Sunen-i Ibn Mace, 2859 numaralı hadis
The Chapters on Jihad
Ebû Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Kim bana itaat ederse şüphesiz Allah'a itaat etmiş olur ve kim bana isyan ederse şüphesiz Allah'a isyan etmiş olur. Her kim imâma (devlet reisine) itaat ederse şüphesiz bana itaat etmiş olur. Her kim isyan ederse şüphesiz bana İsyan etmiştir.»
Derece: Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 2860 numaralı hadis
The Chapters on Jihad
Enes bin Mâlik (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «(Ey mu'minler! Valilerinizin ve kumandanlarınızın emirlerini) dinleyiniz ve (onlara) itaat ediniz; üzerinize tâyin edilen vali (veya âmir) başı kuru üzüm gibi saçlı, siyah bir köle olsa bile.»
Derece: Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 2861 numaralı hadis
The Chapters on Jihad
Ümmü'l-Husayn (el-Ahmesiyye) (r.anha)'dan; Şöyle demiştir: Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den şöyle buyururken işittim; «Eğer üzerinize habeşî ve burunu, kulağı kesik bir köle emir tâyin edilse, o sizi Allah'ın Kitabı ile sevk ve idare ettiği sürece siz onun emirlerini dinleyiniz ve (ona) itaat ediniz.»
Derece: Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 2862 numaralı hadis
The Chapters on Jihad
Ebû Zerr(-i Ğifârî) (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Kendisi er-Rebeze'ye vardı. O sırada namaz için ikâmet ediliyor ve bir köle (cemaata) namaz kıldırmaya hazırlanıyordu. Bu (gelen zât) Ebû Zer'dir denilince köle (Ebû Zer' namaz kıldırsın diye) geri çekilmeye başladı. Bunun üzerine Ebû Zer' (r.a.) şöyle dedi: İmâm (burnu ve kulağı gibi) etrafı kesik habeşi bir köle bile Olsa onun emirlerini dinlememi ve ona itaat etmemi, dostum (Nebi) (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana tavsiye buyurmuştur
Derece: Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 2863 numaralı hadis
The Chapters on Jihad
Ebû Saîd-İ Hudrî (r.a.)'den Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Alkame bin Mücezziz (r.a.)'ı bir müfrezenin başında (savaşa) gönderdi. Ben de o müfrezede idim. Kumandan savaşın başına vardığı veya yolculuk ettiği sıralarda askerlerden bir grub (ayrı gitmek için) kumandandan izin istedi. Kumandan da onlara izin vererek başlarına Abdullah bin Huzâfe bin Kays es-Sehmî (r.a.)'ı kumandan tâyin etti. Ben de bu kumandanla beraber savaşa gidenler arasında idim. Abdullah bin Huzafe (beraberindeki grub ile) yolun bir yerinde (konaklamış) olduğu sırada mücâhidler ısınmak veya üzerinde bir yemek yapmak için muazzam bir ateş yaktılar. (Kumandanımız) Abdullah — Kendisinde şaka etme huyu vardı —: (Ey asker)! Sizin üzerinizde benim emirlerimi dinlemek ve bana itaat etmek hakkı yok mu? diye sordu. Mücâhidler: Evet (var), dediler. Kumandan: Şu halde ben size neyi emredersem behemehal yapacaksınız (değil mi?) dedi. Mücâhidler: Evet, dediler. Kumandan : Şu halde ben size şu (alev alev yanan) ateşe atılmanızı emrediyorum, dedi. Bunun üzerine mücâhidlerin bâzısı ayağa kalkarak ateşe atılmaya hazırlandılar. Kumandan bunların kendilerini cidden ateşe atacakları kanâatına varınca (onlara): Kendinizi tutunuz (yâni ateşe atılmayınız). Çünkü ben sizlerle şaka ettim, dedi. Ebû Saîd-i Hudrî demiştir ki: Sonra biz (savaştan dönüp Medine'ye* gelince mücâhidler bu durumu Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e anlattılar. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: «Onlar (yâni başınızdakiler) den kim size Allah'a isyan etmeyi emrederse sakın (o hususta) o kimseye itaat etmeyiniz.» Not: Bunun senedinin sahih olduğu, Zevaid'de bildirilmiştir
Derece: Hasan
Sunen-i Ibn Mace, 2864 numaralı hadis
The Chapters on Jihad
(Abdullah) bin Ömer (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: « Müslüman kişinin bir günah işlemekle emrolunması durumu dışında hoşlandığı veya hoşlanmadığı hususlarda (müslüman âmirlerinin emirlerine) itaat etmesi vâcibtir. Bir günah işlemekle emrolunduğu zaman (hiçbir âmiri) dinlemek ve itaat etmek yoktur.»
Derece: Sahih Isnaad
Sunen-i Ibn Mace, 2865 numaralı hadis
The Chapters on Jihad
Abdullah bin Mes'ûd (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bize): «Benden sonra sünneti (yâni yolumu) söndüren, bid'at ile amel eden ve namazları vakitlerinden geciktiren bir takım adamlar sizlerin işlerinizi tedvir edecekler (yâni başınıza geçecekler) dir,» buyurdu. Bunun üzerine ben: Ya Resulallah eğer ben onların zamanına ulaşırsam nasıl yapayım? diye sordum. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bana): «Yâ İbn-i Abdi Üm! Sen bana nasıl yapacağını soruyorsun? Allah'a isyan eden kimseye itaat etmek yoktur,» buyurdu
Derece: Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 2866 numaralı hadis
The Chapters on Jihad
Ubade bin es-Samıt (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Biz Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e şöyle biat ettik: Zor ve kolay hallerimizde, neş'eli ve kederli zamanlarımızda ve başkalarının biz (Ensariler)e tercih edilmesi durumunda (bile Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) tarafından verilecek) emirleri dinlemek vo itaat etmek, ehil emir'e karşı emirlik konusunda nidalaşmamak ve nenle olursak hakkı söyleyip Allah uğrunda hiçbir kıııayanın kınamasından korkmamak (yâni bu korkuyla hakkı bırakmamak) üzere. (Fakat emirin açık küfrünü görüp, küfrü hakkında Allah'ın kitab'ından elinizde kuvvetli deliliniz olursa o takdirde emirliği konusunda nida edersiniz)
Derece: Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 2867 numaralı hadis
The Chapters on Jihad
Avf bin Mâlik el-Eşcaî (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Biz yedi veya sekiz ya da dokuz kişi olarak Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanında idik. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bize): Allah'ın Resulüne bîat ediniz, buyurdu. Bunun üzerine biz ellerimizi (Ona) uzattık. Bu arada bir konuşmacı: Yâ Resûlallah! Biz şüphesiz size bîat etmiştik. Şimdi sana ne üzerine biat ediyoruz, diye sordu? Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : Allah'a kulluk etmeniz, O'na hiçbir şeyi ortak koşmamanız, beş vakit namazı (usûl ve âdabına uygun olarak) dosdoğru edâ etmeniz, (başınızdaki müslüman âmirlerinizin meşru) emirlerini dinlemeniz, (onlara) itaat etmeniz —Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu arada bir kelimeyi gizli söyledi — ve insanlardan hiçbir şey istememeniz üzerine, diye cevab verdi. Avf (r.a.) demiş kî: And olsun sonra ben o cemaatın bâzısını kamçısı (elinden yere) düşüyor da yerden kaldırıp kendisine verilmesini hiç kimseden istemiyor gördüm
Derece: Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 2868 numaralı hadis
The Chapters on Jihad
Enes bin Mâlik (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Biz Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e emirlerini dinlemek ve itaat etmek üzere biat ettik. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bize acıyarak): «Gücünüz yettiği kadar,» buyurdu
Derece: Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 2869 numaralı hadis
The Chapters on Jihad
Câbir (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Bir köle gelip hicret etmek üzere Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e biat etti. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onun köle olduğunu bilmiyordu. Sonra kölenin efendisi gelip onu istedi. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), efendisine: Bu köleyi bana sat, buyurdu ve onu iki siyah köle karşılığında satın aldı. Bu olaydan sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (biat için gelen) herhangi bir kimseye köle olup olmadığını sormadıkça onun biatim kabul etmedi
Derece: Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 2870 numaralı hadis
The Chapters on Jihad
Ebû Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Üç kişi vardır ki kıyamet günü Allah onlarla konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temize çıkarmayacaktır. Onlar için elim bir azab da vardır: (birincisi) çölde ihtiyacından fazla suyu bulunup da yolcudan esirgeyen adamdır. (îkincisi) ikindiden sonra bir kimseye bir mal satıp bu malı şu ve bu fiyatla aldığına dair Allah'a yemin eden, müşteri de (bu yemin üzerine) kendisine inanan, halbuki yemininde yalancı olan (satıcı) adamdır. (Üçüncüsü) de o adamdır ki, imâm (yâni devlet başkanınla sırf dünyalık için biat eder. İmâm ona dünyalıktan verirse o adam biatinin gereğini îfâ eder (yâni itaat eder). Ona dünyalık vermezse o adam biatinin gereğini îfâ etmez (yâni isyan eder).»
Derece: Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 2871 numaralı hadis
The Chapters on Jihad
Ebû Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: (Devlet yetkilileri toplumu idare ettiği gibi) İsrail oğullarını peygamberleri idare ederdi. Her ne zaman bir peygamber gider (ölür)se, onun yerine başka bir peygamber geçerdi. Benden sonra şüphesiz içinizde hiç bir peygamber olmayacaktır. Sahâbîler: Şu halde (senden sonra) ne olabilir? diye sordular. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): (Benden sonra) halîfeler olur ve sayıları çoğalabilir, buyurdu. Sahâbîler: (Yâ Resûlallah)! Halîfelerin sayısı taaddüd edince nasıl yapacağız? diye sordular. Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : Birinciye ettiğiniz biate bağlı kalınız (Çünkü ilk biat sahihtir) ve üzerinizdeki (emri dinleme ve itaat etme) hakkı ödeyiniz. Onlara da Allah (Azze ve Celle) riâyet etmeleri gerekli haklarınızı soracaktır
Derece: Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 2872 numaralı hadis
The Chapters on Jihad
Abdullah (bin Mes'ûd) (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: Ahdîni bozan her kişi için kıyamet günü (halk arasında teşhir edilmek üzere) bir alâmet dikilir ve: Bu alâmet falan kişinin ahdini bozması (nın cezası) dır, denilir
Derece: Sahih Mutawatir
Sunen-i Ibn Mace, 2873 numaralı hadis
The Chapters on Jihad
Ebû Saîd-i Hudrî (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demi§tir: «Bilmiş olunuz ki ahdini bozan her kişi için ahdini bozduğu oranda kıyamet günü (halk arasında teşhir edilmek üzere) bir alâmet dikilir.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bu hadisin senedinde bulunan All bin Zeyd bin Ced'an zayıftır
Derece: Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 2874 numaralı hadis
The Chapters on Jihad
Ümeyme bint-i Rukayka (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: Ben birkaç kadın içinde Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına varıp O'na biat ettik. Peygamber bize (acıması nedeniyle); «Gücünüz yettiği ve takat getirebildiğiniz kadar. Şüphesiz ben kadınlarla tokalaşmam,» buyurdu
Derece: Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 2875 numaralı hadis
The Chapters on Jihad
Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve SeUem)'in zevcesi Âiçe (r.anhaâ)'dan; Şöyle demiştir: îmân eden kadınlar (Fetih'ten önce Mekke'den Medine-i Münevvere'ye) Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına hicret ettikleri zaman Allah'ın; "Ey Nebî! İmân eden kadınlar sana biat etmek üzere yanına geldikleri zaman..., âyeti ile imtihan (yâni biat) edilirlerdi. Âişe (r.anha) demiş ki: İmân eden kadınlardan bu âyet'i ikrar (yâni âyetteki ahidleri kabul) edenler imtihanı ikrar (yâni şer'i bîat) etmiş olurlardı. Kadınlar bu (âyetteki) ahidleri sözleriyle ikrar ve kabul edince Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onlara: Gidiniz. Ben sizlerle bîatleştim (yâni biatiniz tamamlandı), buyururdu. Hayır. Allah'a yemin ederim ki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in, (mübarek) eli hiç bir (yabancı) kadının eline kat'iyyen temas etmedi. O, kadınlarla sadece konuşmak suretiyle bîatleşirdi. Âişe demiş ki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Allah'ın kendisine emrettiği ahidlerden başka hiç bir şey hakkında kadınlar dan söz almadı. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in eli hiç bir kadının eline kat'iyyen temas etmedi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bîat için) kadınlardan söz aldığı zaman onlara sözlü olarak: Ben sizlerle bîatleştim, buyururdu
Derece: Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 2876 numaralı hadis
The Chapters on Jihad
Ebû Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: Kim önüne geçilmekten emin olmadığı (yâni yarışmayı kazanacağını kesinlikle bilmediği) halde bir atı (yarışacak) iki atın arasına koyar (ve böylece üç at arasında koşu yarışması yapılır) sa bu ödüllü yarışma kumar değildir. Kim de önüne geçilmekten emin olduğu (yâni yarışmayı kazanacağını kesinlikle bildiği) halde bir atı (yarışacak) iki at arasına koyar (ve böylece üç at arasında koşu yarışması yapılır) sa bu ödüllü yarışma kumardır
Derece: Daif
Sunen-i Ibn Mace, 2877 numaralı hadis
The Chapters on Jihad
(Abdullah) bin Ömer (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bâzı atları tadmîr etti (yâni idmana çekip zayıflattırdı). Sonra O, tadmîr (idman) edilen atları Hafya'dan Seniyyetu'l-Vedâ'a kadar koşturur (yarıştırır) di. Ve tadmîr (idman) edilmemiş olan atları (da) Seniyyetü'l-Vedâ'dan Benî Züreyka mescidine kadar koşturur (yarıştırır) di
Derece: Sahih
Sunen-i Ibn Mace, 2878 numaralı hadis
The Chapters on Jihad
Ebû Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: Müeabaka ödülü yalnız deve ve at (koşusun) da vardır. (Bir de ok yarışmasında bulunur)
Derece: Sahih