Sunen-i Ebu Davud, 3547 numaralı hadis
Wages (Kitab Al-Ijarah)
Amr b. Şu'ayb'ın babası vasıtasıyla Abdullah b. Amr (r.a)'den rivayet ettiğine göre; Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Bir kadın'ın, kocasının izni olmadan bağışta bulunması caiz değildir." Diğer tahric: Nesai, zekat, umra; İbn Mace, hibat; Ahmed b. Hanbel, II
Derece: Hasan Sahih
Sunen-i Ebu Davud, 3548 numaralı hadis
Wages (Kitab Al-Ijarah)
Ebû Hureyre (r.a), Rasûlullah (s.a.v.)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Umrâ caizdir
Derece: Sahih
Sunen-i Ebu Davud, 3549 numaralı hadis
Wages (Kitab Al-Ijarah)
Velid Hemmâm'dan; Hemmâm Katâde'den, Katâde Hasen'den o da Semure kanalıyla Rasûlullah (s.a.v.)'dan önceki (3548.) hadisin benzerini rivayet etti
Derece: Sahih
Sunen-i Ebu Davud, 3550 numaralı hadis
Wages (Kitab Al-Ijarah)
Câbir (r.a)'den rivayet edildiğine göre, Hz. Nebi (s.a.v.) şöyle buyurdu: " Umrâ, kendisine hibe yapılan kişiye aittir." Ayrıca bu hadis'i Müslim, hibâl; Nesâî, umrâ; Ahmed b. Hanbel, III, 304, 393. te tahric ettiler
Derece: Sahih
Sunen-i Ebu Davud, 3551 numaralı hadis
Wages (Kitab Al-Ijarah)
Câbir (r.a)'den, Rasûlullah (s.a.v.)'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Bir kimseye Ömürlük mülk verilirse o kendisine ve çocuklarına aittir. Çocuklarından adama vâris olanlar, verilen o mülk'e de vâris olurlar. Ayrıca bu hadis'i Nesâî, umrâ da tahric etti
Derece: Sahih
Sunen-i Ebu Davud, 3552 numaralı hadis
Wages (Kitab Al-Ijarah)
Bize Ahmed b. Ebi'l-Havârî haber verdi, bize Velid Evzaî'den naklen haber verdi. Evzaî Zührî'den, Zührî Ebî Seleme ve Urve'den, onlar Câbir'den, Câbir de Hz. Nebi (s.a.v.)'den bu (önceki 3551.) hadisi aynı mana ile rivayet ettiler. Ebû Dâvûd dedi ki: "Leys b. Sa'd, Zührî'den Zührî Ebû Seleme'den, o da Câbir'den böylece rivayet etti
Derece: Daif
Sunen-i Ebu Davud, 3553 numaralı hadis
Wages (Kitab Al-Ijarah)
Câbir b. Abdillah (r.a)'dan, Rasûlullah (s.a.v.)'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Herhangi bir kimseye ve çocuklarına ömürlük bir mal verilse o mal, verilen kimsenindir, verene geri dönmez. Çünkü o, kendisinde miras cereyan eden bir şey vermiştir." Ayrıca bu hadis'i Müslim, hibât; Tirmizî, ahkâm; Nesâî, umrâ; îbn Mâce, hibât; Mâlik, akdıye ; Ahmed b. Hanbel, III, 312,-360, 386, 399. da tahric ettiler
Derece: Sahih
Sunen-i Ebu Davud, 3554 numaralı hadis
Wages (Kitab Al-Ijarah)
Bize Haccâc b. Ebî Ya'kub haber verdi, bize Ya'kub haber verdi, bize Ya'kub'un babası (İbrahim b. Sa'd) Salih'ten, Salih de İbn Şihâb'tan önceki (3553.) hadisi aynı isnad ve aynı mana ile rivayet etti. Ebû Dâvûd dedi ki: Onu, aynı şekilde Ukayl ve Yezid b. Ebî Habîb de îbn Şihâb'dan rivayet ettiler. Evzaî'nin îbn Şihâb'dan rivayetinin lafzında ihtilâf edildi. Mâlik'in hadisinin benzerini Füleyh b. Süleyman da rivayet etti
Derece: Daif
Sunen-i Ebu Davud, 3555 numaralı hadis
Wages (Kitab Al-Ijarah)
Câbir b. AbdiIIah'ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: Rasûlullah (s.a.v.)'in caiz gördüğü umrâ: "Bu senin ve çocuklarınındır" denilerek yapılandır. Fakat: "Yaşadığın müddetçe bu mal senindir" denildiğinde, o mal sahibine döner. Ayrıca bu hadis'i Müslim, hibât ta tahric etti
Derece: Sahih
Sunen-i Ebu Davud, 3556 numaralı hadis
Wages (Kitab Al-Ijarah)
Câbir (r.a)'den rivayet edildiğine göre; Hz. Nebi (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: Rukbâ yapmayınız, umrâ yapmayınız. Her kim'e rukbâ veya umrâ yolu ile bir şey verilirse o vârislerine aittir.” Ayrıca bu hadis'i Nesâî, rukbâ da tahric etti
Derece: Sahih
Sunen-i Ebu Davud, 3557 numaralı hadis
Wages (Kitab Al-Ijarah)
Câbir b. Abdillah (r.a) şöyle demiştir: Ensârdan bir kadına oğlu bir hurma bahçesi vermişti. Kadın öldü. Oğlu: Onu ben hayatı müddetince vermiştim, dedi. Oğlanın kardeşleri de vardı. Onun hakkında Rasûlulah (s.a.v.) şöyle hüküm verdi: "O bahçe, hayatında da ölümünde de kadına aittir." Oğlan: Ben bahçeyi ona sadaka olarak vermiştim, dedi. Rasûlullah (s.a.v.): "Bu (tasadduk) sana daha uzaktır, (sadakadan dönmen, hibeden dönmenden daha uzaktır)." buyurdu
Derece: Daif Isnaad
Sunen-i Ebu Davud, 3558 numaralı hadis
Wages (Kitab Al-Ijarah)
Câbir (r.a)'den, Rasûlullah (s.a.v.)'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Umrâ, ehli için caizdir (mal, kendisine hibe edilen kişiye aittir). Rukbâ, ehli için caizdir." Ayrıca bu hadis'i Tirmizî, ahkâm; İbn Mâce, hibât; Nesâî, umrâ da tahric ettiler
Derece: Sahih
Sunen-i Ebu Davud, 3559 numaralı hadis
Wages (Kitab Al-Ijarah)
Zeyd b. Sabit (r.a), Rasûlullah (s.a.v.)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Kim bir malı umrâ yoluyla (ömürlüğüne) verirse, o hayatında .'a ölümünde de verildiği kişiye aittir. Malınızı rukbâ yoluyla vermeyiniz. Her kim bir malını rukbâ yoluyla verirse o mal kendi yolundadır (mal miras olur)." Ayrıca bu hadis'i Nesâî, umrâ; İbn Mâce, hibât ta tahric ettiler
Derece: Hasan Sahih Isnaad
Sunen-i Ebu Davud, 3560 numaralı hadis
Wages (Kitab Al-Ijarah)
Mücâhid şöyle demiştir: Umrâ: Bir adam'ın başka birisine: "O mal yaşadığım müddetçe sana aittir" demesidir. Adam böyle dediği zaman, mal o şahsın ve vârislerinindir. Rukbâ: Bir insanın: "O (mal) ikimizden sonraya kalanındır" demesidir
Derece: Sahih Isnaad Maqtu
Sunen-i Ebu Davud, 3561 numaralı hadis
Wages (Kitab Al-Ijarah)
Semure (r.a), Rasûlullah (s.a.v.)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: " El, aldığı mal'ı ödeyinceye kadar ondan sorumludur." Sonra Hasen unuttu ve: "O eminindir, kendisine sorumluluk yoktur." dedi. Ayrıca bu hadis'i Tirmizî, buyu'; İbn Mâce, sadakat; Ahmed b. Hanbel, III, 348, V, 8, 12, 13. te tahric ettiler
Derece: Daif
Sunen-i Ebu Davud, 3562 numaralı hadis
Wages (Kitab Al-Ijarah)
Ümeyye b. Safvân b. Ümeyye'nin, babasından (Safvân) rivayet ettiğine göre; Rasûlullah (s.a.v.), Huneyn gününde ondan (Safvân'dan) ariyet olarak zırhlar aldı. Safvân: Bu gasb mı Ya Muhammed?! dedi. Rasûlullah (s.a.v.): "Hayır, aksine telef olduğu takdirde de bedeli ödenmek üzere alınan bir ariyettir" dedi. Ebû Dâvûd dedi ki: "Bu rivayet; Yezid'in Bağdat'taki rivayetidir. Vâsıt'daki rivayetinde ise bundan ayrı bazı değişiklikler yardır.” Ayrıca bu hadis'i Ahmed b. Hanbel, III, 401, VI, 465. te tahric etti
Derece: Sahih
Sunen-i Ebu Davud, 3563 numaralı hadis
Wages (Kitab Al-Ijarah)
Abdullah b. Safvân'ın, ailesinden (bazı) kişilerin rivayet ettiğine göre; Rasûlulah (s.a.v.): "Ya Safvân! Sende silah var mı?" dedi. Safvân: Ariyet olarak mı, gasb olarak mı (istiyorsun)? dedi. Hz. Nebi (s.a.v.): "Hayır ariyet olarak." dedi. Bunun üzerine Safvân, otuzla kırk arası silahı ariyet olarak verdi. Rasûlullah (s.a.v.) Huneyn savaşını yaptı. Müşrikler hezimete uğrayınca, Safvân'ın zırhları toplandı, ama onlardan bazıları kayboldu. Rasûlullah (s.a.v.) Safvân'a: "Biz senin zırhlarından bazılarını kaybettik. Sana bedellerini ödeyelim mi?" dedi. Safvân: Hayır ya Rasûlallah, çünkü bugün kalbimde o gün olmayan şeyler var, dedi. Ebû Dâvûd: "Safvân, zırhları müsiüman olmadan önce ariyet olarak vermişti, sonra müslüman oldu" dedi
Derece: Sahih
Sunen-i Ebu Davud, 3564 numaralı hadis
Wages (Kitab Al-Ijarah)
Bize Müsedded haber verdi, bize Ebu'l-Ahvâs haber verdi, bize Abdü'l-Aziz b. Râfi' Atâ'dan naklen haber verdi, Atâ da Safvân ailesinden olan kişilerden şöyle rivayet etti: Rasûlullah (s.a.v.), ariyet olarak aldı... Râvi Önceki (3563.) hadisin ma'nasını nakletti
Derece: Daif
Sunen-i Ebu Davud, 3565 numaralı hadis
Wages (Kitab Al-Ijarah)
Ebû Ümâme (r.a), Rasûlullah (s.a.v.)'i şöyle buyuyurken işittiğini rivayet etmiştir: “Şüphesiz Allah (c.c) her hak sahibine hakkını vermiştir. Vârise vasiyyet yoktur. Kadın, kocasının izni olmadan evinden hiçbir şey sarf edemez." Ya Rasûlallah, yemek de veremez mi? denildi. "O bizim en değerli malımızdır (veremez)" buyurdu. Sonra da: "Ariyet ödenir, minha (gelirini alıp iade etmek üzere alınan tarla, hayvan ve ağaç) geri verilir, borç ödenir, kefil borçludur." dedi. Ayrıca bu hadis'i Tirmizî, vesâyâ; İbn Mâce, sadakat ta tahric ettiler
Derece: Sahih
Sunen-i Ebu Davud, 3566 numaralı hadis
Wages (Kitab Al-Ijarah)
Safvân b. Ya'lâ, babası (Ya'lâ)'nın şöyle dediğini rivayet etti: Rasûlullah (s.a.v.) (bana): "Sana elçilerim geldiği zaman kendilerine otuz zırh ve otuz deve ver" dedi. Telef olursa kıymeti ödenmek üzere ariyet olarak mı, yoksa telef olan ödenmeden elde kalanı geri verilmek üzere ariyet olarak mı? dedim. "Telef olanı ödenmeden elde kalanı geri verilmek üzere" buyurdu. Ebû Dâvûd: "Habbân, Hilâl er-Re'yî'nin dayısıdır" dedi
Derece: Sahih