Sahih-i Buhari, 905 numaralı hadis
Friday Prayer
Enes İbn Mâlik (r.a.) şöyle demiştir: "Biz Cum'a namazını biraz erken kılar ve daha sonra kaylule (öğleden sonraki gündüz) uykusuna yatardık. Tekrar:
Imam Buhari · 7.521 hadis
Sahih-i Buhari, 905 numaralı hadis
Friday Prayer
Enes İbn Mâlik (r.a.) şöyle demiştir: "Biz Cum'a namazını biraz erken kılar ve daha sonra kaylule (öğleden sonraki gündüz) uykusuna yatardık. Tekrar:
Sahih-i Buhari, 906 numaralı hadis
Friday Prayer
Enes İbn Mâlik (r.a.), Cum'a namazını kasdederek şöyle demiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem hava çok soğuk olursa namaz'ı vakit girer girmez kılardı. Havanın aşırı sıcak olması durumunda ise namazı kılmak için hararetin geçip serinliğin düşmesini beklerdi." Yunus İbn Bükeyr dedi: Ebu Halde bize bu rivayeti mutlak olarak nakledip Cum'a namazı kaydını zikretmedi: Bişr İbn Sabit dedi: Ebu Halde bize anlattı: "Bir defasında Cum'a İmamı bize namazı kıldırmış ve sonra Enes İbn Mâlik (r.a.)'e, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in öğle namazını nasıl kıldırdığını sormuştu
Sahih-i Buhari, 907 numaralı hadis
Friday Prayer
Ubâde İbn Rufâa'dan nakledilmiştir: "Bir defasında ben Cum'a namazına giderken Ebu Abs arkamdan yetişti ve şunları söyledi: Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in: "Kimin ayakları Allah yolunda tozlanırsa Allah (c.c.) o kişiyi cehenneme haram kılar. buyurduğunu işittim. Tekrar:
Sahih-i Buhari, 908 numaralı hadis
Friday Prayer
Ebu Hureyre (r.a.)'den nakledilmiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu işittim: "Namaz için kamet getirildiğinde namaz'a aceleyle koşarak gelmeyin. Tam bir vakar ve sükunet içinde yürüyerek gelin; yetişebildiğiniz kadarını kılın, yetişemediğiniz kısmı ise daha sonra tamamlayın
Sahih-i Buhari, 909 numaralı hadis
Friday Prayer
Ebu Katâde (r.a.), Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Beni görünceye kadar ayağa kalkmayın ve üzerinizde tam bir vakar ve sükunet olsun
Sahih-i Buhari, 910 numaralı hadis
Friday Prayer
Selmân-ı Fârisî (r.a.) Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: Cum'a günü boy abdesti alıp mümkün olduğu kadar vücudunu iyice temizlemeye çalışan, ardından saçlarını yağlayan veya evinde bulunan güzel kokudan vücuduna süren ve daha sonra mescide gelerek saf olan cemaat'ten iki kişinin arasına girmeden kendisine takdir edilen namazı kılan ve imam'ın okuduğu hutbeyi hiç sesini çıkarmadan can kulağı ile dinleyen herkesin bu Cuma ile diğer Cuma arasındaki günahları bağışlanır
Sahih-i Buhari, 911 numaralı hadis
Friday Prayer
İbn Ömer (r.a.)'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir kimsenin kardeşini kaldırarak onun yerine oturmasını yasaklamıştır." Bu rivayeti nakledenlerden İbn Cüreyc, İbn Ömer'den nakilde bulunan Nâfi'e: "Cuma namazında mı?" diye sorunca ondan: "Hem Cuma namazında hem de diğer namazlarda’’ cevabını almıştır. Tekrar: 6269 ve 6270. Diğer tahric: Tirmizi, edeb; Müslim: selam
Sahih-i Buhari, 912 numaralı hadis
Friday Prayer
Saib İbn Yezîd (r.a.)'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Ebu Bekir ve Ömer (r.a.) dönemlerinde Cum'a ezanı imam minbere çıkıp oturduğunda okunurdu. Fakat Osman (r.a.) halife olduğunda Medine'de İnsanlar çoğalıp nüfus arttığı için Zevrâ denen yerde üçüncü ezanın ek olarak okunmasını kararlaştırdı. Tekrar:
Sahih-i Buhari, 913 numaralı hadis
Friday Prayer
Saib Ibn Yezîd'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Cum'a günü ek olarak üçüncü, ezan okunması uygulamasını başlatan Osman'dır. O dönemde Medine'de nüfus arttığı için Osman (Radiyallahu Anh) böyle bir uygulamayı başlatmak zorunda kalmıştı. Daha önceleri Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in sadece bir müezzini vardı ve Cuma ezanı imam minbere çıkıp oturunca okunurdu
Sahih-i Buhari, 914 numaralı hadis
Friday Prayer
Ebu Ümâme İbn Sehl İbn Hanîfin şöyle dediği nakledilmiştir: "Muâviye İbn Ebu Süfyân (r.a.)'ın minberde iken okunan ezana mukabelede bulunduğunu işittim. Müezzin, Allahu Ekber, Allahu Ekber dediğinde Muâviye de, Allahu Ekber Allahu Ekber diyordu. Müezzin, Eşhedu en la ilahe İllallah, dediğinde Muâviye, ben de, diyordu. Müezzin, Eşhedu enne Muhammeden Resulullah, dediğinde Muâviye aynı şekilde, ben de, diye mukabele ediyordu. Müezzin ezanı bitirince Muâviye cemaat'e şöyle hitap etmişti: "Ey insanlar, ben Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in işte bu minberde iken ezan okunduğunda şu anda benden işitmiş olduğunuz ifadeleri aynen tekrar ettiğini kesinlikle duydum
Sahih-i Buhari, 915 numaralı hadis
Friday Prayer
İbn Şihâb, Saib İbn Yezîd'in kendisine şu bilgiyi haber verdiğini nakletmiştir: "Medine'de mescide gelenlerin sayısı artınca Cum'a günü ikinci ezan okunması talimatını Osman vermişti. Halbuki daha önce Cum'a ezanı imam minbere çıkıp oturunca okunurdu
Sahih-i Buhari, 916 numaralı hadis
Friday Prayer
Saib İbn Yezîd (r.a.) şöyle demiştir: "Cum'a günleri ezan'ın okunma vakti Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Ebu Bekir ve Ömer dönemlerinde imam'ın hutbe için minbere çıkıp oturduğu an idi. Daha sonra Osman halife olunca insanlar çoğaldığı için üçüncü ezan'ın okunması talimatını verdi. Bu ezan da Zevrâ denen yerde okunuyordu. İşte onun bu talimatı daha sonra yerleşik bir uygulama haline geldi
Sahih-i Buhari, 917 numaralı hadis
Friday Prayer
Ebu Hazim İbn Dinar'dan nakledilmiştir: "Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in minberinin hangi ağaç'tan yapıldığı konusunda görüş ayrılığına düşen bir kesim Sehl İbn Sa'd es-Sâidî'ye gelerek minber'in neden yapıldığını sordular. Sehl onlara şu cevabı verdi: "Allah'a yemin ederim ki, ben bu minber'in hangi ağaç'tan yapıldığını, mescid'e konduğu ilk günü ve Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in üzerine oturduğu ilk günü çok iyi biliyorum. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem kölesi marangozlukla meşgul olan bir kadın'a -Sehl bu kadının kim olduğunu söylemişti- haberci göndererek, 'Kölene söyle insanlara hitap ettiğim zaman üzerine oturacağım bir minber yapsın' diye emir buyurmuştu. Kadın da kendisine söylendiği gibi kölesine bu minberi yaptırdı. Köle Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in istediği minberi orman'dan temin ettiği ılgın ağacından yapmış ve getirmişti. Kadın bu minberi daha sonra Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gönderdi ve minber Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in istediği yere kondu, işte ben Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in bu minber üzerinde namaz kıldığını ve yine minber'in üzerinde iken tekbir getirdiğini gördüm. Sonra minber'den inmeden rükû etmişti ve ardından geri geri çekilerek minber'den inmişti. Bu şekilde geriye çekildikten sonra minber'in ilk basamağının dibine secde etmiş ve ardından aynı uygulamayı tekrar etmişti. Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem namaz'ı bitirince insanlara dönerek şöyle buyurdu: "Ey insanlar, ben bu şekilde namaz kıldım ki bana uyasınız ve benim namazımın nasıl olduğunu öğrenesiniz
Sahih-i Buhari, 918 numaralı hadis
Friday Prayer
İbn Enes, Câbir Ibn Abdullah'ın şöyle dediğini bizzat işittiğini anlatmıştır: "Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in hutbe sırasında üzerinde durduğu bir hurma kütüğü vardı. Fakat Resûl-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem için bir minber kurulup artık kütüğe ihtiyaç kalmayınca kütük'ten gebe develerin doğum anındaki iniltilerine benzer sesler duyduk. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem minber'den inip kütüğün üzerine elini koyunca iniltiler kesildi
Sahih-i Buhari, 919 numaralı hadis
Friday Prayer
Salim'den gelen bilgiye göre babasının, Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in üzerinde hutbe îrad ederken: "Kim Cum'a namazına gelirse boy abdesti alsın da öyle gelsin!" diye buyurduğunu işitmiştir
Sahih-i Buhari, 920 numaralı hadis
Friday Prayer
İbn Ömer'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Sizin tıpkı bugün yaptığınız gibi Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ayakta olduğu halde hutbe îrad ederdi. Sonra biraz oturur ve ardından geri kalkardı. Tekrar: 928. Diğer tahric: Tirmizi Cum’a; Nesaî, Cuma
Sahih-i Buhari, 921 numaralı hadis
Friday Prayer
Ebu Saîd el-Hudrî (r.a.)'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir gün minber'in üzerine oturdu ve biz de onun çevresine toplanıp oturduk. Tekrar: 1465, 2842 ve
Sahih-i Buhari, 922 numaralı hadis
Friday Prayer
Esma binti Ebu Bekir şöyle demiştir: "Bir gün Aişe'nin yanına gitmiştim. O sırada ashâb-ı kiram namaz kılıyordu. Ben, niçin bu vakitte namaz kıldıklarını Aişe'ye sorunca başıyla göğe işaret etti. Ben, Olağanüstü bir olay mı var, diye tekrar sorunca evet anlamında başını salladı. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem o kadar uzun bir süre bekledi ki neredeyse bayılacaktım. Yanıbaşımda bir kırba dolusu su vardı. Kırbayı açıp serinlemek maksadıyla başıma biraz su döktüm. Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem namaz'ı bitirdiğinde güneş iyice açılmıştı. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem daha sonra cemaat'e dönüp Allah Teâlâ'ya layık olduğu vechile hamd etti ve ardından: "Emma ba'du (Şimdi asıl konuya gelelim)" dedi. Ben bu sırada gürültü çıkaran ensardan bir kadın'ı susturmakla meşgul olduğum için Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in neler söylediğini kaçırmıştım. Bu yüzden Aişe'ye gidip Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem ne söyledi diye sordum. Bana Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in. şöyle buyurduğunu söyledi: 'Daha önce bana hiç gösterilmeyen ne varsa hepsini işte şu bulunduğum yerde gördüm. Hatta cennet ve cehennemi bile. Bana, sizlerin kabirlerde Mesih-Deccal’in fitnesi (imtihan vesilesi) gibi - veya bu fitneye yakın bir fitneyle karşılaşacağınız vahyedildi. Siz kabirdeyken yanınıza gelecekler ve beni kasdederek: "Şu zât hakkında bildiğiniz şeyler nelerdir?" diye soracaklar. Mu'minler - hadisin ravilerinden Hişâm bunu veya yakın (kesin inanç) sahipleri ifadesiyle de nakletmiştir hemen: "O Allah'ın Resulüdür, O Muhammed'dir. O bize apaçık delilleri (beyyinât) ve hidayeti getirdi. Biz de ona iman ettik, kendisine karşı çıkmadan icabet ettik. Biz ona uyduk ve kendisini tasdik ettik" diyecekler. Bunun üzerine onlara: "Haydi, yaptıklarınızın karşılığını hakkıyla almak üzere huzur içinde uyuyun bakalım! Biz sizin ona iman ettiğinizi zaten biliyorduk " denecek. Buna karşılık münafıklar hadisin ravilerinden Hişâm bunu veya şüphe eden kimseler ifadesiyle de nakletmiştir kendilerine yöneltilen bu soruya şöyle cevap vereceklerdir: "Ne bilelim bizi Bir takım insanlar bir şeyler söylüyorlardı ve biz de aynısını söyledik İşte." Bu hadisin ravilerinden Hişâm İbn Urve şunları söylemiştir: "Hadisi kendisinden naklettiğim Fâtıma Bİntü'l-Münzir bana bu rivayeti çok sağlam bir şekilde ezberlediğini ve bu hadiste münafıklara çok can yakıcı sert ifadelerle cevap ve-rildiğini de söylemişti
Sahih-i Buhari, 923 numaralı hadis
Friday Prayer
Amr İbn Tağlib (r.a.)'den nakledilmiştir: "Bir defasında Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e Bahreyn'den bir miktar mal getirilmişti. Resûl-i Ekrem s.a.v. bu malları insanlara dağıtmış, fakat bazılarına hiçbir şey vermemişti. Daha sonra kendilerine pay vermediği kimselerin ileri geri konuştuklarından haberdar olunca onlara hitap etme ihtiyacı duydu ve Allah'a hamd ve sena ettikten sonra şöyle dedi: "Şimdi asıl konuya gelelim, Allah'a yeminle söylüyorum ki ben bazen birilerine böyle mal veririm, fakat herhangi bir bağışta bulunmadığım ve kendisine mal vermediğim kişileri onlardan daha çok severim. İşte ben bazı insanlara çok sabırsız bir yaratılışta olduklarını ve herhangi bir lütuf olmadığında hemen feryadı bastıklarını bildiğim için böyle ikramda bulunuyorum. Buna karşılık Allah Teâlâ'nm kalplerini hayırla doldurduğu ve gönüllerinde mala karşı tutku bırakmadığı (Allah'tan başka hiç kimseye muhtaç olmama duygusu var ettiği) kimseleri bu özelliklerine ısmarlıyorum. İşte Amr İbn Tağlib bunlar arasındadır." Amr İbn Tağlib şöyle demiştir: "Allah'a yemin ederim ki, Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in bu sözünü kızıl deve sürülerine sahip olmaya (dünyalara) değişmem. Tekrar: 3145 ve
Sahih-i Buhari, 924 numaralı hadis
Friday Prayer
Urve İbn Zübeyr'den nakledildiğine göre Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle demiştir: "Resûl-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir gece yarısı mescide çıkıp namaz kılmaya başladı ve ashab'dan bir kısmı da ona uyarak namaz kıldı. Sabah olduğunda namaz kılan sahâbîler gece olup bitenleri arkadaşlarına anlattılar ve o gece daha fazla kişi mescide toplanıp Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte namaz kıldı. O gecenin sabahında olup bitenleri öğrenen diğer sahâbîler de mescide gelince üçüncü gecede epey cemaat birikmiş oldu. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem yine çıkıp aynı şekilde namazını kılmaya koyuldu. Dördüncü gecede artık mescid tıklım tıklım olduğu için ashabın bir kısmı dışarıda kalmıştı. Bu yüzden Resûlullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ancak sabah namazı için mescide çıkabildi. Sabah namazını bitirince cemaate döndü ve şehadet getirdikten sonra şöyle buyurdu: Esas konuya gelince, sizin bu istek ve arzunuzun bana gizli kaldığını sanmayın. Ancak ben böyle devam ederseniz bu namazın size farz kıhnabileceğinden ve ondan sonra sizin bu namazı kılmakta gevşeklik göstereceğinizden endişe ediyorum