Sunen-i Ebu Davud, 2587 numaralı hadis
Jihad (Kitab Al-Jihad)
Ebu Musa (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre, Nebi (s.a.v.) "Biriniz, yanında bir okla mescidimize ya da pazarımıza uğrayacak olursa, oklarının demirlerine sahip olsun.*' Yahut, "(onları) "eliyle yakalasın" yahut da "bir müslüman'a çarpmasın(lar) diye (demirleri) eliyle sıkıca tutsun." buyurmuştur
Derece: Sahih
Sunen-i Ebu Davud, 2588 numaralı hadis
Jihad (Kitab Al-Jihad)
Câbir (r.a.)'den rivayet olunduğuna göre, "Nebi (s.a.v.) kılıcın kınından sıyrılmış halde alınıp verilmesini yasaklamıştır
Derece: Sahih
Sunen-i Ebu Davud, 2589 numaralı hadis
Jihad (Kitab Al-Jihad)
Semûre b. Cündüb (r.a.)'den rivayet olunduğuna göre Rasûlullah (s.a.v.) iki parmak arasında sırım kesmeyi yasaklamıştır
Derece: Daif
Sunen-i Ebu Davud, 2590 numaralı hadis
Jihad (Kitab Al-Jihad)
es-Sâib b. Yezid'in, ismini verdiği bir adamdan rivayet ettiğine göre, "Rasûlullah (s.a.v.) Uhud günü üst üste iki zırh giymiştir", yahut da, "İki zırh giymiştir
Derece: Sahih
Sunen-i Ebu Davud, 2591 numaralı hadis
Jihad (Kitab Al-Jihad)
Muhammed b. eI-Kâsım*ın azatlı kölesi Yunus b. Ubeyd dedi ki; Muhammed b. el-Kasım Rasûlullah (s.a.v.) bayrağının nasıl olduğunu sormak üzere beni el-Bera b. Âzib'e gönderdi. (el-Bera b. Âzib de), "Bayrak Nemîre kumaşından, siyah renkli ve kare şeklinde idi." diye cevap verdi
Derece: Sahih
Sunen-i Ebu Davud, 2592 numaralı hadis
Jihad (Kitab Al-Jihad)
Cabir (r.a.)'den merfu' olarak rivayet olunduğuna göre, "Nebi (s.a.v.) Mekke'ye girdiğinde sancağı beyazdı." Ayrıca; Tirmizi, cihad; Nesâi, menâsik; İbn Mâce cihâd da tahric ettiler bu hadisi
Derece: Sahih
Sunen-i Ebu Davud, 2593 numaralı hadis
Jihad (Kitab Al-Jihad)
Simak'ın haber verdiğine göre, Kavminden bir kimse, "Ben Nebi (s.a.v.) in bayrağını sarı renkli olarak gördüm" demiştir
Derece: Daif
Sunen-i Ebu Davud, 2594 numaralı hadis
Jihad (Kitab Al-Jihad)
Cübeyr b. Nufeyr el-Hadrami'den rivayet olunduğuna göre, Kendisi Ebu'd-Derdâ'yı şöyle derken işitmiştir: "Ben Rasulullah'ı sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken dinledim: "Bana zayıfları çağırınız (da ben onların yüzü suyu hürmetine Allah'dan düşmanlara karşı zafer dileyeyim). Çünkü siz ancak zayıflarınızın duası bereketi) ile rızıklandırılır ve yardım edilirsiniz..." Ebu Davud dedi ki: "Zeyd b. Ertat, Adiyy b. Ertat'ın kardeşidir
Derece: Sahih
Sunen-i Ebu Davud, 2595 numaralı hadis
Jihad (Kitab Al-Jihad)
Semure b. Cündüb (r.a.)'den; demiştir ki: "Muhacirlerin parolası "Abdullah", Ensâr'ın parolası ise "Abdurrahmân" idi
Derece: Daif
Sunen-i Ebu Davud, 2596 numaralı hadis
Jihad (Kitab Al-Jihad)
İyas b. Seleme'nin babası (Seleme)'den; demiştir ki; "Biz Nebi (s.a.v.) zamanında, Ebu Bekr (r.a.)'le birlikte savaş'a çıktık, parolamız, "Öldür, öldür" idi
Derece: Hasan Sahih
Sunen-i Ebu Davud, 2597 numaralı hadis
Jihad (Kitab Al-Jihad)
(Sahabe-i kiramdan) bir kimse Nebi (s.a.v.)'i şöyle buyururken işittiğini söylemiştir; "Eğer geceleyin baskına uğrarsanız parolanız, ha mîm lâ yünsarûn olsun
Derece: Sahih
Sunen-i Ebu Davud, 2598 numaralı hadis
Jihad (Kitab Al-Jihad)
Ebu Hureyre (r.a.) den; demiştir ki: Rasûlullah (s.a.v.) yolculuğa çıktığı zaman (şöyle) dua ederdi: "Ey Allah'ım (hazarda olduğu gibi) yolculukta (da) arkadaş(ım) ve aile(m) de vekil(im) sensin. Yolculuğun sıkıntısından, üzüntülü dönüşten, aile ve malda kötü hal(e düşmek) den sana sığınırım. Ey Allahım, bizim için yeri dür ve bu yolculuğu bize kolaylaştır
Derece: Hasan Sahih
Sunen-i Ebu Davud, 2599 numaralı hadis
Jihad (Kitab Al-Jihad)
îbn Ömer'in Aliy el-Ezdi'ye anlattığına göre Rasûlullah (s.a.v.) yolculuğa çıkarken devesinin üzerine dimdik oturduğu vakit, üç (defa) tekbir getirir sonra, "Bunu bizim hizmetimize veren (Allah)ın şanı yücedir. Yoksa biz bunu (hizmetimize) yanaştıramazdık. Biz elbette Rabbimize döneceğiz"[bk. Zuhrûf 13,14.] "Ey Allahım! Senden bu yolculuğumuzda (bize) iyilik ve takva (üzere olan) amel(ler)den de senin razı olacaklarını (nasib etmeni) dilerim. Ey Allah'ım! Bize bu yolculuğumuzu kolaylaştır. Bizim için uzaklığı dür. Yolculukta arkadaş, ailede ve malda vekil sensin." derdi. (Yolculuktan) döndüğü vakit de aynı duayı okur ve bu duaya (şunu da) ilâve ederdi; "Biz dönenleriz, tevbe edenleriz, ibâdet edenleriz. Rabbimize hamdedicilerîz." Nebi (s.a.v.) ve askerleri (savaşa giderlerken) tepelere çıkınca; "Allahü ekber" (tepelerden) inince de; "sübhanallah" derlerdi. Namaz(daki tekbir ve tesbihler) buna göre konmuştur
Derece: Sahih
Sunen-i Ebu Davud, 2600 numaralı hadis
Jihad (Kitab Al-Jihad)
İbn Ömer Kaze'a'ya hitaben "Gel! Ben seni Rasûlullah (s.a.v.)'in (mücahidleri ve) beni uğurladığı gibi uğurlayayım" dedi (ve şöyle dua etti): "Senin dinini, emanetini ve amellerinin sonuçlarını Allah'a emânet ediyorum
Derece: Sahih
Sunen-i Ebu Davud, 2601 numaralı hadis
Jihad (Kitab Al-Jihad)
Abdullah el-Hatmî'den; demiştir ki: Nebi (s.a.v.) (düşmanla savaşmak üzere yol'a çıkan) asker(ler)i uğurlamak istediği zaman; "Sizin dininizi, emanetlerinizi ve amellerinizin sonuçlarını Allah'a emanet ediyorum” derdi
Derece: Sahih
Sunen-i Ebu Davud, 2602 numaralı hadis
Jihad (Kitab Al-Jihad)
Ali b.Rabia'dan; demiştir ki: Ben Ali (r.a.)'i binmesi için kendisine bir hayvan getirildiği sırada gördüm. Ayağını özengiye basınca, "bismillah = Allah'ın adıyla" dedi; hayvanın sırtına dosdoğru yerleşince de "Elhamdülillah; Hamd Allah'a mahsustur" dedi. Sonra "Bunu bizim hizmetimize veren (Allah)'in şanı yücedir, yoksa biz bunu (hizmetimize) yanaştıramazdik. Biz elbette rabbimize döneceğiz"[Zuhrûf 13-14.] (âyetini) okudu. Sonra üç defa "elhamdulillah" sonra üç defa da "Allahu ekber dedi. Sonra da "Seni her türlü noksan sıfatlardan tenzih ederim. Ben nefsime zulmettim, beni bağışla, gerçekten, günahtan ancak sen bağışlarsın" diye dua etti ve arkasından gülümsedi. Bunun üzerine (kendisine) Ey müminlerin emiri! Seni güldüren nedir? diye soruldu. (O da şöyle) cevap verdi: Ben Nebi (s.a.v.)i benim yaptığım gibi yaptıktan sonra gülerken gördüm. Bunun üzerine, Ey Allah'ın Rasulü, seni güldüren nedir? diye sordum. "Şüphe yok ki senin Rabbin, bir kulunun - günahları kendisinden başka bir kimsenin affedemeyeceğini bilerek- (ey Allahım) günahlarımı affet demesinden memnun olur" buyurdu
Derece: Sahih
Sunen-i Ebu Davud, 2603 numaralı hadis
Jihad (Kitab Al-Jihad)
Abdullah b.Amr (r.a.) demiştir ki: Rasûlüllah (s.a.v.) yolculuğa çıktığı zaman gece oldumu (şöyle) dua ederdi: "Ey arz! Benim Rabbım da senin Rabbın da Allah'dır. Senin şerrinden, sende olanların şerrinden, sende yaratılanların şerrinden ve üzerinde gezen yaratıkların şerrinden Allah'a sığınırım. Aslan'ın şerrinden, büyük yılanın şerrinden, yılan ve akreb şerrinden, bu yerde oturan (yaratıklar)ın şerrinden, doğuran kimselerin ve doğurduklarının şerrinden de Allah'a sığınırım.”
Derece: Daif
Sunen-i Ebu Davud, 2604 numaralı hadis
Jihad (Kitab Al-Jihad)
Cabir (r.a.) den; demiştir ki: “Resulullah (s.a.v.); “Güneş batınca yatsının koyu karanlığı çökünceye kadar hayvanlarınızı (dışarı) salmayın.Çünkü şeytanlar güneş batınca, yatsının karanlığı gidinceye kadar (ortalıkta) fesat çıkarırlar.” Ebu Davud dedi ki: “Fevaşi yeryüzüne dağılan her şey demektir.”
Derece: Sahih
Sunen-i Ebu Davud, 2605 numaralı hadis
Jihad (Kitab Al-Jihad)
Ka'b b. Mâlik'den; demiştir ki: "Rasûlullah (s.a.v.) Perşembe gününün dışında pek az yolculuğa çıkardı
Derece: Sahih
Sunen-i Ebu Davud, 2606 numaralı hadis
Jihad (Kitab Al-Jihad)
Sahr el-Gâmidî'nin rivayet ettiğine göre, Nebi (s.a.v.), "Ey Allahım ! Ümmetim için (gündüzün) erken vakitlerini bereketli kıl." diye dua etmiştir. (Sahr sözlerine şöyle devam etti: Peygamber) "bir askerî birliği veya orduyu savaş'a gönderdiğinde, onları gündüzün ilk vaktinde gönderirdi." Sahr ticaretle uğraşan bir adamdı. Ticaret mallarını gündüzün ilk vakitlerinde gönderirdi. Bu yüzden zenginleşti ve malı çoğaldı. Ebû Dâvud dedi ki; "Bu, Sahr b. Vedea'dır
Derece: Sahih