KURAN KATİBİ
← Hadis Külliyatı

Sunen-i Ebu Davud

Ebu Davud · 5.266 hadis

Sunen-i Ebu Davud, 926 numaralı hadis

Prayer (Kitab Al-Salat)

Câbir b. Abdillah (r.a.)'den; demiştir ki: Nebi (s.a.v.) beni (haber toplamak için) Mustalik oğullarına gönderdi. Geldiğim zaman devesi üzerinde namaz kılıyordu. Ben kendisiyle konuştuğum halde ,o bana eliyle şöyle yaptı. Sonra kendisiyle (tekrar) konuştum. Fakat o eliyle yine şöyle yaptı. Ben kendisini işitiyordum. Okuyor, başı ile işaret ediyordu. Namazı bitirdikten sonra; "Gönderdiğim iş hususun­da ne yaptın? Şüphesiz ki, seninle konuşmama namazda bulunmamdan başka bir engel yoktu" buyurdu. Diğer tahric: Dârimî, salât; Ahmed b. Hanbel, III

Derece: Sahih

Sunen-i Ebu Davud, 927 numaralı hadis

Prayer (Kitab Al-Salat)

Abdullah b. Ömer (r.a.) şöyle demiştir: Resûlullah sallellâhu aleyhi ve sellem (bir gün) namaz kılmak için Kuba'ya gitmiş de namaz kılarken ensar gelip kendisine selâm vermişler. Ben Bilâl'e; Resûlullah (s.a.v.) namazda iken kendisine selâm verdikleri zaman onların selâmlarını nasıl alırdı? diye sordum. "Şöyle yapardı" dedi, avucunu açtı ve (bu hadisi Ebû Dâvû'a nakleden râvi el-Hüseyn b. İsâ; "bana bu hadisi nakleden) Cafer de (Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellemin elinin hareketini bana göstermek için) avucunu açtı (elinin) içini aşağıya dışını da yukarıya getirdi" dedi. Diğer tahric: Tirmizî, salât; Nesâî, selıv; îbn Mâce, ikâme

Derece: Hasan Sahih

Sunen-i Ebu Davud, 928 numaralı hadis

Prayer (Kitab Al-Salat)

Ebû Hureyre (r.a.)'ın rivayetine göre; Nebi (s.a.v.) "Namazda noksanlık yapmak ve selam vermek (caiz) olmaz" buyurmuştur. Ahmed (b. Hanbel) dedi ki: Bana göre (bu hadisin) mânâsı, "Namazda selâm verme sana da selâm verilmesin. Kişi namazını eksik kılar, sonra da namazından şüpheli olarak çıkar" demektir. Diğer tahric: Ahmed b. Hanbel, II

Derece: Sahih

Sunen-i Ebu Davud, 929 numaralı hadis

Prayer (Kitab Al-Salat)

Bize Muhammed b. el-Alâ haber verdi, dedi ki; bize Muâviye b. Hişâm Süfyân'dan, o da Ebû Mâlik'den, o da Ebû Hâzim'den, o da Ebû Hureyre'den nakletti: (Ebû Muâviye) dedi ki: Öyle zannediyorum ki (Ebû Hureyre) bu hadisi (Resul-i Ekrem'e ulaştırarak) refetti. (Rasûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki; "Namazda ve selâm vermede noksanlık yapmak (caîz) olamaz". Ebû Dâvûd dedi ki: "Bu hadisi (bir de) İbn Fudayl (bir önceki (928.) hadisi rivayet eden) İbn Mehdi'nin kelimeleriyle nakletti. Ancak (Resûlullah’a) ulaştırmadı

Derece: Sahih

Sunen-i Ebu Davud, 930 numaralı hadis

Prayer (Kitab Al-Salat)

Muaviye b. el-Hakemi's-Sülemî'den; demiştir ki: Resulüllah (sallallahu aleyhi ve sellem)'le birlikte namaza durmuştum. Cemaatten birisi aksırdı. Ben de, "Yerhamukellahu" (Allah sana rahmet etsin)" dedim. Bunun üzerine cemaat bana dik dik bakmaya başladı. Ben de; vay başıma gelenler, size ne oluyor ki bana böyle bakıyorsunuz? dedim. (Muaviye) dedi ki: Bunun üzerine ellerini uyluklarına vurmaya başladılar. Ben de hemen bunların beni susturmak istediklerini anladım. (Bu hadisin râvilerinden) Osman (b. Ebî Şeybe, hadisin geri kalan kısmını şöyle) nakletti: Ve ben de sustum. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) namazı bitirince: Annem babam ona feda olsun beni ne dövdü ne azarladı ne de bana sövdü. Bir süre sonra dedi ki: "Şu namaz (var ya) onun içinde böyle insan sözünden her hangi birşeyi konuşmak caiz değildir. O namaz sadece tesbih, tekbir ve Kuran okumaktan ibarettir." Yahutta Resûlullah (s.a.v.)'in buyurdu­ğu gibidir. Ben: Yâ Resülallah, biz cahiliyetten yeni kurtulmuş bir topluluğuz. Gerçi Allah İslâmı getirdi. Ama bizden öyle kimseler var kî hâlâ kâhinlere gidiyorlar dedim. (Bunun üzerine:) "Sen gitme" buyurdu. Bizden bazı kimseler de tetayyur ediyorlar, dedim. “Bu onların içlerinden gelen birşeydir. Ama sakın onları yoldan çıkarmasın" buyurdu, ben: Bizden bazı kimseler de çizgi çiziyorlar, dedim. "Nebilerden biri çizgi çizerdi. Her kimin çizgisi (onun çizgisine) uygun düşerse, isabet etmiş olur, buyurdu. (Muâviye) dedi ki: Benim bir cariyem vardı, dedim. Uhud ve Cevâniyye tarafların­da kuzuları güderdi. Bir (gün) çıkıp yanına vardım. Bir de ne göreyim bir kurt kuzulardan birini alıp götürmüş. Ben de ademoğullarından bir adamım. Onlar gibi ben de üzülürüm. Lâkin cariyeye öyle bir tokat vurdum ki... Resûlullah (s.a.v.) bunu bana çok gördü. Ben: Yâ Resûlallah (o halde) cariyeyi azad edeyim mi? dedim. "Sen onu bana getir" buyurdu. Hemen onu (alıp) getirdim. Peygamber (s.a.v.) ona: “Allah nerededir?" diye sordu. (Câriye): -Göktedir, dedi. (Resûl-i Ekrem (s.a.v.): "- Ben kimim?" dedi. Câriye: Sen Allah'ın Nebisisin, cevabını verdi. (Resûl-i Ekrem (s.a.v.): "- Onu âzâd et, çünkü mu'min bir kadındır" buyurdu. Diğer tahric: Müslim, mesâcid; Nesâi, sehv; Ebû Dâvûd, eymân; Dârimî, nuzur; Muvattâ, itki; Ahmed b. Hanbel, II, 291; III, 452; IV, 222, 388, 389; V

Derece: Sahih

Sunen-i Ebu Davud, 931 numaralı hadis

Prayer (Kitab Al-Salat)

Muaviye b. el-Hakem es-Sülemî'den; demiştir ki: Ben Resûlullah'ın yanına gelip İslâmiyetle ilgili bazı şeyler öğrendim. Öğrendiklerimden biri de (Resûlullah sallallahu aleyhi ve seltemîn) bana söylediği şu sözdür: "Aksırdiğında elhamdülillah (Allah'a hamd olsun) de ve bir kimse aksırıp da Allah'a hamd edecek olursa sen de: "Yerhamukullah (Allah sana merhamet etsin)" de." (Muâviye) dedi ki: Ben Resûlullah (s.a.v.)'la beraber namazda iken adamın biri aksırip Allah'a hamd ediverdi. Ben de (hemen) sesimi yük­selterek "yerhamukellahu" dedim. Cemaat gözlerini bana çevirdi. Bu benim ağrıma gitti. Bunun üzerine ben, "Size ne oluyor da bana (böyle) yan gözle bakıyorsunuz?” dedim. (Muaviye) diyor ki; Bunun üzerine "Sübhanellah" demeye başladılar. Resûlullah (s.a.v.) namazı bitirince: "Konuşan kimdi?" buyurdu. (Kendisine:) Şu A'rabi idi diye cevap verdiler. Bunun üzerine Resûlullah (s.a.v.) beni çağırdı ve: "Namaz ancak Kur'an okumaktan, Aziz ve Celil olan Allah'ı zikretmekten ibarettir. (Bir daha) namazda iken durumun böyle (başka birşeyle uğraşma)!" dedi. Resûlullah (s.a.v.)'den daha yumuşak bir muallimi asla görmedim. Diğer tahric: Müslim, mesâcid; Nesâî, sehv; Ebû Dâvûd, eymân; Dârimî, nüzur; Muvatta, ıtk; Ahmed b. Hanbel, II, 291; HI, 452; IV, 222, 388, 389; V

Derece: Daif

Sunen-i Ebu Davud, 932 numaralı hadis

Prayer (Kitab Al-Salat)

Vail b. Hucr'den; Resûlullah (s.a.v.) [ğayril mağdubi aleyhim ve leddaaaalliin] (âyetini) okuduğu zaman, sesini yükseltir ve "âmin" derdi. Diğer tahric: Buhârî, ezan, Tirmizî, mevâkîtü's-salât; Müslim, salât; Muvattâ, nida; Ahmed b. Hanbel, IV

Derece: Sahih

Sunen-i Ebu Davud, 933 numaralı hadis

Prayer (Kitab Al-Salat)

Vâil b. Hucr'dan (rivayet edildiğine göre) kendisi, Resülullah (s.a.v.)'in arkasında namaz kılmış, Resûl-i Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem) (Fâtiha'dan sonra) seslice âmin deyip sağına - soluna selam vermiş. (Vâil b. Hucr), "Hatta ben yanağının beyazlığını bile gördüm" (demiştir)

Derece: Hasan Sahih

Sunen-i Ebu Davud, 934 numaralı hadis

Prayer (Kitab Al-Salat)

Ebü Hureyre'den; demiştir ki: Resûlullah (s.a.v.) "ğayril mağdubi aleyhim veleddaaaalliin'' (âyetin)i okudğu zaman, "âmin" derdi. Hatta (sesini) birinci safta arkasında bulunan kimse de işitirdi. Diğer tahric: İbn Mace, ikâme; Dârımî, salât

Derece: Daif

Sunen-i Ebu Davud, 935 numaralı hadis

Prayer (Kitab Al-Salat)

Ebû Hureyre'den rivayet olunduğuna göre: Nebi (s.a.v.) (şöyle) buyurmuştur: "İmam (ğayril mağdubi aleyhim veleddaaaalliin) dediği zaman, siz de: "Amin" deyiniz. Çünkü kimin âmin demesi, meleklerin âmîn demesi (vakti)ne denk gelecek olursa, geçmiş günahları bağışlanır." Diğer tahric: Buhârî, bedü'I-hafk, ezan; Müslim, salât; Ebû Dâvûd, vitr; Muvatta', nida; Ahmed b. Hanbel, II

Derece: Sahih

Sunen-i Ebu Davud, 936 numaralı hadis

Prayer (Kitab Al-Salat)

Ebû Hureyre (r.a.)' den rivayet edildiğine göre, Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "İmam, âmin dediği zaman, sizde âmin deyiniz. Çünkü kimin amîn demesi, meleklerin âmin demesine denk gelirse, geçmiş günahları bağışlanır.” İbn Şihab dedi ki: Resûlullah (s.a.v.)'de "âmin" derdi. Diğer tahric: Buhârî, bediü'l-halk, ezan; Müslim, salât; Tirmizî, mevâkît; İbn Mâce, İkâme; Ahmed b. Hanbel, II

Derece: Sahih

Sunen-i Ebu Davud, 937 numaralı hadis

Prayer (Kitab Al-Salat)

Bilal (r.a.)'den; demiştir ki: Ya Resûlallah, âmin demek de beni geçme. Diğer tahric: Buhari, ezan

Derece: Daif

Sunen-i Ebu Davud, 938 numaralı hadis

Prayer (Kitab Al-Salat)

Ebû Musbıh el-Makrâî dedi ki: Biz sahâbî olan ve sözlerin en güzelini söyleyen Ebû Zuheyr en-Numeyrî ile beraber otururduk. Bizden birisi dua etti mi; "(Duanı) aminle bitir. Gerçekten âmin, sayfanın üzerine vurulan mühür gibidir" derdi. Ebû Zuheyr dedi ki: "size bundan bahsedeyim mi? Bir gece Resûlullah (s.a.v.)'le birlikte (dışarıya) çıkmıştık. Devamlı ve ısrarla duâ eden bir adamın yanına geldik. Bunun üzerine Nebi (s.a.v.) durup onu dinlemeye başladı ve; "eğer mühürlerse cennetti kazandı" dedi. Cemaatten birisi "ne ile mühürleyecek?" diye sordu. "Âmin"le diye cevap verdi. Bunun üzerine Nebi (s.a.v.)'e soru soran kimse gitti (ve o duâ eden) adama varıp dedi ki, "Ey filân, âminle bitir ve müsterih ol." Bu, Mahmud (b. Halid) (rivayetinin) lâfzıdır. Ebû Dâvûd dedi ki; ei-Makrâl -Himyer'den bir kabile (ismi)dir

Derece: Daif

Sunen-i Ebu Davud, 939 numaralı hadis

Prayer (Kitab Al-Salat)

Ebû Hureyre'den; demiştir ki: Resülullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Tesbih (sübhânallah demek) erkekler için ve el çırpmak da kadınlar içindir" Diğer tahric: Buharî, amel fi's-salat, ezan, sehv; Müslim, ikame; Muvatta, sefer; Ahmed b. Hanbel, II, 261, 317, 376, 432, 440, 473, 479, 492, 507, 529; III, 348, 357; V

Derece: Sahih

Sunen-i Ebu Davud, 940 numaralı hadis

Prayer (Kitab Al-Salat)

Sehl b. Sa'd es-Sâidî (na.)'dan rivayet edilmiştir: Resûlullah (s.a.v.) (bir kere) aralarını düzeltmek için Amr b. Avf oğulları (yurdu) na gitmişti. Namaz vakti geldi müezzin Hz. Bilal (r.a.) Ebû Bekr (r.a.)'e gelip, "Cemaate namazı kıldırır mısın? İkâmet edeyim mi? diye sordu. O da "Evet" dedi ve namaz'a başladı. Resûlullah, cemaat namazda iken teşrif etti. (Safları yara yara birinci) saf'fa kadar vardı. (O'nu gören) cemaat el çırptılar. Ebû Bekr (r.a.) namazını kılarken başını çevirip (hiç bir tarafa) bakmazdı. (Arkasındaki) cemaat el çırpmayı çoğaltınca başını çevirip bakdı ve Resûlullah (s.a.v.)'i gördü. Resûlullah (s.a.v.) "yerinde dur" diye kendisine işaret buyurdu. Ebû Bekr (r.a.) ellerini kaldırıp Resûlullah (s.a.v.)'in kendisine olan bu emrinden dolayı Allah'a hamd-u sena etti. Sonra Ebû Bekr (r.a.), (birinci) saf'fa girinceye kadar geri geri gitti. Resûlullah (s.a.v.) de ileriye geçip namaz'ı kıldırdı. Namazdan çıkınca; "Ey Ebü Bekr, sana emrettiğim zaman seni yerinde kalmaktan alıkoyan sebeb ne idi?" diye sordu. Ebû Bekr de; "îbn Ebî Kuhâfe için Resûlullah (s.a.v.)'in önünde (durup) namaz kılmak uygun olmaz" dedi. (Ondan sonra) Resûlullah sallellahu aleyhi ve sellem (cemaate dönüp); "Size ne oluyor da el çırpmayı bu kadar çoğalttınız? Namazdayken her kim bir olay'ın ortaya çıktığını görürse, "Sübhânellah" desin, sübhânallah dediği zaman (elbette) kendisine (imam tarafından dönüp) bakılacaktır. El çırpmak ise, kadınlara mahsustur” buyurdu. Ebû Dâvûd dedi ki: Bu izin farz namazlardadır. Diğer tahric: Buhari, amel fi’s-salat, sulh; Müslim, salat; Nesai, sehv, Ahmed b. Hanbel, II,241; V

Derece: Sahih

Sunen-i Ebu Davud, 941 numaralı hadis

Prayer (Kitab Al-Salat)

Sehl b. Sa’d demiştir ki: Amr b. Avf oğulları arasın­da bir kavga olmuştu. Bu haber Nebi (s.a.v.)'e ulaştı. Aralarını düzeltmek için öğleden sonra oraya vardı. (Giderken de) Bilâl'e: "İkindi namazına kadar şayet gelemezsem, Ebû Bekr'e söyle, halka namazı kıldırsın" buyurdu. İkindi (vakti) gelince Bilâl (r.a.) ezan okudu. Kâmet etti sonra da Ebû Bekr (r.a.)'e (namazı kıldırmasını) söyledi. Bunun üzerine (Ebû Bekr namaz kıldırmak üzere) öne geçti. (Hadisin) sonunda (şu cümleyi) rivayet etti: "Namazda bir olayla karşılaşırsanız erkekler subhanallah desin, kadınlar da el çırpsın." Diğer tahric: Buhârî, sehv, sulh; amel fıssalat, ezan; Müslim, salât; Nesâî, imame, sehv, kudât; Dârimî, salât; Muvatta, sefer; Ahmed b. Hanbel, V, 330, 322, 333. not: 940 ı okumadıysan önce o'nu oku

Derece: Sahih

Sunen-i Ebu Davud, 942 numaralı hadis

Prayer (Kitab Al-Salat)

İsâ b. Eyyûb'dan; demiştir ki: "El çırpmak kadınlar içindir" sözü(nün anlamı, kadının) sağ elinin iki parmağını sol avucuna vurmasıdır

Derece: Sahih Maqtu

Sunen-i Ebu Davud, 943 numaralı hadis

Prayer (Kitab Al-Salat)

Enes b. Mâlik'den; Nebi (s.a.v.)'in (bazan) namazda işaret ettiği rivayet olunmuştur. Diğer tahric: Dârekutnî, Sünen, II

Derece: Sahih

Sunen-i Ebu Davud, 944 numaralı hadis

Prayer (Kitab Al-Salat)

Ebû Hureyre'den; demiştirki: Resûlullah (s.a.v.), -namazı kastederek- şöyle buyurdu: "Sübhânallah demek erkekler içindir, el çırpmak da kadınlar içindir. Kim namazında anlaşılabilecek bir işarette bulunursa, tekrar o'na geri dönsün." (Bununla namazı kastediyor). Ebû Davud dediki: "kim namazda işaret ederse ona dönsün" kısmı bir vehmden ibarettir. Diğer tahric: Dârekutnî, Sünen, II, 83; Beyhakî, es-Siinenu2l-kübrâ, II, 246, 247, 262; VI

Derece: Daif

Sunen-i Ebu Davud, 945 numaralı hadis

Prayer (Kitab Al-Salat)

Ebû Zer' (r.a.), Nebi (s.a.v.)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Sizden biri namaz'a başladığı zaman küçük çakılları düzeltmesin. Çünkü (bu anda) rahmet kendisine yönelir." Diğer tahric: Nesai, tatbik; sehv; İbn Mace, ikamet; Tirmizi, salat; Ahmed b. Hanbel, V

Derece: Daif