Gecenin üçte biri kalınca her gece Rabbimiz Tebareke ve Teala keyfiyeti bizce meçhul bir durumda (birinci göğe) inerek şafak sökünceye kadar buyurur ki: Kim ben'den bir şey istiyor ki ben ona vereyim? Kim bana dua ediyor ki onun duasına icabet edeyim? Kim ben'den mağfiret diliyor ki ona mağfiret edeyim?» Diğer tahric: Buharî, teheccüd, tevhîd; Müslim, müsafirîn; Tirmizî, salat, da'vat; Ebu Davud, salatu tatavvu, sunne; Darimî, salat; Muvatta\ Kur'an; Ahmed b. Hanbel, II, 264, 267, 282, 410, 487, 504. AÇIKLAMA (1364, 1365 ve 1366): Amr (r.a.)'ın hadisi zevaid türündendir. Müslümanlığı ilk kabul eden hür ile Ebu Bekir (r.a.) kasdedilmiş, Köle'den maksat da Bilal-i Habeşi (r.a.)'dır. ' Hadisin: «Gecenin tam ortası..." mealindeki ifadesinden maksadın gecenin son yarısı olduğu Sindi'de belirtildiği için tercemede buna işaret edilmiştir. Şu halde hadis, en faziletli olan gecenin son yarısının başlangıcı olan gecenin ortasını bildirmiştir. Bu hadisteki: "Allah'a en yakın saat...'' tabirinden maksad, sevabı en çok ve en makbul zamandır. Çünkü Allah Teala'ya maddi anlamda yakınlık ve uzaklık söz konusu değildir. Bununla beraber ehli sünnet ve'l-cemaa'nın da görüşü olan şu esas ta göz önünde bulundurulmalıdır ki; Lafzen bahsedilen bir yakınlık söz konusudur ve bu yakınlık kabul edilir ama nasıl olduğu konusunda fazla yorum yapılmaz. Aişe (r.anha)'nın hadisi zevaid türünden sayılmıştır. Halbuki Kütüb-i Sitte'nin tümünde Aişe (r.anha)'nın buna benzer hadisi vardır. Buhari'deki Aişe (r.anha)'nın hadisi şöyledir: Aişe (r.anha)'dan Reslilullah (s.a.v.)'in gece namazının nasıl olduğu sorulmuş ve kendisi şöyle cevap vermiştir: Resululah (s.a.v.) gecenin evvelinde uyurdu, sonunda da kalkıp namaz kılardı. Sonra yatağına dönerdi. Müezzin sabah ezanını okuyunca (yatağından) sıçrardı. Şayet kendisinin bir ihtiyacı olursa guslederdi. Yoksa abdest (alıp (namaza) çıkardı." Ebu Hüreyre (r.a.)'in hadisi Kütüb-i Sitte'nin tümünde rivayet edilmiştir. Bu hadiste Allah Teala'nın her gece dünyaya en yakın olan birinci goge indiği bildirilmiştir. Mekandan münezzeh olan Allah Teala'nın inişinden maksadın ne olduğu hususunda alimler arasında ihtilaf vardır. EI-Menhel yazarı bu hususta geniş izahat vermiş olup, özetle şöyle demiştir ; "Bu hadis, müteşabih sıfatlara ait hadislerdendir. Bu gibi hadislerin yorumu hakkında selef ve halef alimlerinin meşhur iki görüşü vardır. Müctehid dört imam'ırı , Zühri, Evzai, İbnü'l-Mübarek, Mekhul, Süfyan-ı Sevri, İbn-i Uyeyne el-Leys bin Sa'd ve iki Hammad'ın dahil bulunduğu selefin cumlıuru. bu gibi hadislerin yorumu hakkında şöyle demişlerdir. Allah Teala'nın sıfatlarına ait olup, zahirine göre Allah Teala'nın başka şeylere benzetildiği görülen hadislerin yorumunda açık ve selametli yol, bu hadisleri zahirine göre bırakıp icmalen buna inanmak ve Allah Teala'yı benzetmekten ve keyfiyetten tenzih etmektir. Çünkü: «Hiç bir şey O'na benzemez. O, işiticidir, görücüdür.» [Şura 11] ayeti, Allah Teala'nın hiç bir şeye benzemedigini bildirmiştir. Bu mezheb, bizim de benimsediğimiz en salim mezhebtir. Halef'in cumhuruna gelince; Onlar müteşabih ayetleri ve hadisleri Allah Teala'nın şanına layık bir takım yorumlarla yorumlamışlardır. Çünkü Allah Teala'nın cisim olmak, hareket etmek, durmak, yön taşımak, inmek, bir yerde durmak ve benzeri durumlardan münezzeh ve pak olduğu kat'i delillerle sabittir. Bunlar bu hadisteki inişi Allah'ın bizzat inişi değil, görevli meleğinin inişi olarak yorumlarlar. Arap dilinde bu tür ifadeler kullanılır. Mesela devlet başkanının emriyle görevli memurları bir şey yaptıkları zaman: Devlet başkanı yaptı denilir. Şöyle de yorumlanmıştır: Allah'ın inişiyle Onun kullarına yönelmesi hepsine rahmet etmesi ve tümüne ikramda bulunup dualarını ve mazeretIerini kabul buyurması kastedilmiştir. Ayni'nin Buhari'nin şerhinde naklen beyan ettiğine göre bazı alimler; Allah'ın inişiyle Onun tenezzül buyurması kastedilmiş, demişlerdir. Yani Allah'ın azametine bakılırsa hakir ve fakir olan Kulların yakarış ve yalvarışlarına iltifat etmemesi beklenir. Lakin Allah lütfunu esirgemeyip tenezzülen kullarına iyilik eder. Müslim'in İmam-ı Malik'ten olan rivayetindeki: «Rabbimiz tenezzül buyurur» ifadesi bu yorumu te'yid eder. Çünkü tenezzül, manevi nüzul anlamına gelir. Hatta ilk akla gelen mana budur. Ebu Bekir bin Furek'in bazı güvenilir ravilerden nakline göre hadisteki fiil,yunzilu.olarak zaptedilmiştir. Fiil böyle okununca cümlenin manası: «Rabbimiz Tebareke ve Teala birinci göğe melek indirir.» şeklinde olur. EI-Menhel yazarı, yukarıdaki bilgileri verdikten sonra şöyle der: Bu konuda uymaya ve kabule şayan en selametli yorum selef mezhebinin yorumudur. Beyhaki bu konudaki mezhebIeri naklettikten sonra: En selametli mezhep, keyfiyetinden (nasıl olduğundan) bahsetmeden ve kastedilen manayı araştırmadan buna inanmaktır. Ancak Peygamber (s.a.v.) tarafından bir açıklayıcı bilgi sabit olursa ona dönülür. Nitekim alimler, bu tür hadislerin belirli bir şekilde yorumlanmasının zorunlu olmadığı bususunda ittifak etmişlerdir. Şu halde en salim yol, bunun ilmini Allah'a havale etmektir, demiştir . EI-Menhel yazarı daha sonra bu konudaki mezhebIerin görüşlerini açıklayıcı mahiyetteki Nevevi'nin Müslim'in şerhindeki beyanını nakleder. Bu beyan, yukardaki açıklamanın bir benzeri olduğu için bunu aktarmaya gerek görmÜyorum. EI-Mirkat şerhinin yazarı, Nevevi'nin söz konusu beyanını zikrettikten sonra şöyle der: "Nevevi'nin bu beyanı ile Ebu İshak-ı Şirazi, İmamu'l-Haremeyn, Gazali ve başka bir çok imarnın beyanından anlaşılıyor ki bu hususta selef mezhebi ile halef mezhebi mensupları Kitap ve Sünnet'te varid olan müteşabih cümlelarin zahirine göre manalandırılmamas! hususunda ittifak halindedirler. Allah hakkında Kitap ve Sünnet'te varid olan gelmek, inmek, el, yüz, öfke, acımak, arş'ta oturmak,. gökte olmak gibi sözlerin zahiri manasının, Allah hakkında aklen imkansız olduğu kat'idir. Bunların zahiri manalarına inanan kimselerin İslam'dan çıktığı hususunda icma' vardır. Bu sözlerı zahiri manaya hamletmek mümkün olmayınca selef ve halef alimleri, bunları te'vil etmek zorunda kalmışlardır. Selef ve halef alimleri, bu husüsta müttefik olmakla beraber, yorumlama şeklinde ihtilaf etmişlerdir. Selef alimlerinin ekserisinin mezhebine göre bu sözleri, zahiri manasından döndürmek zorunludur. Ama bunları hiç bir mana ile yorumIamamak ve Allah Teala'nın şanına layık kemal sıfatlarının haiz olduğuna ve her tür noksanlıklardan nezih ve pak olduğuna itikad edilir. Bu görüş, icmali bir yorum mahiyetini arzeder. Halef alimlerinin ekserisi ise bu sözleri Allah'ın şanına layık bir şekilde yorumlamak yolunu tutmuşlardır. Bu yol, tafsili bir yorum mahiyetini arzeder ..... HADİSİN FIKIH YÖNÜ : 1- Gece namazına kalkmaya teşvik vardır. 2- Gecenin üçte ikisi geçtikten sonra ibadet etmek daha faziletlidir. 3- Gece ibadetine kalkıldığında dua etmek, dileklerde bulunmak ve istiğfar etmek arzulanır. BUHARİ RİVAYETİ VE İZAH İÇİN BURAYA TIKLAYIN. MÜSLİM RİVAYETİ VE İZAH İÇİN BURAYA TIKLAYIN EBU DAVUD RİVAYETİ VE İZAH İÇİN BURAYA TIKLAYIN
Derece: Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 1367 numaralı hadis
Establishing the Prayer and the Sunnah Regarding Them
Rıfaa el-Cüheni (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «Allah Teala, gecenin yarısı veya üçte ikisi gidinceye kadar talepte bulunmaz. Bu sürenin bitiminden fecir doğuncaya kadar şöyle buyurur: Sakın benim kullarım benden başkasından bir istekte bulunmasınlar. Kim bana dua ederse Ona icabet ederim. Kim benden bir hacet isterse ona veririm. Kim günahının mağfiretini benden dilerse ona mağfiret ederim.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedindeki Muhammed bin Mus'ab zayıftır. Salih bin Muhammed: Onun Evzai'den olan bütün hadisleri matlubtur, demiştir
Derece: Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 1368 numaralı hadis
Establishing the Prayer and the Sunnah Regarding Them
Ebu Mes'ud (Ukbe bin Amr el-Ensari el-Bedri) (r.a.)'den rivayet edildiğine göre. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu. demiştir : «Bakara süresinin son iki ayetini bir gecede kim okursa bu ayetler ona kafidir.- Ravi Hafs'ın kendi rivayetinde dediğine göre, ravi Abdurrahman şöyle demiştir: Ben bilahere Ebu Mes'ud (r.a.)'e (Kabe'yi) tavaf ederken rastladım da bana bu hadisi anlattı. AÇIKLAMA 1369’da
Derece: Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 1369 numaralı hadis
Establishing the Prayer and the Sunnah Regarding Them
Ebu Mes'ud (Ukbe bin Amr el-Ensari el-Bedri) (r.a.)'den rivayet edildiğine göre, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu demiştir : «Kim bir gecede Bakara suresinin sonundaki iki ayeti okursa, o ayetler ona kafidir.»
Derece: Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 1370 numaralı hadis
Establishing the Prayer and the Sunnah Regarding Them
Aişe (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «Biriniz (namazda) uykusu geldiği zaman (namaza ara verip) kendisinden uyku hali gidinceye kadar uyusun. Çünkü uykusu geldiği halde namaz kıldığı zaman ne söylediğini bilemez. İstiğfar etmek isterken kendisine sövmesi umulur.»
Derece: Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 1371 numaralı hadis
Establishing the Prayer and the Sunnah Regarding Them
Enes bin Malik (r.a.)'den; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bir gün) mescid'e girmiş de İki sütün arasına gerilmiş bir ip görmüş ve: «Bu ip nedir?» diye sormuş. (Orada bulunanlar) demişler ki: Bu ip, (Efendimizin muhterem zevcelerinden) Zeynep (r.anha)'ya aittir. Burada namaz kılar. Ayakta yorulduğu zaman bu ipe tutunur. Bunun üzerine Nebiimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «İpi çözünüz, ipi çözünüz. Biriniz hafif ve kuvvetli olduğu müddetçe namaz kılsın. Yorulunca otursun.» buyurmuştur
Derece: Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 1372 numaralı hadis
Establishing the Prayer and the Sunnah Regarding Them
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellent) şöyle buyurdu demiştir : «Biriniz gece namazına kalktığı zaman (uyku basması nedeniyle okuduğu) Kur'an onun dilinden anlaşılmaz olup ne dediğini bilmez ise (namaza ara verip) yatsın.» Diğer tahric: Müslim, Tirmizi, Ebu Davud ve Beyhaki de bunu rivayet etmişlerdir
Derece: Sahih