KURAN KATİBİ
← Hadis Külliyatı

Sunen-i Ebu Davud

Ebu Davud · 5.266 hadis

Sunen-i Ebu Davud, 1646 numaralı hadis

Zakat (Kitab Al-Zakat)

Îbnu'l-Firâsî'den rivayet edildiğine göre, el-Firâsî, Resûlullah (s.a.v.)'e: Dileneyimmi, ya Resûlullah? dedi. Peygamber (s.a.v.): "*Hayır, eğer mutlaka bir şey istemen gerekirse, salih kişilerden iste!" buyurdu

Derece: Daif

Sunen-i Ebu Davud, 1647 numaralı hadis

Zakat (Kitab Al-Zakat)

İbnü's Sâidî'den; demiştir ki: Ömer (r.a.) beni zekât toplamak üzere görevlendirdi. İşimi bitirip topladığım zekâtları kendisine teslim edince, bana ücret verilmesini emretti. Bunun üzerine: "Ben bu işi Allah rızası için yaptım, mükâfatım Allah'a aittir" dedim. O şöyle cevap verdi: Sana verileni al, zira ben de Resûlullah (s.a.v.) zamanında (bu işte) çalıştım. Bana ücret verdi ben de söylediğin gibi söyledim. Resûlullah bana: "İstemeden sana bir şey verildiği zaman onu (al) ye ve tasadduk et." buyurdu

Derece: Sahih

Sunen-i Ebu Davud, 1648 numaralı hadis

Zakat (Kitab Al-Zakat)

Abdullah b. Ömer'den rivayet edildiğine göre Resûlullah (s.a.v.) minberde zekâttan, haya edip onu almamaktan ve dilenmekten söz ederken şöyle buyurdu: "Yüksek el, alçak elden daha hayırlıdır. Yüksek el, veren (el), alçak el de dilenen (el)dir." Buhârî, zekât; vesâyâ: Rikâk; Müslim, zekât; Nesaî, zekât; Ahmet b. Hanbel, II, 4, 98, 319; III, 330. Ebu Davud dediki: Bu hadisteki Eyyub'un Nafi'den rivayeti konusunda ihtilaf edilmiştir. Abdulvâris: "Yüksek el, haya edip almayandır" demişse de ravilerin çoğu Hammad b. Zeyd'den, o da Eyyub'dan rivayetine göre: "Yüksek el, veren eldir" Hammad'dan rivayet edenlerden biriside: "haya edip almayandır" demiştir

Derece: Shadh

Sunen-i Ebu Davud, 1649 numaralı hadis

Zakat (Kitab Al-Zakat)

Mâlik b. Nadla'dan; demiştir ki: Resülullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Eller üç kısımdır: Allah'ın Yed-i Ulyâ'sı (zatına mahsus ve sıfatına lâyık Eli), ondan sonra verenin eli ve dilenenin alçak eli, fazla olanı ver ve nefsine yenilme

Derece: Sahih

Sunen-i Ebu Davud, 1650 numaralı hadis

Zakat (Kitab Al-Zakat)

İbn Ebî Râfi, (babası) Ebû Râfi'den rivayet ettiğine göre, Nebi (s.a.v.) Mahzûm oğullarından bir adamı zekât toplamaya gönderdi. O adam Ebu Râfi'e: Bana arkadaş ol ki, ondan pay alasın, dedi. Ebu Râfi'de: Peygamber (S.A.V.)'e gidip sormadıkça (seninle gelmem), dedi ve Peygamber (s.a.v.)'e gidip sordu. Peygamber (s.a.v.): “Kavmin azatlı kölesi onların aile fertlerinden sayılır, bize sadaka helâl değildir" buyurdu

Derece: Sahih

Sunen-i Ebu Davud, 1651 numaralı hadis

Zakat (Kitab Al-Zakat)

Enes (r.a.)'ten rivayet edildiğine göre, Nebi (s.a.v.) sahibi bilinmeyen, yere düşmüş bir hurmaya rast gelirdi de zekât olması korkusundan başka bir şey onu almaktan menetmezdi

Derece: Sahih

Sunen-i Ebu Davud, 1652 numaralı hadis

Zakat (Kitab Al-Zakat)

Enes (r.a.)'den rivayet edildiğine göre, Nebi (s.a.v.) (yerde) bir hurma buldu da: "Zekât olmasından korkmasaydım, onu yerdim" buyurdu. Buhari, buyu', lukata; Müslim, zekât; Ahmed b. Hanbel II, 317; III, 132, 193, 292. Ebû Dâvûd dedi ki: Hişâm bunu Katâde'den böyle rivayet etti

Derece: Sahih

Sunen-i Ebu Davud, 1653 numaralı hadis

Zakat (Kitab Al-Zakat)

İbn Abbas'tan; demiştir ki: Babam, Peygamber (s.a.v.)'in kendisine zekâttan vermiş olduğu deve için beni ona gönderdi

Derece: Sahih

Sunen-i Ebu Davud, 1654 numaralı hadis

Zakat (Kitab Al-Zakat)

İbn Abbâs'tan önceki (1653.) hadisin benzeri rivayet edilmiştir, (ancak Salim, rivayetinde) "develeri değiştirmesi için" ifâdesini eklemiştir

Derece: Sahih

Sunen-i Ebu Davud, 1655 numaralı hadis

Zakat (Kitab Al-Zakat)

Enes (r.a.)'ten rivayet edildiğine göre, Nebi (s.a.v.)'e et getirildi. "Bu nedir?" diye sordu. Berîre'ye -sadaka olarak verilmiş bir şey, diye cevap verdiler. Bunun üzerine Peygamber (s.a.v.): "Bu onun için sadaka, bizim için ise hediyedir", buyurdu

Derece: Sahih

Sunen-i Ebu Davud, 1656 numaralı hadis

Zakat (Kitab Al-Zakat)

Bureyde'den rivayet edildiğine göre, Bir kadın, Resûlullah (s.a.v.)'e geldi ve şöyle dedi. Anneme sadaka olarak bir câriye vermiştim. Annem öldü ve o cariyeyi miras olarak bıraktı. (Acaba durum ne olacak?) Nebi (s.a.v.): "0 sadakanın mükâfatına hak kazandın ve o sana miras olarak geri döndü" buyurdu. Diğer tahric: Müslim, sıyâm; Tirmizî, zekât; Ahmed b. Hanbel V

Derece: Sahih

Sunen-i Ebu Davud, 1657 numaralı hadis

Zakat (Kitab Al-Zakat)

Abdullah (b. Mes'ûd)'dan; demiştir ki: Resûlullah (s.a.v.) zamanında mâûnu, kova ve tencerenin ödünç olarak verilmesi sayardık

Derece: Hasan

Sunen-i Ebu Davud, 1658 numaralı hadis

Zakat (Kitab Al-Zakat)

Ebu Hureyre'den rivayet edildiğine göre, Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Servetinin zekâtını vermeyen hiçbir mal sahibi yoktur ki Allah, kıyamet günü cehennem ateşinde o malı kızdırtmamış olsun ve miktarı sizin saydığınız günlerden elli bin sene olan bir günde Allah, kullarının arasında hükmedinceye kadar- o malla sahibinin yüzü, yanları ve sırtı dağlanmasın. Sonra ya cennet'e ya da cehennem'e (giden) yolu kendisine gösterilir. Zekâtını vermeyen hiç bir koyun sürüsü sahibi yoktur ki, kıyamet günü o koyunlar, olduğundan fazla gelmesin ve sahibi düz ve geniş bir yer'e onların önüne yatırılarak onu boynuzlan ile süsmesin, tırnakları ile çiğnemesinler ki, aralarında ne yamuk boynuzlu ve ne de boynuzsuz yoktur. Miktarı sizin saydığınız günlerden elli bin sene olan bir günde Allah, kullarının arasında hükmedinceye kadar sürünün sonundakiler, onun üzerinden geçtikçe Öndekiler bir daha üzerine gönderilir. Sonra ya cennet'e ya da cehennem'e (giden) yol'u kendisine gösterilir. Zekâtını vermeyen hiç bir deve sahibi yoktur ki kıyamet günü o develer olduğundan fazla gelmesin ve sahibi düz ve geniş bir yer'e onların önüne yatırılarak ayaklarıyla çiğnemesinler. Miktarı sizin saydığımz günlerden elli bin sene olan bir günde Allah, kullarının arasında hükmedinceye kadar sondakiler, onun üzerinden geçtikçe öndekiler bir daha üzerine gönderilir. Sonra ya cennet'e ya da cehennem'e (giden) yol'u kendisine gösterilir

Derece: Sahih

Sunen-i Ebu Davud, 1659 numaralı hadis

Zakat (Kitab Al-Zakat)

Ebû Hureyre Nebi (s.a.v.)'den bir önceki (1658.) hadisin benzerini rivayet etmiştir: (Hadisin senedindeki) Zeyd b. Eslem, deve ile ilgili bölümde "onların hakkını (zekâtını) vermeyen" sözünden sonra, "su başına geldikleri günde sağılmaları haklarındandır" sözünü söyledi

Derece: Sahih

Sunen-i Ebu Davud, 1660 numaralı hadis

Zakat (Kitab Al-Zakat)

Ebû Hureyre (r.a.)'den; demiştir ki: Resûlullah (s.a.v.)'den önceki (1658 deki) kıssanın benzerini işittim. Birisi, Ebû Hureyre'ye; Develerin hakkı nedir? diye sordu. Ebû Hureyre: İyisini verirsin, bol sütlü olanını sütü sağılıp sana geri verilmek üzere verirsin, (bir başkasını) binilip sana iade edilmek üzere verirsin. Erkeğini dişileri aşılayıp sana iade edilmek üzere verirsin, sütlerinden içirirsin, dedi

Derece: Hasan

Sunen-i Ebu Davud, 1661 numaralı hadis

Zakat (Kitab Al-Zakat)

Ubeyd b. Umeyr'den; demiştir ki: Bir adam: Ya Resûlellah! Develerin hakkı nedir? diye sordu. Râvî önceki (1660.) hadisin benzerini zikretti ve buna "develerin kova larını ariyet olarak verirsin" sözünü ekledi. Bu Hadis'i Müslim de zekât bahsinde tahric etti

Derece: Sahih

Sunen-i Ebu Davud, 1662 numaralı hadis

Zakat (Kitab Al-Zakat)

Câbir b. Abdullah'tan rivayet edildiğine göre, Nebi (s.a.v.) ağacından koparılmış her on vesk hurmadan fakirler için mescidde bir salkım asılmasını emretti

Derece: Sahih

Sunen-i Ebu Davud, 1663 numaralı hadis

Zakat (Kitab Al-Zakat)

Ebû Said el-Hudrî (r.a.)'den; demiştir ki: Resûlullah (s.a.v.) ile bir seferde iken bir adam devesinin üzerinde geldi de onu sağa sola çevirmeye başladı. Bunun üzerine Resûlullah (s.a.v.): "Kimin yanında fazla binit varsa onu biniti olmayana versin. Kimin yanında fazla azık varsa onu azığı olmayana versin" buyurdu. Öyle oldu ki hiç birimizin (sahip olduğu) fazla (mal) da hiç bir hakkının olmadığını zannettik

Derece: Sahih

Sunen-i Ebu Davud, 1664 numaralı hadis

Zakat (Kitab Al-Zakat)

îbn Abbas'tan; demiştir ki: "Altın ve gümüşü biriktirenler..." âyeti [Tevbe 33] inince durum müslümânların ağırına gitti. Bunun üzerine Ömer: Ben sizi rahatlatırım, diyerek Resûlullah (s.a.v.)'e gitti ve: Ey Allah'ın Nebisii! Bu âyet ashabının ağırına gitti, dedi. Bunun üzerine Resûlullah (s.a.v.): "Allah zekâtı ancak mallarınızdan kalanı temizlemek için farz kıldı, Mirasları da sizden sonrakilere kalması için farz kıldı" buyurdu. Ömer, tekbîr getirdi sonra Resûlullah (s.a.v.) ona: "Kişinin biriktirdiği en hayırlı şeyi haber vereyim mi? Saliha olan kadın ki, kocası ona baktığı zaman kocasını sevindirir, kocası emrettiği zaman itaat eder, kocası yanında olmadığı zaman onun haklarını korur" buyurdu

Derece: Daif

Sunen-i Ebu Davud, 1665 numaralı hadis

Zakat (Kitab Al-Zakat)

Hüseyin b. Ali (r.a.)'den; demiştir ki: Resulullah (s.a.v.): "At üzerinde gelse bile, dilenenin hakkı vardır." buyurdu. Diğer tahric: Ahmed b. Hanbel, I

Derece: Daif